şükela:  tümü | bugün soru sor
  • avrupanin onemli kentlerini birbirine baglayan otobus sirketi. ucuzdur, ogrenci dostudur.
    http://www.eurolines.com/
  • nerden baslansa, nasil anlatilsa yine bazi ozelliklerini tanitmada yetersiz kalinacagi, avrupa icinde neredeyse tekel durumuna gelmis otobus firmasidir.
    oncelikle sunu soylemek gerekir, web sitelerinde de gorulecegi gibi cogu hat icin fiyatlar cidden ucuzdur, sureler kisadir. avrupa icinde daha once otobuse binmemis kisiler icin ucuz gelen bu fiyatlar bu firmanin otobuslerinin luks ve konforlu bir yolculuk yasatacagi yanilgisini da beraberinde getirir....
    brosurlerinde otobus icinde icecek ve yiyecek servisi yapilmadigi yazdigindan yolculuk oncesi saglam bir nevale hazirlanir ve terminale gidilir. check-in sonrasi amsterdam'dan malmo'ya gidecek otobusun gelmesi beklenir. koltuk numarasi verilmemistir, bu da yolcularin nereyi bulursa oraya oturacagini gostermektedir. otobus gelir, fakat gelen otobus yillar oncesinden kalma, dokulen bir setra'dir. yolcularin buyuk bir kismi zencidir, isin daha kotusu yolcularin cogu ayakkabisini cikarmis sekilde koltukta oturmaktadir ve otobus icinde kokudan durulmamaktadir.. otobuste ise bizdeki gibi 2 sofor, 1 muavin, 1 de hostes degil sadece bir evet sadece tek bir sofor vardir. yaklasik 15 saatlik yolda ayni sofor hem bavullari yerlestirmis, indirmis hem de araliksiz otobus kullanmistir.
    turkiye icindeki en konforsuz sehirlerarasi otobusun bile daha rahat olacagi yolculugun 7. saatinde hamburg'da aktarma yapilir, baska bir eurolines otobusune binilir. bu otobus paris - goteborg seferini yapmaktadir. burasi da evlere senliktir, otobus berbat kokmaktadir. zar zor oturacak bir yer bulunur ve yolculuga devam edilir. bu otobuste iki kisi gorevlidir. ve sirayla rolleri degisen ve turk olan kisilerden sirayla biri muavin, digeri sofor olmaktadir. yaklasik 3 saat sonra otobus feribotla karsiya gecmek icin puttgarden'a ulasir. otobusten inilip feribota binilir. kismi bir rahatlama gelir bunyeye, eurolines'dan uzak olmak rahatlatir kisiyi. 45 dakikalik yolculuk sonrasi rodby'e ulasilir. ve yine otobuse binilir. sofor otobusu uzun sure calistirmaya calisir ama otobus calismaz. ve otobus feribotun icinde mahsur kalir. yine aktarma zamani gelmistir. amsterdam'dan yola cikan ilk otobuse tekrar binilir, zira o kopenhag'a gitmektedir. 1 saatlik yolculuk sonrasi kopenhag'a ulasilir ve tekrar aktarma yapilir. sofor ve yardimcisi yine turktur. 1 saatlik bir yolculuk sonrasi malmo'ya ulasilir.
    bu kadar tersligi beraber yasadigimiz baska bir yolcu gulerek soyledigi su cumleyle aslinda eurolines'i cok kisa ve net ozetlemisti :

    "if you want a disaster, choose eurolines"
  • kişinin sinirleri yeterince güçlü değilse, kendini pek iyi hissetmiyorsa sinir kriziyle sonuçlanabilecek deneyimler yaşamasını garanti eden otobüs şirketidir.
    normalde yol açık olduğunda 2 saatte gidilebilen yolu 5 saatte giderek ve yolculara taşınacak mal muamelesi yapmak için maksimum çabayı göstererek hayranlık ve cinnet uyandırmıştır bu eurolines. tuvalet için yolcular tarafından tehdit edilmediği sürece durmamış, ta italyadan gelen otobüsle amsterdama kadar rotterdam utrich gibi yerlere uğrayarak varmaya çalışmış ilginç bir zihniyetin ürünüdür.
    ha ne bok varsa check-in yarım saat önceden yapılmalıdır bunlarda. uçağa biniyoruz sanki mübarek.
    sadece şöförleri ve otobüsleriyle sorun değildir. aynı zamanda amsterdam ve brüksel ofislerinde çalışanlarını göz önüne alarak yaptığım gözlemde bu insanlarda öküzlüğün standart geldiği sonucuna varmıştım.
    nasıl olur da bir alternatifi olmaz diyenlere, hazır 26 yaşından azken bir 10 euro fazla verip trenle gitmeleri önerilir.
  • otobüslerinde tek bir kişinin 14 saat boyunca hem şöförlük, hem de muavinlik yaptığı, koltuk numarası belli olmadığından bazı yolcuların 4 saat boyunca ayakta yolculuk edebildiği, ülkemizin en kötü otobüs firmasından bile daha kötü, gayet hoş internet sitesine aldanılmaması gereken ömür törpüsü firma.
  • lüksemburg-amsterdam arasında şahsımı taşımış şirkettir. efenim, 2 şoför değişmeli kullanmışlardır. otobüs o kadar da eski değildi. hatta rahattı bile. koskoca volvo... lakin lüksemburg'da otobüsün gelmesini 1,5 saat beklemem hiç hoşuma gitmemiştir. orada otobüs durağındaki adam da bunların bööle olduğunu, numaralara telesekreter çıktığını, 2, 3 hatta 4 saat beklemenin normal karşılanması gerektiğini anlatıp gerçekten de uzak durulması gerektiğini belirtmiştir. ucuz olması tek avantajıdır.
  • brüksel-paris arasinda ilerlerken enstrumantal olarak calan coskun sabah sarkilari yüregimi isitmisti. yabanci arkadasima sarkilarin türkce oldugunu söylerken bir gurur, bir hava. ben yazdim sanki. molada gittim soförün yanina, adamda orta dogulu tipi de var, diyalog ayne söyle:
    b- türk müsünüz?
    s- hayir
    b- caldiginiz sarkilar türk sarkisida ondan sordum
    s- bi arkadas verdi, yolcular uyusunlar diye caliyorum
    sirittim, essek olusu gibi, 500 kisinin onunda pantolunun fermuarini acik kaldigini farketmis bi adam gibi sirittim.
    arkadasim da siritti...
  • önce tecrübesizlikle 'ulan turkiyedeki trenler nasılken avrupada nasıldı kimbilir otobüsler nasıl olur' gibi bir soruyla yanılgıya düşülerek bir de avrupada otobüs yolculugu yapayım diye bilet alınır.sonra öncelikle otobüs zamanından en az bir saat kadar geç gelir sizi deli eder.ilk hayal kırıklıgı burda yaşanır.sonra içinizden ulan heralde yollar dolu nede olsa avrupa dersiniz.otobüse binersiniz tabi binmeden önce gözleriniz hostes muavin falan arar ama yoktur ne yazıkki.şöför eşyalarınızı bagaja yerleştirir sonra yer bulmaya çalışırsınız.hele bide benim gibi otobüse gece bindiyseniz biraz zor yer bulursunuz zira millet ya eşyalarını yanına koymuştur yada koltuğa yatmıştır.neyse zorla birini kaldırdınız oturdunuz sonra gözler önce muavını arar gelsin nerede ineceğimi sorsun dersiniz ama yoktur.ya uyuyakalırsam korkusunla uyuyamazsınız bari bi kahve içeyim dersiniz ikram namına hiçbirşey yoktur.sonra ulan zamanında nilüfer e bok attıydık bak gör diye düşünürsünüz.ben salzburgtan zurihe gitmiştim şuanki aklım olsa ne kadar maliyeti olursa olsun trenle giderdim heralde. eurolines avrupada trene kesinlikle alternatif olamaz ama ucuz olmasına ucuzdur.benim için rahatlık önemli değil e acelem de yok derseniz dayanabilirseniz gidebilirsiniz.zira unutamayacağınız bir yolculuk geçireceksiniz
  • yaklasik iki sene sonra tekrar denedigim firma. yaptiklari tek degisiklik fiyat politikalari olmus. bileti en erken iki ay oncesinden alinirsa inanilmaz fiyatlarla seyahat etmek mumkun hale geliyor. ornegin amsterdam-belgrad gidis gelis bileti 39, amsterdam-londra 29 euro'ya alinabiliyor. amsterdam - bruksel ya da amsterdam - luxembourg ise sadece 2 euro.
  • amsterdam şubesinde ciddi anlamda öküz barıdırdığını düşündüğüm şirket. sorduğunuz soruya hayvan muamelesi yaparcasına cevap verebilirler. sonra da dersiniz ki madem böyle olacaktı, hayvan gibi bağırıp çağırıp sorsaydım. ama olan olmuştur.

    bunlar bir yana, otobüsleri eğer ucuz yolculuklar planlıyorsanız uygundur ama ucuz etin yahnisi olayı gibi bazı şeylerle karşılaşmanız mümkün. dünyada en iyi otobüs taşımacılığını türkler (neden acaba? demiryolu yatırımı yapmayıp menderes'ten beri abedeli dostlarımız sayesinde otomobil medeniyettir dediğimizden olabilir mi?) yaptığı için oradaki sistemi görmek sizi dumur edebilir.

    bir kere bilette koltuk no yoktur unutun. ikincisi bagajınız fişlenmez, göz alıcı bir bagaj ise pek güzel olmaz. yanınıza alın. bir diğer üçüncüsü ise ikramı unutun. yani türk sistemi gibi düşünmeyin. o otobüslerin tek fonksiyonu sizi sadece götürmektir, o kadar. kaç saat olduğu da önemsiz. ve sonuncusu, bazı ülkelerde (şaka gibi) bazı şehir/kasabalarda adeta dolmuş gibi bir noktaya gelip öylece 20 dk bekleyebilirler. neden? çünkü bir yolcu gelir de belki biner diye. (bilet alanları beklemiyor otobüs, öylesine bekliyor!)

    ayrıca otobüs kültürü avrupada gelişmediğinden bazı yolcuları bazen sizi çıldırtabilir. otobüste bağırarak konuşabilir, yanındaki boş koltuğu vermeyebilir ve mükemmel ölü taklidi yaparlar. kokabilir, sizi durduk yere rahatsız edebilir vs.

    yine de, diyorum, eğer turizmden adeta geberen şehirler arasında yolculuklar yapıyorsanız ve süresi de azsa (8 saatten az mesela) bu otobüsler velinimettir. çünkü amsterdam-paris yolculuğunu sittin sene 40 € dan ucuza gidemezken bu otobüsler sizi 19 € ya götürür. yolların da bizimkiler gibi yamalarla dolu olmadığını da katarsanız, yol olarak hırpalamaz.

    son tavsiyem ise eğer fransa-belçika-hollanda bölgesinde olacaksanız ve 3 ay önceden bilet alabilme şansınız varsa, eurolines i hiç kullanmayın; thalys'i araştırın. o trenlerde keko fiyatlarla (örn: ams-par 29 €) şehirler arasında eurolines daki gibi hırpalanmadan gidebilirsiniz. sonra alırım deyip yatmayın o bilet en az 55 € olur. bir gün bile geçmesin.