şükela:  tümü | bugün
  • güvenlik uzmanı mete yarar, veyis ateş'in moderatörlüğünü yaptığı programda ortadoğu'da yaşanan oyunun altındaki teolojik altyapıyı anlattı.
    veyis ateş'in "tanrıyı kıyamete evanjelistler mi zorlayacak?" sorusu üzerine yarar, "hayır siyonistlerle birlikte zorlayacaklar" diye yanıt verdi. sonra da ekledi: iki grup birleşiyorlar çünkü ikisi de eski ahitlere inanıyorlar. onlar şuna inanıyorlar. diyorlar ki; "bizim dönemimizde eğer mesih gelirse, biz şanslı kullardanız biz onana inandığımız için direkt cennete gideceğiz"
    "seçilen yer fırat'ın doğusu ile dicle'nin batısı"
    buna inanan bir grup olduğunun altını çizen mete yarar, "buna inanan grubun, bunun gerçekleşeceği saha olarak da seçtikleri yer, çok ilginçtir fırat'ın doğusu ile dicle'nin batısı. neresi orası. bugün amerika'nın vazgeçmediği ırak'ta tuttuğu yer ile pyd ile tutmaya çalıştığı bölge." ifadesini kullandı.
    (bkz: mete yarar)
  • hasan mezarcı bunu beğendi.
  • bu sahıs yine bos bos konusuyor
  • çağırtmazsanız adam değilsiniz.
  • " evanjel" kelime anlamı bakımından iyi haber ve müjde anlamlarını taşımaktadır. ancak günümüzde sıkça kullanılan evanjelist kavramı bir lutherci protestan mezhebini tanımlamaktadır.

    tarih açısından evanjelizme bakıldığında bu mezhebi oluşturan insanlar devrin şartlarına göre zengin feodal beylerine kafa tutacak ve bunları tanımadığını tek krallarının isa olduğunu beyan edebilecek kadar güçlüdürler. bu sebepten dolayı otoriteye karşı daima mesafeli olmuşlar ve doğal olarak da otorite tarafından sevilmemişlerdir. otoritenin baskısına maruz kalan evanjelistler yeni kıta amerika' ya göç etmişlerdir. otoriteye karşı tutumları burada da aynı şekilde devam etmiş olup zaman zaman otoriteyle iktidarla yakınlaşmışlardır. ilk yakınlaşma 1900' lü yıllarında olmuş ve zaten 1917' de balfour deklarasyonu gerçekleşmiştir. bugünkü filistin topraklarına halksız vatana, vatansız halkı yerleştirme kampanyasıyla büyük yahudi göçü başlatıldı. ikinci yakınlaşma 1947-55 yılları arasında gerçekleşmiş ve bu tarihlerde israil açısından bağımsızlık savaşı ve zaferi filistin açısından da felaket günü kavramları oluşmuştur. ancak esas yakınlaşma g.w.bush zamanında olmuştur.

    evanjelistlerin dini inanışına göre armagedon ( bizde ki kıyamet savaşı) çıktıktan sonra mesih'in gelmesi evanjelistler tanrı tarafından cennete yükseltilecektir. yine dini inanışlarına göre armagedon savaşı'nın çıkması için gerekli olan ön koşul israil bayrağında simgelenmekte olan nil ve fırat arasındaki toprakların israil'in eline geçmesidir.

    bush zamanında ki yakınlaşmaya gelecek olursak bu dönemde; bush doktirini olarak anılan neo- muhafazakarlık ortaya atılmıştır. tanımlayacak olursak bush doktirini veya neo-muhafazakarlık: potansiyel tehdit oluşturduğu düşünülen her oluşum ya da ülkeye karşı karşı nerede olursa olsun "vurulmadan önce vurma" felsefesi çerçevesinde karşılık verilmesi ve gerekirse düşman devletlerdeki rejimlerin değiştirilmesidir.
    zaten o gün bugündür de bölgeden kan eksik olmamaktadır.
    yani evanjelistlerin gayesi kıyamet savaşı nedenleri sağlayıp kıyamet savaşı'ndan sonra cennete yükseltmektir. buna benzer inanış şiilerde de bulunmaktadır. milenyum çağı da olsa insanlar dinî inançları uğruna kan dökmeye devam ediyorlar. maalesef ki durum böyle...
  • bir oturuşta netflix yapımı messiahın ilk sezonunu bitirip televizyona çıkmak.
  • aytunç altındal'ın 20 yıl önce, ramazan kurtoğlu'nun on yıldır söylediği, yazdığı, anlattığı şeyleri iktidarın gazozu mete yarar'dan duyup başlık açmak.
  • bu inanış, şiilik'in hüccetiye tarikatında da vardır.