şükela:  tümü | bugün
  • sözlükte evcil hayvanla uçak yolculuğu yapmak ve yurt dışına köpek götürmek başlıkları var, ancak başlıklardan biri hayvanların yalnızca uçakla seyahatine, diğeri de köpeğin taşınmasına odaklanıyor. ikisi de benim gibi kedi sahiplerinin avrupa'ya seyahatlerinde izlemeleri gereken yolu doğrudan açıklamıyor. bu konuda açıklama içeren entry'ler arada kalmış ve başlıkların odağı sebebiyle aradığımızı bulmamız biraz zorlaşmış. bu nedenle yeni başlık açıyorum. kedi özelinde ve almanya örneğinde anlatmama rağmen kedi, köpek gibi evcil hayvanların avrupa birliği'ne giriş prosedürünün genel hatlarını ele alacağım.

    yurt dışında yaşamak veya türkiye’den siktir olup gitmek, adına her ne derseniz… kısa süreli yolculuklar, yurt dışında tatil… bunlar son 3 yıldır özellikle bu platformda en sık karşılaştığımız, kiminin önerdiği, kiminin yerdiği, kiminin kıskandığı, kiminin hiç önemsemediği gündelik hayat gerçekleri.

    peki, yurt dışına çıkarken evcil hayvanımızı yanımıza almak istediğimizde ne yapmalıyız? süreç nasıl işleyecek? bu yazıda kendi araştırmalarımı ve almanya’dan veteriner hekimlerle konu hakkındaki sohbetlerimi derledim. ayıp belki, ama kimi zaman insan sadece evcil hayvanını düşünüyor yaban ellerde, sadece onu özlüyor, en çok onu merak ediyor.

    öncelikle şunu belirteyim, her ülke için farklı bir prosedür olmakla birlikte avrupa birliği ülkelerine girişte talep edilen evraklarda bir standart var. ben evcil hayvanı ab’ye götürmeyi almanya örneğinde anlatırken siz fransa’ya, ispanya’ya, danimarka’ya vb. giderken de aynı yollardan geçeceğinizi düşünebilirsiniz (herhangi bir ab ülkesinde sahiplenip bakmaya başladığımız hayvanımızı türkiye'ye sokmak istersek de zorlu bir süreç bizleri bekliyor. alman vet. hekim bu süreci tam olarak açıklamasa da birkaç haftalık tatil için hayvanı türkiye’ye götürmenin hiç akıllıca olmadığını, bu işlere girmektense köpeği bakımevine bırakmanın daha ucuz ve sağlıklı olduğunu söyledi). uzak doğu ülkelerinde karantina sürelerinin daha uzun olduğunu, norveç’te ise hayvanların 9 ay karantinada bekletilebildiğini duydum.

    peki, biz yurt dışına yerleşiyoruz (ya da schengen bölgesinde kısa süreli bir tatile gidiyoruz), canımız, can dostumuz, bir tanemiz, elimizde büyüyen yavrumuzu da yanımıza almak istiyoruz. ne yapacağız? (işimizi sağlama almak için gideceğimiz ülkenin konsolosluğundan bilgi talep edeceğiz elbette. ben yalnızca standart uygulamayı ana hatlarıyla anlatacağım)

    öncelikle pasaport yerine geçen ab logolu bir aşı karnesine ihtiyacımız var (veteriner hekimlerden temin edilemezse bulunulan ilin veteriner hekimleri odasına başvurunuz). bu pasaport türkçe-ingilizce çift dilli olacaktır. özellikle kuduz aşısı ve iç/dış parazit uygulamalarına dikkat ediliyormuş. ama aşıları zaten dikkatle takip eden kişiler için hiçbir sorun yok diyebiliriz.

    pet microchip uygulaması yapılacak (kedi ve köpeklerde omuz kemiklerinin arasına, deri altına uygulanan ve taranınca bizim iletişim bilgilerimize ulaşılan barkod). veteriner, patili güzelliğe bir mikro çip takacak ve bu çipin barkodunu hayvanın aslında aşı karnesi olan uluslararası pasaportuna yapıştıracak.
    çip konusundaki sorun şu:
    ab giriş kapısında, yani gümrükteki pasaport kontrolünde çipin aşıdan önce takılıp takılmadığı kontrol edilebiliyormuş. örneğin kedimiz (ya da köpeğimiz) aşılarına çoktan başlanan bir kedi, bu durumda önümüzdeki yılın aşı tarihlerini beklemek gerekiyor. yani almanya gümrüğünden sorunsuz geçebilmemiz için miniğimizin önümüzdeki yıl olacağı kuduz aşısından önce çip taktırmak gerekiyor. aksi halde 3 ay karantinada kalabilir. hayvana eziyet edebiliriz, allah muhafaza.

    sonraki aşama titrasyon testi ve kan örneği:
    bu testin resmi adı kuduz antikor titre tayini testi. "titrasyon testi", "kuduz titre testi" dendiği de oluyor. ingilizcesi "rabies antibody titer determination test" ya da "rabies titer test".

    yurt dışına çıkmadan en az 3 ay önce hayvandan bir miktar kan alınacak. bu sırada kuduz aşısı döneminin de geçmemesi gerekiyor. kuduz aşısının etkin olduğu sırada kan vermek elzem. alınan numune bizim tarafımızdan tarım ve orman bakanlığı veteriner kontrol merkez araştırma enstitüsü’ne gönderilecek. serum saklama tüpleri, buz dolu plastikler, uygun paketleme bizim tarafımızdan sağlanacak. barkodsuz teslim edilen kan numuneleri derhal imha ediliyormuş. bu nedenle işlemlerin mümkün olan en doğru şekilde eksiksiz yapılmasına özen gösterilmeli ki minikler yeniden kan vermek zorunda kalmasın.
    numuneyi göndermeden evvel şu linkleri incelemekte fayda var:
    numune kabul kriterleri
    bakanlığın kuduz titre testi sayfası
    numune girişi sayfası

    yukarıdaki numune kabul kriterleri linkinden dilekçe örneği indirip dolduracağız. belli bir miktar ücret yatırıp dekontu aşı karnesinin fotokopisiyle birlikte veteriner kontrol enstitüsüne yollayacağız. ücretlendirme her yıl değiştiği için miktar yazmaktan imtina ediyorum, ama şimdilerde ortalama 500 lira.

    burada bir not: kan numunesini de elbette veteriner hekimleri alıyor. hatta bakanlığa numune gönderirken de genelde kendi kaşeleriyle gönderiyorlar. formda hekimin bilgileri, diploma no falan da soruluyor. bu durumda bakanlık test sonuçlarını ilgili veteriner hekime gönderiyormuş. hekiminizle görüşünüz.

    evet, yolculuktan 3 ay önce kan verdiysek bu işlemden sonraki 3 ayı türkiye’de geçiriyoruz (kan alınan tarihten itibaren 3 ay olarak hesaplamalıyız. sonucun ankara’dan bize ulaştığı tarih değil, numunenin alındığı tarih baz alınıyor). aslında en zor aşamayı atlatmış oluyoruz. bu testin sonucu hayvanın aşıları düzenli uygulandığı sürece ömür boyu geçerli, ancak örneğin 1 nisan 2018’de kuduz aşısı olan miniğimiz 1 nisan yerine 2 nisan 2019’da sonraki yılın aşısını olmuşsa maalesef titrasyon testi yeniden yapılırmış. resmi tatillere dikkat etmek, gerekirse veteriner hekimle görüşüp karne üzerindeki tarihi ona göre ayarlamak gerekebilir.

    seyahatten max. 10 gün önce (11 olmaz. 9, 8,7, 6 gün … olur. yurt dışı çıkış belgesinin üzerindeki tarihten itibaren 10 gün içinde yurt dışına çıkmalıyız) il/ilçe tarım müdürlüğüne can yoldaşımızı, pasaportunu/aşı karnesini ve bakanlıktan gelen titrasyon testi sonucunu götürüyoruz. kediyle birlikte gidip barkod ve çip ile kan testini kontrol ettirince ilgili birim bize “yurt dışı çıkış belgesi” veriyor. bu işlemin de şimdilerde ortalama 250 lira kadar bir ücreti var.

    seyahat öncesinde havayolu şirketinden evcil hayvanımız için bilet alacağız. kediler ya da chihuahua gibi küçük köpekler kutuyla birlikte 8 kg. [el bagajı olarak kedi]* ağırlığı aşmıyorlarsa yanımızda, koltuğun altında ya da kucağımızda taşınabilirlermiş. her ihtimale karşı seyahat edeceğimiz havayolu şirketiyle önceden görüşmekte fayda var.

    havalimanına gittiğimizde güzelimizin kendisiyle birlikte* elimizde şunlar olacak:
    • pasaport/ab logolu, çip barkodlu aşı kartı (türkçe-ingilizce)
    • titrasyon testi sonuç belgesi (ingilizce)
    • yurt dışı çıkış belgesi

    iyi yolculuklar!

    ed. @goldentitan kendi deneyimlerini aktarıyor:
    - kuduz aşısı üzerinden 21-30 gün geçtikten sonra kuduz titrasyon için kan alınabiliyor. yani süreç kuduz aşısından itibaren 4 aya uzayabiliyor.
    - yurt dışı çıkış belgesi almadan 24 saat önce iç parazit ve dış parazit yaptırmak gerekiyor (belli etken maddeler var).
    iç parazit uygulamasından sonra max. 120 saat (5 gün) içinde ab'ye giriş yapması gerekiyor.
    - birçok veteriner kuduz titrasyon testi icin kan örneğini kendi gönderiyor.
    - hayvanlar kargoda da taşınabilir, uluslararası standartlar var.