şükela:  tümü | bugün
  • başlığı açan arkadaşı eleştiren nba aşığı arkadaşları anlayamıyorum, başlıkta ''euroleague'in daha iyi olduğu'' falan iddia edilmiyor, ''euroleague'in daha fazla heyecan verici olduğu'' iddia ediliyor ve kesinlikle haklı, hatta arttırıyorum, euroleague bu hale gelmeden önceki formatta oynanması, hakemlerin eskiden olduğu gibi maç yönetmesi durumunda çok daha heyecanlı olacaktır.

    nba oyuncularının, euroleague oyuncularından daha fazla heyecan verici olduğu tartışılmaz bir gerçek. nba yıldızları topu eline aldığında, ne yapacağı, ne deneyeceği merak ediliyor. avrupa'da bu kadar heyecan verici olan birkaç oyuncu olabilir, shane larkin, nando de colo, facundo campazzo, vs. euroleague basketbolunu izleyen bir izleyici ''bakıyım bugün tavares ne yapacak?'' heyecanıyla maç açmaz. ''bakıyım bugün real madrid ne yapacak?'' diye maç izleyebilir. keskin nokta şu, nba'de fark 10-15 sayılara çıkınca maçtan vazgeçilme ihtimali çok yüksek. bu da anlaşılır. sezon boyunca oynayacağın bir sürü maç daha var, bir-iki gün sonra yeni maç var ve sporcu/koç için farkın açıldığı bir maçı çevirmeye çalışmaktansa, bir sonraki maça hazırlanmak bir noktada daha mantıklı geliyor. euroleague'de böyle bir imkan kısmen var -top16 sistemi olsa yok- bu nedenle takımlar farkın artık kapanması imkansız bir noktaya gelmesi mümkün olmadığı sürece maçı bırakmıyorlar. önde olan takım da, geride olan takım da maç boyu uyanık kalıyorlar ve ellerinden geleni yapıyorlar.
  • basketboldan hiç mi anlamıyorsunuz yoksa anlamıyorum numarası mı yapıyorsunuz çok merak ediyorum. bir yerlerden bir şeyler duyup ezberlemişsiniz, hep aynı şeyler. "nba'de savunma yok" var mesela. normal sezonda takımlar bazen rölantiye alabiliyor evet de playoff'taki savunmalarda euroleague takımları nefes alamaz. euroleague'in en iyi oyuncularının bile hayali nba'de bir şans daha bulabilmek.

    çok uzağa da gitmeye gerek yok, 18 mayıs 2022 miami heat boston celtics maçı bile euroleague'de görebileceğimiz savunmaların çok ötesinde, bambaşka bir seviyede oynandı. tabii çekişmeli, başa baş giden maçlar keyiflidir her zaman, denk geldikçe ben de euroleague izliyorum ama aradaki seviye farkını göremiyorsanız başka sporlarla ilgilenmeniz daha iyi olabilir.
  • türkçe cümle kurulunca anlayamayanların veya ısrarla anlamak istemeyenlerin "euroleague, nba'den heyecanlı" demenin "euroleague, nba'den daha iyi" demek anlamına geldiğini ve bu nedenle farklı düşünenleri "basketboldan anlamamakla* suçladıkları/eleştirdikleri başlık.
  • olgunlaşmak veya tıptaki adıyla yaşlanmak adı verilen durumdur bu. basketbol takip eden her gencin başına gelir.
  • nba de 5-6 saniyede sonlanan, topu alıp getiren oyuncunun tek pasla çoğu kez pas vermeden kaldırıp üçlük atarak sonlandırdıgı hücumlardansa euroligdeki set hücumlarını tercih etmemle katıldığım görüş.
  • hali hazırda euroleague'de üç sayı kullanma oranının nba'e göre yüksek olduğunu bilmeyen,

    houston rockets'ın yıldızı james harden'a savunma yapılmadığını iddia eden (abi adam sayı kralı nereye savunma yapmıyorsun, takımlar tüm maç yarı saha veya tam saha baskı yahut yarı saha ikili sıkıştırması denemeye başladı adama bu sene)(houston maçlarının keyifsiz olduğuna katılabilirim),

    hücum performanslarının arşa ulaştığı için savunmaların da çok yükseldiğini ancak karşı konulamaz hücumlar olduğu için dünyanın en konsantre savunmalarının zayıf gözükebildiğini fark edemeyen,

    quin snyder, brad stevens veya nick nurse gibi adamların takıma etkisinin olmadığını sanan,

    sadece ato plays (after-timeout-plays yani mola dönüşü setler) ile ünlenen brad stevens veya doc rivers'ı pek de anlamamış, sadece gaz verdiklerini sanan,

    ve bunlarla başarısız bir kıyaslama peşinde olan yazarın açtığı başlık...
  • eurolig nba ile uzun yıllardır kıyaslanıyor. bir basketbolsever olarak bu iki ligi kıyaslamak bana zor geliyor ve nba'in euroleague'in kalitesini daha da düşürecek yeni kararlar alması kuvvetle muhtemel.

    öncelikle hatırlatmak gerekirse mevcut durumda nba'de en düşük maaş yaklaşık 900 bin dolar, sadece bir sene tecrübe sahibi oyuncuların maaşı yaklaşık 1,5 milyon dolar ve ortalama nba oyuncusu maaşı ise 7-8 milyon dolar.

    kıyaslamanın diğer tarafında eurolig'te ise ortalama bir takım 10 milyon dolara kuruluyor ve nba'de tutunmuş diyebilecegimiz (5-6 sene tecrübe) bir oyuncunun alabileceği en düşük maaş olan +2 milyon dolarlık kontrata sahip oyuncu sayısı 5-10 ve bu kontratları veren takımların da ekonomik bir motivasyonları yok; eurolig şampiyonu bile ancak 3-4 milyon dolar gelir elde ediyor. toparlamak gerekirse eurolig'in parasal olarak nba ile rekabet etme ihtimalinden söz etmek mümkün değil; nba takımları avrupa'dan istedikleri oyuncuyu alıyorlar. ( maaşlar arasındaki devasa fark sebebiyle ekstra gelirler çok dile getirilmiyor ama nba'de oynayan oyuncular çok daha rahat şekilde ve daha büyük reklam gelirlerine ulaşabiliyorlar. nba'de neredeyse her oyuncunun kıyafet sponsoru var ve knick gibi bir takımda 5-10 dakika oynayan oyuncular için bile bu 6 haneli oluyor.)

    eurolig'in gelir sağlamada başarısız olması ve nba ile sürekli olarak artan gelir farkı eurolig'in nba'den çekebildiği oyuncu kalitesini düşürüyor. güncel olarak mirotic gibi istisnai bir örnek olsa da geçmişte eurolig nba'de az çok bir rolü olabilecek oyuncuları çekebiliyordu, bu cazibe gittikçe zayıflıyor.

    nba'den euroleague'e gelen oyuncular deyince akla genelde udoh, vesely, larkin gibi oyuncular geliyor ama nba'in avrupa ve dünya basketboluna zararı aslında yakın zamanda başlayan iki yönlü kontratlarla daha alt seviye oyuncuların abd dışında oynamalarının cazibesini düşürmesi.

    ifade ettiğim gibi hiç tecrübesi olmayan bir oyuncu bile nba'de yaklaşık 900 bin dolar alıyor ama geçmişte her takımın kadrosu 15 kişilik olduğu için nba dünyanın en iyi 450 oyuncusunu alıyordu diyebiliriz; geçtiğimiz yıllarda iki yönlü kontratlar devreye girdi ve birçok takım için cazip olan bu olanak sebebiyle 60 tane daha oyuncuya nba yaklaşık 500 bin dolarlık kontrat sunabiliyor. 500 bin dolar eurolig'te zirveye oynayan takımlar için büyük bir rakam değil ama ortalama takımlar için ortalama maaş geliri. eurocup gibi organizasyonlar için ise büyük para... üstelik g-league'te oynayan bir oyuncu herhangi bir takımın acil ihtiyacı sebebiyle (sakatlık vs.) 10 günlük nba kontratlarından 50-150 bin dolar arası(tecrübeye göre) para kazanıyor ve g-league'te kendini ispatlayan oyuncular defalarca 10 günlük kontrat alma, nba'e dönme/nba'de yer edinme imkanı buluyorlar. bunun dışında takımlar exibition 10 kontratlarıyla oyuncuları nba'deki minimum maaşla g-league'te oynatma imkanı devreye girdi. (exhibition 10 kontratları garanti değil, her an feshedilebiliyor.) g-league için atılan bu adımlar avrupa basketbolu ve eurolig'in kaliteli oyunculara daha az ulaşabilmesine sebep oluyor.

    g-league'in geçmişe oranla daha fazla para vaat edebilen bir lig olması avrupa için olumsuz fakat bu lig günün sonunda zarar eden bir lig (nba takımlarını çok kasmıyor olsa da) fakat nba g-league'in gelirlerini ciddi şekilde artıracak, g-league'i nba'den sonra dünyanın en önemli ligi haline getirebilecek kararlar alıyor/almaya çalışıyor. covid-19 sebebiyle bu sene dikkat çekmedi; nba, g-league'e ignite diye yeni bir takım ekledi. bu takım koleje gitmek istemeyen bir sonraki draftın önemli oyuncularına 500 bin dolara kadar para sunuyor böylece liseden sonda bir sene kuralı sebebiyle abd dışında basketbol oynamak isteyen (oyuncuların gelişimini olumlu etkilemiyor; (bkz: emanuel mudiay), (bkz: brandon jennings)) oyunculara makul bir alternatif sunuyor. (ignite genç oyuncuların gelişimi için de önemli olanaklar sunuyor. uzatmamak için kısa kestim.)

    nba, liseden sonra bir sene kuralından pişman uygun bir süreç ile bunu sonlandırmayı planlıyor. (covid olmasaydı 2021 iddiası vardı.) lise mezunu gençlerin nba'e girmeden önce bir yıl g-league'te oynamaları öneriler arasında.

    gelecek vaat eden gençler bayağı ilgi çeken bir konu, bir önceki sene zion williamson-ja morant karşılaşmalarının yayını çok ciddi rating toplamıştı; okulların kendi kitlesinin de etkisi olsa da march madness'ta elde edilen gelirler milyar doları buluyor ve bu parada oyuncuların hiçbir payı yok, bu gelirin çok azı bile g-league finanse etmeye yeter ve ligi karlı bir hale getirir. g-league'in çok daha fazla gelire sahip bir lig haline dönüşmesinin avrupa basketbolunu olumsuz etkileyeceğine şüphe yok. eurolig'in gelir üretmedeki beceriksizliği ( şampiyona 1 milyon dolar ! en fazla sağlanan gelir 3-4 milyon dolar vs.) nba ile kıyaslanan euroleague'in g-league'in gerisinde kalmasına şahit olabiliriz.
  • kesinlikle katıldığım görüş. nba normal sezon maçları kim daha çok atacak, kim daha çok smaç vuracak şeklinde oynanıyor. takım oyunu, savunma falan zerre alakasi yok. aynı gün valencia cska ile denver lakers maçı vardı yanılmıyorsam, tamam oyuncular daha kaliteli ama takım oyunu, maç heyecanı, seyredebilirlik olarak euroleague maçı 10 basar.
  • her ne kadar başlık sahibine katılmasam da bazı konularda hak veriyorum. üçlük atışları 3 yerine 4 sayı 2lik atışlar da 3 sayı olarak bir düzenleme gelirse belki dış atışlarda azalma olarak nba yine eski rekabetçi dönemlerine dönebilir.
  • gerçekten daha heyecanlı. euroleague’de basketçiler topu alınca potaya atmayıp da acaba ne yapacaklar diye düşünmeye başlıyorum, heyecanlanıyorum. adamlar topu utanmasa öpüp okşayacak. nazik nazik topu yere vurup birbirlerine 1 metreden pas atıyorlar. sayaç olmasa ne güzel al gülüm ver gülüm gözümüz bayram edecek. bi ileri bi yana bi geri. negzel.

    halbuki nba öyle mi? adam topu alıyor bambambam yere çarpa çarpa anasını sikiyor. top eskiyor lan şerefsizler. adam gidip potaya laps diye smaç basıyor. potayı kırmasınlar diye uzun süre asılmaları falan hep yasak. maç bile 2 dakka daha uzun sürüyor. bi ara veriyorlar bir sürü çıplak manita parkeye çıkıp tepiniyor, yerler falan hep eskiyor. boyaları çıkmasın diye her gün cilalıyorlardır. orta yuvarlaklar hep silinmiş zaten.

    aslında en sevdiğim ing basketbol süper ligi ama ona başka zaman değiniriz. maçlarda 60 sayı falan oluyor oh mis. salonlar da tenha. kalabalığı sevmem.
hesabın var mı? giriş yap