şükela:  tümü | bugün soru sor
  • sözlerime şöyle başlamak istiyorum , sırf bir hayvan istiyorsunuz diye onu sahiplenmeyin.bir hayvanı hayatınıza aldığınızda artık ailenizden biri olur. neden mi? çünkü onlarda sizleri kabaca sürüsünün bir ferdi olarak görür. nasıl toplumdaki insanların birer sorumluluğu varsa, sizinde bir ev vereceğiniz bu güzel varlıklara karşı sorumluluğunuz olacaktır.

    not: günümüzde daha çok kedi ve köpek sahibi olanlar olduğundan dolayı anlatacağım şeyler bunlardan ibaret olacak. ayrıca ben bir veteriner hekimim.

    ilk önce yavru bakımıyla başlayalım.
    yavrular takribi iki ay boyunca anne sütü alırlar ve bu iki aylık süreç tamamlandığında, anneden gördükleri katı gıdaları yemeye başlarlar.
    diyelim ki siz bir ufaklık aldınız iki aylıktan küçük olduğunu tespit ettiniz. ne dediğinizi duyar gibiyim süt alır veririm ama yanlış bir uygulamadır. nedeni de verdiğiniz inek sütünün bu arkadaşlar için uygun olmaması(ishal olmuş bir arkadaş istemeyiz değil mi) o zaman ne yapmalıyız? bunun için veterinerlerde satılan ürünler var bunlardan alabilirsiniz fakat imkanınız kısıtlı bunun için size bir tarif vereceğim: bir çay bardağının 1/3 su olacak şeklinde inek sütü koyunuz, bunu yaptıktan sonra içerisine haşlanmış bir yumurtanın sarısı, iki çay kaşığı şeker ve son olarak bir çorba kaşığı sıvı yağ koyun ve bunu homojen bir hal alana kadar blenderdan geçirin veya karıştırın. yavrumuzun gözleri kapalıysa bilin ki bu yavru yeni doğmuş ve takribi 10 günden küçüktür.
    bundan dolayı beslenmeyi 1-2 aralıklar yapın ve sıcak bir ortamda bulundurun.çünkü vücut sıcaklıklarını yavrular tam düzenleyemezler. mesela bir kutu içine döndürülmüş eski ampuller iyi ısı yayarlar. yavrunun stresini azaltmak için bir peluş oyuncak ve tiktak yapan bir saat(tabi saati dibine koymayın, duyabileceği bir yede olsun) bu ona anne hissiyatı verir.(hadi peluşu anladık ama saat neden? saat kalp atışlarının ritmikliğini simgeler)

    evet yavrumuz biraz daha büyüdü ve katı gıdaya geçti.peki şimdi ne yapacağız? kedi ve küçük ırk köpekleri 1 yıl boyunca , büyük ırk köpekleri(alman çoban köpeği gibi..) 1,5 yıl boyunca yavrular için geçerli olan mamalarla beslemenizi tavsiye ederim. ve istedikleri kadar verebilirsiniz bir gramaj ayarlaması yapmayın. bu durum kemik, kilo ve tüy gelişimleri iyi bir şekilde etkiler.bu mamalar içinse sadece veterinerlerde satılan mamaları tercih etmenizi öneririm(royal canin gibi).bunun nedeni de besine bağlı olan hastalıkların daha az şekillenmesidir.bunlar böbrek yetmezliği,karaciğer yağlanması, sindirim problemleri ve alerjik reaksiyonlardır.ek gıda vermek istiyorsanız baharatsız, tuzsuz ve az yağlı ürünleri seçin.

    yaşlarını dolduran için artık erişkin maması verilebilir yine bunlar içinde tercihiniz veterinerde satılan mamalar olsun(biliyorum pahalılar).diyelim ki siz bir mama yapmak istiyorsunuz. yavrular için %60-%80 arasında protein ve geri kalan kısım karbonhidrat(makarna, pirinç ve bulgur) ve sebze ihtiva etmeli( yanlış duymadınız kabak, havuç gibi lifli sebzeler). erişkinlerde bu oran %60 protein %40 karbonhidrat ve sebze olmalıdır.

    su önemlidir hiç bir zaman su kabı boş kalmasın , özellikle kediler için. kediler az su tükettiğinden böbrek problemleri çok gözlenir.bunun için su koyduğunuz kap geniş olsun(bir meyve tabağı büyüklüğü iyidir) ve kediler hep taze suyu severler bundan dolayı sık sık suyu değiştirmenizi tavsiye ederim.

    şimdi neden aşı yaptırıyoruz?
    çünkü bazı hastalıkların tedavisi yok(fiv, f,ib veya distemper gibi) veya tedavi masrafları boyumuzu aşabiliyor kısaca korumak için. bunlardan dolayı aşı önemlidir."

    ilk öncelik parazit ilaçlaması yapılır eğer ki küçük dostumuzun kakasında parazit varsa. 1. gün-2. gün-3. gün ilk uygulama yapılır daha sonrasında kullandığımız ilaç yumurtaları etkilemeyeceğinden dolayı 13. gün ilaç uygulaması tekrarlanır. standart uygula ise 1. gün ve 10. gün şeklindedir. daha sonraki uygulamalar ise üç ayda bir tekrar şeklindedir.özellikle köpekler dışarıya çıktıklarından dolayı aksatılmaması gereken uygulamalardır. kedinizde bu risk daha azdır fakat ayakkabı veya üst başımızla parazit yumurtalarını taşıyabiliriz. bit, pire ve kene damlası dışarı çıkmayan kedilerde gerekli değildir fakat köpekler için önemlidir. kış dönemi 3- 4 aylık periyotlarla yapılabilir fakat yaz dönemi bu parazitlerin artışından dolayı 1-2 aylık periyotlarla yapılmasını tavsiye ederim.not parazit ilaçlarını aşı şeklinde yaptırmayın derim çünkü kullandığımız ilaçlar(bildiğim kadarrıyla) askaritleri etkilemez sadece halkalı kurtları etkiler. bundan dolayı tablet daha etkilidir.

    parazit tedavisini bitirdikten sonra aşılara başlayın nedeni ise vücutta var olan parazit antikor üreteceğinden yapılan aşının antijenini bağlayabilir ve istenilen bağışıklık oluşmaz ya da az oluşur.ilk aşılamalar önemlidir.köpekler için karma ,bronşin, kanlı ishal ve kuduz aşı yeterlidir. daha sonraki senelerde mesela 3 yaşından sonra kanlı ishal aşısını yaptırmaya bilirsiniz ve aşılamalar bitmeden kesinlikle köpeğinizi dışarı çıkarmayın.kuduz ise yasal bir sorumluluktur.birde köpeklerde lyme aşısı var bu hastalıkta daha çok ege bölgesinde gözlenmektedir.
    kediler için karma, lösemi ve kuduz aşısı yeterlidir. eğer kediniz dışarı çıkmıyorsa lösemi yaptırmanıza gerek yoktur.nedeni hastalık tırmalama ve ısırıkla geçer ve aşının, aşı bölgesinde tümör oluşturma oranı yüksektir.mantar aşı koruyuculuğundan daha çok tedavi etme özelliği vardır.onun için aşı döngüsüne sokulmaya bilir.

    peki size bir hastalık geçer mi?
    daha çok paraziter hastalıklar size geçer. en çok duyduğunuz şey ise kist hidatik ve toxoplazma hastalığıdır.bunları pazrazit uygulamasıyla alt edebilirsiniz.bunu yaptıysanız da dostlarınızı doyasıya öpebilirsiniz. şimdi bu hastalıklar hakkındaki yanlışlardan başlayalım. kist hidatik ; çoğu kişi bu hastalığı arkadaşlarımızın tüylerinin oluşturduğunu sanır ama yanlıştır.bu hastalık, hastalıkla bulaşık bir dışkının tüylere bulaşması sonucu cansız bir vektör olan tüyler ve bizim bu tüylere mekanik bir temasımız olması sonucunda eğer ki ellerimizi yıkamaz isek bize rahatlıkla bulaşır. aslında türkiye'de daha çok köpek formu bulunur bu hastalığın ve birde dışarıda salata yiyorsanız iki sefer düşünün iyi yıkanmamış sebzelerle geçer.
    toxoplasma ise kedilerde gözlenir. kedimizin bu hastalığı size geçire bilmesi için avlanması gerekmektedir.onun için dışarı çıkan kedilerde parazit uygulaması önemlidir.

    gelelim oyun ve eğitim.
    tuvalet eğitimi kedilerde kolaydır. tuvalet kabıyla bir kaç gün aynı odada kaldığında hemen tuvaletini nereye yapacağını öğrenir.köpekler içinse aşılar bitmeden dışarı çıkaramayacağımız dan dolayı evin bir odası onun olacaktır. her yeri kirletmesin diye her yere gazete kağıdı serin ve gazeteleri gün gün dışkısını yaptığı tarafa doğru azaltın. bu gazeteye odaklanmasını sağlayacaktır. sonra dışarı çıkma vakti geldiğinde daima yemekten sonra çıkarın. ufaklık mamasını yesin ve ardın dışarı çıkarın işini görene kadar gezdirin(bu arada yanınıza kaka torbası almayı da unutmayın ne biliyim belki bir gün boka basarsınız)bunu alışkanlık haline getirecektir bir yerden sonra arkadaşınız.itaat eğitimine gelecek olursak 6 aylıktan sonra günde 10 dk ilk itaat eğitimi dediğimiz yani otur, kalk, bekle, gel gibi terimleri sevdiği bir şeyin eşliğinde örnek sosis gibi. yaptığı şeylere ödül vererek yapabilirsiniz. ileri itaat ise 1 yaşına ulaştığında başlayabilirsiniz.(national geographic'te sezar milan size yardımcı olabilir.) kediler ise pek eğitilmeye yatkın değillerdir sebebi de aslanlar haricinde kediler yalnız yaşarlar ve sürü hayvanı değildir.ama deneyebilirsiniz.

    oyun ise her canlının hakkıdır.hem fiziki gelişim hemde bir stres atma biçimidir.enerjilerini atamaları önemlidir bunu yormak şeklinde basitleştirebiliriz. köpekler için yürümek , koşmak önemlidir. bunun günde en az 2 sefer köpeğinizin durumuna göre yapmalısınız bu 1 saatte olabilir 5 saatte. kediler için oyuncaklar vardır onları kullana bilirsiniz yine bu kedinizin durumuna göre değişir. oyuncak demişken arkadaşlarınıza parçalayıp yutamayacakları oyuncaklar alın. sonrasında bağırsak tıkanıklığı ve ölümle sonuçlanabilir.bu gözler neler gördü bil bilseniz.

    peki arkadaşlarımızı kısırlaştırmalı mıyız?
    arkadaşlarımız agresif davranışlar gösterdiklerinde kısırlaştırılabilir. çünkü doğada hormonlar rekabet yaratır ve bir çok bilimsel çalışma kısırlaştırmanın sakinliği getirdiğini bize göstermiştir. eğer agresifliğin nedeni başka bir şey değilse bu uygulama %90 işe yarar. yine kısırlaştırma dişi köpeklerde veneral tümör, meme tümörü ve metritisin yine kedilerde metritis gibi rahatsızlıkların görülme oranını düşürdüğü gösteren yayınlar vardır.dişi arkadaşlarımızı 6 aylıktan sonra erkekleri ise 1 yaşından sonra kısırlaştırmak sağlıklıdır.çünkü dişiler 6 aylık yaşta cinsel olgunluğa erkeklerde 1 yaşında. birde özellikle kedilerde 1 yaş altı kısırlaştırmalar da idrar kanalının gelişimini olumsuz yönde etkilediğinden idrar kanalında darlıklara neden olur ve tıkanma olasılığını artırır. yani illa kısırlaştırılacak diye bir genelleme yanlış olur. bu gibi durumlar göz önüne alınarak bu işlem yapılmalıdır.

    şimdi en önemli şeye geldik; gözlem
    arkadaşlarımızın yeme, içme ve tuvalet alışkanlıklarını(kaka ve idrar da olmak üzere)gözlemlemeliyiz çünkü arkadaşlarımız bizimle konuşamazlar bu rutinlerinin dışına çıkarlar ise hasta olduklarını size anlatırlar ve bu gözlemler biz veterinerlerin rahatsızlığı daha kolay teşhis etmesine yardımcı olur. onlar nasıl sizin en iyi dostlarınız ise sizde öyle olun. onları iyi takip edin, boşlamayın.
    bir dip not : kediler bir kez düştüklerinde bunu öğrenmezler ya da korkmazlar ve tekrar tekrar düşebilirler. balkon ve pencerelere göz kulak olun.
    saygılarla...