şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bahariye ve ümraniye'de olmak üzere 2 şubesi olan özel poliklinik.
    lazer epilasyon başta olmak üzere çok sayıda hizmetleri var.
    http://www.euroderm.net/
  • sürekli bakım ürünü satmaya çalışan yer. birini alırsınız bir sonraki hafta bir başkasını verirler elinize.
  • sözde indirimli paketiyle lazer epilasyon yaptirip kara geçeyim dedim, ama bir o kadar da kremiydi, cilt bakimiydi satislariyla eksiye düstüm ben burada. sunu alayim da kurtulayim diyorsunuz, lakin diger sefer baska bir teklifle karsiniza çikiyorlar. çalisanlari botoks yaptirmaniz, serçe parmagim kadar tüpteki gözalti kremine 180 lira vermeniz konusunda asiri israrci, sizse hayir demekten yoruluyorsunuz. dahasi hayir dediginizde himm demek cildiniz sizin için degerli degil, erken yaslanmak istiyorsunuz gibi duygulariniza oynuyorlar. bütçemi asiyor derseniz, kredi karti teklifiyle geliyorlar. sanki kredi kartiyla alinca bedavaya gelmis oluyor.

    kadinlarin en zayif noktasi genç ve güzel kalmak, bunlar da tutmus ordan yürüyorlar. lazer epilasyon, cilt bakimi konusunda iyiler tamam, ama aldigim kremlerin ekstra bir nanesini görmedim. bu tavirlarinin asiri itici oldugunu ve kendilerini ese dosta tavsiye esiginden uzaklastirdiklarini belirtmek ister, entrymi bitiririm. saygilarimla.
  • asagidaki anekdotun ana fikri sudur: bu muameleyle karsilasmak ve manipule edilmek istemiyorsaniz gitmeyin.

    lazer epilasyona baslama kararini, dermatologun bile "tuy batiklari sadece lazer epilasyonla gecer" demesi uzerine aldim. evime cok yakin oldugu icin euroderm'e gittim, guzel de bir fiyat verdiler. piyasaya göre asiri pahali degil. guzelce 9 taksite de boldurdum. ilk seansima girdim, sonrasinda epilasyonu yapan uzman "yalniz, batiklar icin geliyorsaniz uzgunum, tuyler zayiflayinca derinin altinda daha cok kalirlar, cozum olmaktan ziyade cogaltabilir. glikolik asit peelingi kullanmaniz lazim baska turlu olmaz" dedi. bana bu hizmeti satan satisci kizla birlikte bu "uzman" beni bir odaya aldilar, kadinsal duygularıma oynayarak 250 tl degerinde iki urun (peeling ve tuy koklerini beslemeyen "ozel" nemlendirici) sundular, daha cok dayattilar. esas gelme sebebimin aslinda urun kullanmadan gecmeyecegini odemeyi almadan soylemediler yani. baya bi ustlerine gittim bu dayatmayi gordugumu belirtmek icin, urunleri almayacagimi soyleyerek de ciktim. sonra boyle bir yerden hizmet almak icime sinmeyince ertesi gun gittim ve iade etmek istedigimi soyledim. ayni satisci kiz yine beni ayni odaya aldi ve iade yapmamam icin ikna etmeye calisti. bu esnada sergilenen tavir da "yhaaa, keske iade etmeseniz, bakin cok iyi gelecek, yha tamam oyle demis olabiliriz de siz bi sans verin bakin iyi gelecek" seklindeydi. madem oyle, urunler gereksiz mi yani, dedim. cikti telefonla konustu (yanimda konusmadi), geldi ve sunlari soyledi: "size cok acik konusacagim, lutfen aramizda kalsin, uzman arkadaslarimizin aylik olarak belirli bir tutarda urun satmasi gerekiyor. arkadasim o yuzden onermis urunleri size." benim yanitim da su oldu: "yani simdi siz bana, sikayetimin gecmeyecegi konusundaki endisemden faydalanarak aslinda hic geregi olmayan birkac yüz lira harcatacaktiniz?" yalandan bir iki utandi sikildi falan. simdi olay su - bloflerini goruyorum ve kabalasmadan, ama nazik olmaya da ozellikle calismadan, lafimi sakinmadan oyunlarını ifsa ediyorum. bu tavra aliskin degiller muhtemelen, nasil kiviracaklarini sasirip "bari dogruyu soyleyelim" diyorlar. neyse ben de, bunu zaten anladigimi ve bu soylediklerinden sonra artik hicbir sekilde kendilerine guvenimin kalmadigini belirttim. iademi yaptim.

    ps: bu esnada oradan hizmet alan ve dayatilan urunlere cesurca karsi koymaya calisan, aslinda gerekli olup olmadigindan emin olmak icin kendi kendiyle mucadele eden hic degilse birkac kadin gordum. hem hizmetler hem urunler icin en sik kullanilan catch phrase ise su: "ama ancak simdi alirsaniz bu fiyat" (yani "sana dusunme ve/veya arastirma firsati vermiyoruz, alma ihtimalin duser maazallah"). "o zaman kredi kartiyla odeyiverin iste" laflari da cok kolay soyleniyor, sanki kredi kartini baskasi oduyor amk. yaziktir gunahtir yaa.
  • gücün işvereninde olduğunu zanneden kadının diğer kadına şiddetini gözlemleyebileceğiniz güzellik merkezi.

    sen gel bu kadar büyük, temiz, bir sürü hizmet veren ve bir sürü insan çalıştıran bir yer kur, sonra hizmet ve pazarlama politikanı pasif dolandırıcılık, cinsiyetçilik gibi ucuz tarzlar üzerinden kur.

    bir kere benim gibi kendine bakımlı insanlar sadece lazere gidiyor. her yerde aynı olan lazere yani. ben de eve yakın diye buraya gittim.

    bin bir vaatle size paketi satıyorlar. ilk gidişinizde cildinizin nasıl da şöyle böyle olduğundan bahsediyorlar, yalnızca onların sattığı şu ürünü kullanmazsanız nasıl da şöyle böyle bok olacağınızı söylüyorlar. işlem sonu siz zaten salaklaşmışken sizi bir odaya alıp o ürünleri satmaya çalışıyorlar. tabii ki adını bile duymadığınız markanın iki kremine 600 tl vermiyorsunuz, mal değilsiniz. sonra aşağılayıcı bakışlarla sizi uğurluyorlar.

    satmak istedikleri herhangi bir işlem ürün vs varsa, o fiyat sadece o saniyeler için geçerli. çünkü inanılmaz bir zamanda geldiniz, çok şanslısınız, ama şimdi ödemeyi yapıp satın almazsanız bir daha geldiğinizde fiyat 5 katı olacak. üstelik şimdi alırsanız geçmiş kampanya gereği cilt bakımı hediye. hani şu sizi iki tonikle silip iki krem sürüp, sonrasında yine malum odaya alıp bunları satmaya çalıştıkları; alın diye deli gibi baskı yaptıkları; almazsanız aşırı çirkin ve yaşlı olacağınızı garantiledikleri; almadığınızda da yine 'aşağılık fakir seni' bakışları yediğiniz hediye cilt bakımı, evet ondan bahsediyorum.

    yahu bu nasıl bir basitliktir?
    sizden istediği sınırlarda hizmet almaya gelmiş olan bizleri gerizekalı mı sanıyorsunuz?
    o ucuz politikalarınızı anlamadığımızı mı sanıyorsunuz?
    insanların orasına burasına bok atıp ürün satmaya çalışmak nedir?
    zaten iş yüküne göre 3 kuruşa çalışan insanları satış kotalarıyla baskı altına alıp kendilerine yabancılaştırmak nedir?
    kazanmak yerine kaybettiğinizi fark etmiyor musunuz?
    pazarlama stratejilerinizi belirleyen kişi ilkokul terk mi?

    biraz doyun, biraz insan sevin.
    etik olun, kalite oluşturun.
    hizmet verdiğiniz insana ve çalışanınıza değer verin. hakkını da verin.
    ayılın ki biz olmasak, açsınız.

    siz ve tüm sizin gibilere..

    (neyse, tamam, sakin ol şampiyon, basit bir kuruluş üzerinden dünya barışını sorgulama...)