şükela:  tümü | bugün
  • aylarca bekledi yazar olabilmek için. herkesten önce doldurdu herkesten sonra yazar oldu. ama hosgeldi sefa geldi.
    hakkında yazılacak çok sey var ama zamanla..
  • ing, buharla$an, ucucu. 'evasive' yada 'vanishing' olan. (bkz: evanescence)
  • "there is no need to argue anymore..."
  • dostlugun anlamı, bulmak, kaybetmek, sonra tekrar bulmak.
  • iyi arkadas, sıkı şenlikçi, koyu cimbomlu, karsisina cikan kizlara koyu renk makyaj yaptirma egilimli okuldas yazar*.
  • süper sosyalleşmiş insandır kendisi her taşın altından çıkıyor son zamanda. bir de çarsamba öglen saatleri geldiginde haftayı bitirme heyecanına girip beni deli ediyor.
  • eski dost, yeni badi*...
  • dersin ilk 15 dakikası en arka sırada geyikle geçtikten sonra ...

    chia- hadi hadi ders dinlemeyi deniyelim oluyo mu bakalım??
    evanescent - tamam hadi sen dene, ben de bakayım dinleyebilcek misin??
    chia- sen dinlemezsen dinleyemem ki!
    evanescent- neyini dinlicen ya?
    chia- sen anlatcan o zaman bu programı bana
    evanescent- olur anlatırım..
    ...
    ve böylece geri kalan 35 dakikada geyikle geçer. öğle uykumdan ağlaya zırlaya kalkıp gittiğim dersin 1 dakkasını dinletmedi bana. calısıp anlatcak ama o programı*...
  • iyi ki dogmus bu*
    dogmamıs olsaydı eger hayatımın son 7 senesindeki bir sürü olgunluğu ve çocukluğu çıkarıp atmak zorunda kalırdım.. içinde bulunduğumuz günde yanyana hoplaya zıplaya dans edebiliyo olmak kadar dosltuğun değerini bildiren bir sey daha olamaz sanırım.