şükela:  tümü | bugün
  • vedat yıldırım ve cansun küçüktürk ikilisinin adından da anlaşılacağı gibi evde kaydetdikleri bir albümdür.kürtçe ve türkçe parçalardan oluşur.çok yakında kalan müzik etiketiyle müzik marketlerde olacaktır.(bkz: https://www.youtube.com/watch?v=tc8oquew2ws)

    albümün basın bülteni şöyledir:

    “ evde pişirdik, stüdyo karşı yakada… şarkılar yolda soğumasın… çayın kahvenin yanında… mutfağın yan tarafında… kurduk odaya tezgahı… ötemizde berimizde artık ne varsa çaldık söyledik. edip cansever'in deyimiyle 'oda da odaymış ha'. ne çok şey sığmış meğer. nizami enstrümanlara kutu, kaşık tuzluk da şarkılara tuz biber oldu. sokaktan geçen araba sesi, sirenler, davetsiz misafirler de aktı şarkıların bir köşesine… yani selamsız sabahsız mahalle bandosu…”

    - vedat, mikrofonu ayarladın mı? ben karşı komşunun telifini verip geliyorum. geçen gün sesi kayıda giren çöp arabasını sordum bakkala, her akşam 19:30 da alıyormuş çöpleri, yakalarsak ona da bi helallik verelim. annem evde yemek var dedi, acıktıysan balıkların yemini verelim.
    - cansun, banyoda havlular olacaktı, onları duvara asarsak yansıma azalır. gün ışığı gibi her yerden ses giriyor, perdeleri kapayalım aydınlık kayda girmesin…
  • spotify'dan artik dinlenebilen album. kimi zaman daha indie, kimi zaman daha metin & kemal kahraman havasinda, cesitli, tatli bir album olmus, ellerine saglik emegi gecenlerin.
  • albüm kapağı şahanedir.
    pencerenin önündeki saksı, cansun küçüktürk'ün kolye, atlet, pijama kombinasyonu çok sevimli olmuş.
    ayrıca, cansun küçüktürk'ün sesini ilk kez duyuyoruz ve de şaşırıyoruz. oldukça güzel bir sesi varmış.
  • albümün lokomotifi olacak gibi;
    https://www.youtube.com/watch?v=fymxy1k8oyi
  • madem albüm çıkmış şunu da şuraya iliştireyim buymuş
  • yıllar sonrasına kalacak ve "ne güzel albümdü" diye demlene demlene dinleyeceğimiz bir albüm olmuş. ben çok sevdim.
  • uzun zamandır dinlediğim hem en neşeli hem en üzünlü şarkılara sahip albümdür. özellikle her guca dersim adlı şarkıları çok güzeldir. kürtçe bilmeyen şahsıma neredeyse şarkıdaki tüm duyguları aktarmayı başarmışlar. şarkı avrupa'da sürgünde yaşayan bir dersim'linin evinde kendi kendine yaptığı minyatür munzur vadisi şelalelerinden esinlenmiştir.