şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: taşınmak)
  • arkadaşlarınızı tanıma fırsatı verir, 8 kere evini taşıdığınız arkadaşlarınız, son gün eşyaları devrettiğiniz alt sınıflara taşıma esnasında yanınızdan hızlı adımlarla geçer gider. ilelebet arkadaşınız değildir artık.
  • evini taşıtmakla farklı olandır,
    zira özellikle büyük şehirlerde neredeyse elinizi kolunuzu çarpmadan yürüyemeyeceğiniz kadar taşıma şirketi kurulmuştur,
    evi taşıyanlar, fiziken evi taşıyanlar, işte bu şirketlerin ssk sız, tanıdık , akraba usulü ile köylerinden çağırdıkları insanlardır,
    siz, aman şunu iyi paketle, aman bu kırılmasın, aman onu iyi sar diye,
    sıcak geçen beyinlerini kuş tüyü ile rahatsız eder, laktik asitle yanan bedenlerini tahrik eden, küfüre meyilli hale getirirsiniz,
    sonuçi ettirgen-edilgen olayıdır, siz ev taşıtırsınız onların ev taşıdığı gibi.
  • temel reis'in yaptığı iş.
    aklıma öyle bir bölümünü getirdi nedense..
  • zahmetlidir. belirli aşamalardan oluşur. ilk aşama; eşyaların taşınacak duruma getirilmesidir. mutfak eşyaları gazetelere sarılır ve yerleştirilir, kırılma riski olanlar ayrı bir özen ister. dolap gibi eşyaların içleri boşaltılır, kapakları taşınırken açılmasın diye sökülür ve/veya bantlanır. sonra ikinci aşamaya geçilir. ikinci aşama; tamamen fizik gücüne dayanan işlerden oluşur. eşyaların yer değiştirme işlemi bu aşamada gerçekleştirilir. eşyalar teker teker nakliye aracına taşınır, ardından yeni eve doğru yola çıkar ve artık eşyalarınız sizin o derman kalmamış kollarınız sayesinde yeni yerleşim birimi hudutlarında kuzu kuzu durmaktadır ve işiniz daha bitmemiştir. ev taşımanın belki de en zor yanı, yerleşmektir. üçüncü aşama; yerleşmekten ibarettir ve taşıdığınız eşyalarınızdan nefret etmenize sebep olabilir. hangi kutuda olduğunu bulamadığınız küçük ve gerekli parçalar, "aaa bu burda hiç olmamış" diyen ev ahalisi, durmadan yer değiştirmek zorunda kaldığınız eşyalar, küçük-küçük paketlenmiş ve yerlerine yerleşmesi gereken ev gereçleri vs. vs. zahmetlidir.
  • zor, meşakkatli iştir. lakin en acı yanı, belki yıllarınızı geçirdiğiniz o eski evinize karşı hissettiğiniz vefa borcu hissiyatıdır.
    her zaman sıkıntı duymuşumdur eskisini bırakıp yenisine geçerken.. ister telefon, ister bilgisayar , ister ev, ister şehir olsun, daima eskisini bağıra basma güdüsü taşıdım içimde.. şimdi yeni bir ev macerasına giriştim..uzunca , meşakkatli uğraşlar sonucu uygun bir yer bulabildim sonunda..
    ankara’da aşık olmak da, ev bulmak da zor iki gözüm..
    eşyalar yenilenecek, elektriğiydi, suyuydu, ıvırıydı zıvırıydı.. hepsi taşınacak yeni eve..yeni komşular, yeni kapıcı, yani bir sokak.. yeni bir semt.. yepyeni bir hava yani..
    evin az ötesinde bir çocuk parkı var..
    salıncağa binmesem de, top oynayan çocuklara denk gelip, bir iki penaltı atmak isterim cevval kalecilerine..belki kolasına maç bile yapabiliriz..
    artık yeni bir semtim, yeni bir sokağım , yeni bir evim ve yeni takım arkadaşlarım var..
    onca eskiyi bağrıma basıp vedalaşmak boynumun borcudur.
  • sınav dönemi içerisinde kesinlikle yapılmaması gereken bir iştir.
    taşınmazdan evvel bir de yeni tutulan evin temizliği meselesi vardır ki akıllara zarar.
    ahşap zeminin nasıl temizleneceğini bilmeyen ben, hatta temizlik nedir bilmeyen ben ev temizleyeceğim. ya da temizlermiş gibi yapacağım artık.
  • insanı "öleyim de kurtulayım" duygusuna epey bir yaklaştırır. ama yerleşince bebeğini kucağına alan anne kadar "değdi be" filan dersiniz. bebek memek pek olmadı. siktiminin evini de hala bok götürüo. elimi sürmem hiçbişiye 1 hafta. yeter ulan!
  • evde günlerce süren koli bandı açma seslerinin duyulmasına sebebiyet veren, yaratılacak yeni düzenden önce yıkılan eski düzenden kaynaklanan kaotik dönemdir.
  • dante rahmetli bu çağda salak bir öğrenci evinde yaşasa ve yine taşınması gerekse, ilahi komedyadaki cehenneme iliştirirdi bu işkenceyi. o değilde 8 kat lan..