şükela:  tümü | bugün
  • zor bir zanaattır. emek ister, guc ister, kondisyon ister, sabır ister. temizlik yapılan ev pis bir öğrenci eviyse daha kötüdür. annelerin değeri bir kez daha anlaşılır. yorgun düşülür. bunun bir kereye mahsus olmadığının bilinmesi, uzun sürecek eziyetli bir tedavinin diğer seanslarını düşünmek kadar sıkıntı vericidir.
  • bahsi geçen ev öğrenci evi ise, biraz kemer sıkıp, telefonu komsudan alınan gündelikçi teyzeye bırakılması daha hayırlı olan çin işkencesi.
  • hareketli meditasyon yapma yontemleri arasında yer alan aktivite. transa gecenlerin araliksiz 4 gun temizlik yaptıgı gorulmustur.
  • mülkiyet duygusunun tatmini için enteresan bir fırsattır, kıyı köşe temizlikte aa şunu şuradan almıştım, şu şöyleydi bu böyleydi diye gözünüzün önünden bir film şeridi gibi geçer tozunu aldığınız her bir nesne. sonra ev misler gibi kokar, bi iki gün dikkat edersiniz aman kirlenmesin diye, ayakkabı dışarıda çıkarılır filan, sonra herşey eski haline döner.
  • çalışan anne tarafından pazar günleri yapılanı uyumak isteyen bünyeleri canından bezdirir.
  • en nafile çaba..
  • anne gelmeden bir gün öncesine tekabül eden temizliktir. biz buna halk arasında kısaca "göt korkusu" diyoruz.
  • dakikaların geçmek bilmediği anlarda başvurulabilecek en iyi zaman geçirme yöntemi. aynı zamanda nefis meditasyon. yani her daim heyecan dolu, stres yumağı bir hayatım olmasa, evim leş gibi olacak evet. bir de temizlik bittikten sonra, her yere sırasıyla gidip, vay be, ne şahane yaptım demek gibi bir takıntı(m) var. bir bok yapmışım gibi hissettiriyor. hayır imandan da gelmiyor bu temizlik. stresten geliyor düpedüz stresten.
  • fatura ödememekten mütevellit internet bağlantısı kesilmiş öğrencinin,vize ve final zamanlarında vazgeçilmez bahane kaynağı.
  • sistematik çalışma şarttır.
    ama en önemlisi bu sistematik çalışmayı planlamaktan ve eyleme dökmekten zevk almayı gerektirir.
    örneğin, benim için ev temizliği yapmak, çok yorgun olduğum durumlar haricinde her zaman büyük keyif.
    tozları kanepenin altına atmaktan, salonun yarısını süpürüp geri kalanını üfleyerek temizlemeye çalışmaktan da bahsetmiyorum.
    önce eşyaların üzerindeki her türlü toz ve pisliği elimine etmekten (önce halı olmaz, keza bu elimine işlemi sırasında materyalin yarısı kesin halının üstüne bulur kendini), sonra halıları süpürmekten, sonra eşyaların tozunu almaktan, sonra da birkaç dakikalık bir havalandırmadan (dışarısı ne kadar soğuk olursa olsun), en son olarak da hafif ve fresh bir kokuyla evin kokusunu sağlama almaktan bahsediyorum. daha bunun bulaşık ve çamaşır versiyonu da var. ki mutfak ve banyo temizliği ayrı bir uzmanlık gerektirir. bir de time management mevzusu var ki , işin en önemli ayaklarından biridir. ev temizliğine girişip bütün haftasonunu kaybetmek olmaz. ben diyorum ki cumartesi veya pazar gününün yarısı yeterlidir, hızlı ve etkili çalışmak önemlidir. evi kafanızda ikiye bölüp bir kısmını cumartesi, bir kısmını da pazar yapabilirsiniz. böylece haftasonunu temizlikle geçirdim tüh tüh diye de hayıflanmazsınız.

    kıssadan hisse, bilimsel bir yaklaşımla yapılan temizliğe biterim, büyük keyif alırım.
    ayrıca insanlara (ev arkadaşları mesela) bu keyfi ve yöntemi empoze etmeye çalışmam, kendi işimi kendim görürüm; yalnız çalışırım.
    temizliği sevmeyene de kızmam, karışmam.
    e bu bağlamda, ben hemen bir hesaba başlıyım, evlere temizliğe gitsem ayda ne kadar kazanırım onu estimate etsem diyorum.
    madem bu kadar seviyorum, neden temizlikçi olmayayım?