şükela:  tümü | bugün
  • bayramlar disinda nedense pek yapildigini gormedigim, pastanelerden alinanlara gore cok daha leziz olan, bol cevizli olani makbul baklava turu
  • her bayramda babaannemin kendi elleriyle yaptığı, bol fıstıklı, gevrek mi gevrek, ağızda dağılan, şerbeti kıvamında, tadına doyum olmayan, yemeyip de yanında yatılacak olması muhtemel... leziz yiyecek.
    artı babaannemin baklavasını yedikten sonra bayram dolayısıyla diğer akrabaları ziyaret ettiğimizde, her evine girdiğimiz akrabanın önümüze koyduğu ve 10uncu evden sonra kusmaya meğil ettiren caanım tatlı...
    cümle içinde: 'ben ev baklavası gördüm', 'benim ev baklavam var', 'sktiret pastaane baklavasını biz de ev baklavası var, gel bizim eve gidelim de ev baklavası yiyelim'.
  • öldürücü lezzet tanımının vücut bulduğu tatlı.
  • baklava yufkasi, boreklik yufkadan çok daha ince ve acmasi cok zahmetlidir. eskiden bazi guzide yufkacilarin ozellikle baklava yufkasi yapip sattigi dönemlerde bir cok evde kolayca yapilir, pismesi için fırına gönderilirdi.
  • bilen biri tarafından yapıldığında tabak tabak yenilesiyken işini bilmeyen biri tarafından yapılırsa kabusa dönüşür, üç dilimini yiyene kadar canınız çıkar, kaşık kaşık kofilin içmeyi yeğlersiniz. mereti geri de çeviremezsiniz, ikram edildi mi geri çevrilmez diye bir kural vardır. bir de gezmeniz gereken onlarca akrabanız varsa ve her biri sizin için ev baklavası yaptıysa, bayramdan nefret ettirir.

    son olarak, baklavanın içine yoğurt, süt, yumurta, kabartma tozu konulmaz; çünkü baklava börek değildir. yaprakları yapışmaması için nişastayla açılır, yapraklar yeteri kadar ince değilse börekten farkı olmaz. bunu da başta aramızdaki baklava ile gömbe arasındaki farkı bilmeyen sivaslı ev hanımları olmak üzere tüm sözlük ahalisine söylüyorum, yapmayın, etmeyin, üç kuruşluk bayram keyfimizi bozmayın...
  • her bayram evimizde olmazsa olmazdır. hayır annecim gidelim alalım parası neyse verelim diyoruz yok efendim olmaz... neymiş.. ben zeynep hanım pastane baklavası ikram etti dedirtmem diyor...

    hadi o zaman bu bayram ben yardım edeyim sana madem diyip kendimizi anneye bırakıyoruz..

    bir diktatör edasıyla tepemize dikiliyor evet şu kadar unu ele.. unu elersen daha güzel ve kolay yoğrulurmuş...
    sütünü, yağını, yumurtasını bir çimdik de tuzu koy.. koydum napıcam, şeker konmıycak mı buna.. konmuyomuş..
    yoğur bi güzel şimdi hepsini... yoğurdum, kulak memesi kıvamına geldi mi geldi.. hayır efendim bu mu kulak memesi kıvamı biraz daha un ekle... ekledim yoğur.. hah şimdi oldu

    şimdi o hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp yuvarlak yuvarlak yap. yaptığın o cevizcikleri sekizşerli gruplar halinde ayır. evet şimdi al o sekiz cevizciği.. teker teker aç ama bir tabak büyüklüğünde olacak şekilde aç.. bol nişasta koy bakıyım... tabak büyüklüğünde açtığın her parçayı üstüste koy aralarına bol nişasta koy.. sonra o tabak büyüklüğündeki parçaları üstüste tekrar açman gerek bu sefer uzun bi oklava lazım.. en zoru da buymuş.. öyle ufak parçaları tabak büyüklüğünde açmak kolay da tek parça haline getirmek bayağı zor.. burda anneden destek almak gerekebilir...

    - anne bi sigara içebilir miyim
    - hayır efendim devam et..

    şimdi baştan alalım elimizde sekiz adet ceviz büyüklüğünde hamur parçası vardı bunları tabak büyüklüğünde teker teker açtık aralarına nişasta koyup üstüste dizdik sonra hepsini bir daha büyük bir boyuta -tepsi kadar- gelecek şekilde tekrar açtık.

    tepsinin dibini yağladık, ilk açtığımız yaprağımızı tepsiye serdik kenarlarında kalan fazlalıkları bıçakla kesip tepsiye serpiştirdik, bir sürü dövülmüş cevizi serptik, biraz büyükçe cevizlerden yedik, gene serptik, malzemeden kaçmayalım efendim değil mi ama...

    - anne bi sigara içebilir miyim?
    - utanmıyosun di mi yanımda sigara içmeye, hayır devam et..

    peki denir.. anne tepede, geyik yapıla yapıla yapraklar açılır, olmayan yerde anne müdahele eder, alır oklavayı eline... bak kızım buna fazla nişasta koymuşsun o yüzden yırtılmış burası diye akıl verir... sen de kafana yazmaya çalışırsın..

    anne son kat hamurun çok düzgün olması gerektiğini söyler alır yine oklavayı eline...

    işte o zaman bir sigara yakılır... anne tüüü diye tükürür yüzünüze utanmaz arlanmaz karşımda sigara içiyo aaa bi de utanmadan yüzüme üflüyo bak edepsize diye azarlar sizi geyik boynuzlarıyla döverek..
    hır gürle geyikle ev baklavası yapılır anne bi güzel keser baklavayı...
    nasıl baklava dilimi kesilimi yapıldığını öğretir. ulan çok basit bi geometrik işlemmiş be bu denir..
    davul çıkarılır, mini fırına nispet yaparcasına ısım ısım ısınır.. tepsi bi güzel davula sürülür...

    anneyle karşılıklı birer keyif sigarası daha yakılır. anneye bakılır, bu kadın gerçekten ulu bir kadın, bir kere bile bu evde baklava yenmek istenildiğinde pastaneye gidilmedi bee diye iç geçirilir, gıdısından bir öpücük alınır... biz öğrendik bunu yapmayı ama kimlere kimlere baklavalar açacaz ki ulan... diye iç geçirilir.. acaba sevgilimize yapsak beğenir mi ki düşünülür.. aman o sevmezse, kimse olmazsa gelir anneme açarım nolcak denir.

    ayrıca (bkz: ailenin yanina gidince ev kizina donusmek)
  • en çabuk ve kolay bi şekilde merdane ile açılan baklava hamuruyla oluyor.
    bööle on tane bezeyi aralarına nişasta dökerek diziyon. on tanesini birden merdane ile tepsi büyüklüğünde açıyon. aralarına bol bol ceviz koyuyon. artık keyfine kalmış ve memleketten gönderilmiş ceviz miktarına kalmış bi şey bu ceviz olayı..
    80 adet hamur açılıp bitince baklava dilimlerini kesmeye başlıyon. ama öyle bir kesecen ki ortada yıldız şekli kalmalı tepside. o da evin en kıymetlisine ikram ediliyor..
    (eskiden annem damatlarına saklardı ortadaki yıldızı bize yedirmezdi.
    3 adet damat var üç tepsi baklava açılacak. öyle dert olmuş ki içime, ortadaki yıldızı kendim yiyorum. )

    sonraaa evde fırında kendin pişiriyon keyfine göre bu da, yakmadan ama güzelce kızartarak...

    bayram sabahı şerbeti döküyon...
    senede sadece iki kere yapıyon, diğer zamanlarda talep eden olursa meletiyon resmen onları...
    ee bayramların da bi manası olmalı di mi ama!
  • (bkz: kuru baklava)
  • anne sevgisini özenle katarak yapar, çocuklar sever, gizli gizli gece yenir.
  • bunun alternatifi, "sanayi tipi baklava" oluyor sanırım. bir de "ankastre baklava" var, onun farkı, sofraya gömülü geliyor olması.