şükela:  tümü | bugün
  • ev tozu akarlari ev tozu alerjisine sebep olan miniminnacik hayvanlardir. en hijyenik ortamlarda, laboratuvarlarda bile bulunurlar ve bunlarin diskilari alerjiye sebep olur. bunlarin kakalari havada ucusur, burnunuza gozunuze dolar, kabarip kizariyorsaniz, hapsirip tiksiriyorsaniz boka alerjiniz var demektir...
  • (bkz: mite)
  • bunlar gözle görülmez fakat her evde bulunur. örümcek ve kenelerle akraba olan akarlar insanı ısırmaz ve hastalık bulaştırmazlar. akarların allerji oluşturan kısımları atıklarıdır*. bu atıklar ağırlıkları nedeniyle havada bulunmazlar. ancak ev temizliği yaparken havalanırlar, örtüleri, doldurulmuş oyuncakların içidir. akarlar insan derisinin döküntüleri ile beslenirler. bu yüzden yaşamaları için en ideal yer yataklardır. bu nedenle hastalığın önlenmesi ve tedavisinde özellikle çocuğun yattığı odada ev tozundan korunma önlemlerinin alınması büyük önem taşır.
  • özellikle bahar ve yaz aylarında alerjimi azdıran, halılarda, perdelerde, tüylü oyuncaklarda ve orda burda yaşayan zavallı bünyelerdir. işin ilginç yanı ise, ajerjiye sebep olan bizzat kendileri değil de, dışkılarıdır. ortalığı silmekle, süpürmekle, havalandırmakla kurtulamayız bunlardan ama özel deterjanlar, elektrikli süpürgeler varmış kesin çözüm olarak.
  • fotoğraflarını ve hakkında sağda solda yazılanları okudukça yüzümü yastığa koyamaz oldum. bu kör ve 8 bacaklı iğrenç arkadaşların yaşaması için ısıya ihtiyaçları varmış. misal sabah -ya da öğle vakitlerinde, ritminize bağlı- kalkıp yatağı hemen yaptığınızda*, vücut ısısından dolayı mayışmış yataktaki ısıyı içeri hapsetmiş ve bu akar denen yaratıklara yaşam alanı sağlamış olacaksınız -neyse ki öyle kötü alışkanlıklarım yok-. ne yapıyoruz o zaman? "bırak dağınık kalsın" mantığı ile havalandırıyoruz yastığımızı yorganımızı. üşütüp kaçırıyoruz akarımızı.

    yazarken bile bir fena oldum.

    bir tanım getirmek gerekiyorsa: yatağımızı paylaştığımız yaratık.
  • düşman değildirler, zararlı hiç değildirler. asıl hatalı olan, onlara saldıran şirazesi kayık bağışıklık sisteminizdir. onun da nerde ne yapacağı belli olmaz, stresliyken gözüne fazla görünür akar dışkısı, işler güllük gülistanlıkken umrunda olmaz falan.
    aynı şehirde farklı evlerdeki akar popülasyonu bile farklıdır, hatta evin bazı odalarına bayılır, diğerlerini tercih etmezler.
    bu arkadaşlar için çorak bir ev, bol güneş ışığı alan, kumaş, dokuma, halının, kitap dahil her tür selülozun en az miktarda yer aldığı, tozu sık sık nemli bezle (burası mühim) alınan, iyi havalanan, havası kuru bir evdir.
    yozgat'ta yaşasaydınız akar diye bir derdiniz olmazdı, istanbul'daysa bir duvarı küften yemyeşil olmayan ev, apartman zor bulunduğu için astımlılar darth vader misali hırlamaktadır.
  • ünlü bir kızılderilimiz (soldan sağa üç)

    "ev tozu akari"

    baba tarafından hov di yakari ile kuzendir.

    edit: efem "hov di yakari" değil "san du yakari" imiş. entry'e hakikaten bir bulmaca ciddiyetinde yaklaşarak "hov di olunca yukardan aşağı 2 tutmuyo hacım" diyen yazarımıza akıllı mini fırın armağan edicem.
  • butun bir gunumu "akar" di "mite" di okumakla gecirmeme sebep olan korkunc bocekimsiler. akar ve mite mucadelesi icin hep ayni seylerin yazilip cizildigini gorursunuz. doktorlar sadece "antihistamin" vermeyi bilir. stresle alakasi mutlaka vardir. soru stresiniz gecip mite mucadelenizi kazandiginizda vucudunuzdaki tepkilerden ne surede kurtulacaginizdir. kizaran, kizardikca cosup kasinan kirmizi noktalar insani mutsuz eder bedbaht eder.. bunye buna daha ne kadar dayanir bilinmez. yatagi, yorgani ve hatta evi degistirmeyi dusunmeye tesvik eder. kolay gele..