şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: kira)
  • kiralanan ev için ödenen para.
  • hiç bitmeyen borç.
  • cepteki ya da banka hesabındaki hafiflemenin ana sebebi *
  • stopaji vardir.
    yani
    en azindan
    teorik olarak.
  • öğrenciyseniz yarım saatliğine kendinizi zengin zannetmenize sebep olur. bankadan çekilen bir tomar para cebinizde bi şişkinlik bi manda derisi cüzdan havası verir yürüyüşe bi çalım gelir. ama tabi akşam ev sahibi kapıya gelene veya bir başka bankaya girene kadar. sonra yine: fakirsin sen fakir kaaal haşla şu makarnayııııı!!!!
  • gelir kısmının en büyük paya sahip gider kısmı. 4te 3ü felan mesela. geriye kalan 4te 1iyle de ne bok yerseniz yiyin.
  • emek tecavuzcusu.

    anamalcilarin evrensel olarak mesrulastirmak icin temel hak olarak adlandirdigi mulkiyet hakkinin ve miras hukukunun maddi alim gucu olmayani kanirtmasidir.

    ev kirası ile maaş arasındaki denge en fazla 10/100 olmasi gerekirken benim kira/maas oranim 41/100'dur. soz konusu ev kadikoy'de olunca bu oran psikolojik olarak dusuyor dusmesine de yine de fena koyuyor.

    ha bir de su var ki:
    (bkz: ev kira ama semt bizim)

    https://twitter.com/…oruz/status/377923815025561600
  • herhangi bir şehrin herhangi bir evinin herhangi bir odasında herhangi bir ailenin rast gele karşılaştığı acı bir olayla kederleniyor olması mümkündür. senelerdir ödediğimden midir, yoksa okuduğum her mısradan etkilendiğimden midir nedir, kira dedikçe aklıma şu hikaye gelir.

    kapının zili çaldı. genç adam masadan kalktı ve içeriden kilidi açtı.

    - batır hamzaulı’nu arıyordum, - diye konuştu orta boylu bir rus kadın.
    - benim.

    meçhul misafir ev kirası evrakını gösterdi.
    - borcunuz bayağı birikmiş, - dedi,
    - yarın ödemezseniz, mahkemeye vereceğiz.
    - veriniz, - dedi batır.
    - evden zorla çıkaracağız.
    - çıkarınız.
    - hiçbir şekilde af olmayacak.
    - olmasın.

    rus kadının hızı kesildi.

    - fakat, yine de borçlarınızı ödemeniz gerekir.
    - tamam.
    - ne zaman ödeyeceksiniz?
    - belki, hiçbir zaman.
    - niçin?
    - çünkü, yarın ben başka işlerle meşgul olacağım.
    - nasıl?
    - öbür dünyada işler çok.
    - ne?
    - mahşer sorgulamasından geçmem lazım. benim gibi ruhların cezası ağır olur.
    - öleceğinizi nereden bildiniz?
    - çünkü bu, benim isteğim.
    - eğer siz intihar edecek olursanız, günahkâr sayılırsınız.
    - o yüzden, benim gibi ruhların cezası ağır olur.

    rus kadın koynundan isa aleyhisselamın resmi işlenmiş haçı çıkardı.
    - bunu size vereyim, - dedi o, - acı çekerseniz, gerçekten yardımcı olur.

    batır haçı eline alıp uzun süre baktı. var mısınız, yok musunuz diye düşünceye daldı o. isa peygamber haça iki elinden çivilenmiş, boynu aşağı düşmüş, uzunlamasına asılı duruyordu. rus kadın batır'ı kendisini bütün insanlığın günahını üzerine alan bu yüce zata benzetti.

    - bugün benim geldiğimi hiç kimseye söylemeyiniz, - dedi.
    - peki.
    - öyleyse, ev kirası evrakını posta ile göndereceğim.
    - gönderiniz.

    zamansız gelen misafir arkasını dönüp merdivenlerden sakin bir şekilde inmeye başladı. dönemece gelince başını kaldırıp ona bakarak:
    - allahaısmarladık, - dedi.

    artık bu sözün benimle hiçbir ilgisi yok diye düşündü batır. salona geçti ve masasına geldi. iskemleye çöktü, pencereden dışarı baktı. akşamın alacakaranlığında kendini yalnız hissetti. içini sıkıntı bastı. çiseleyen yağmur altındaki sokakların her tarafından belirsiz bir şekilde yanan, dermansız bir şekilde sallanan ampulün ışıkları görünüyordu. dünyada sonsuz hiçbir şey yok, belki kitaplar bizi kandırıyordur. o an aklına gelen isimleri düzensiz bir şekilde yazmaya başladı.
  • maaşımın %35'ine ipotek koyan aylık ödeme. incir ağacından farkı yok.

    bir de halime bakmadan ayrı eve çıkma hayalleri kuruyorum. ilahi!..