şükela:  tümü | bugün
  • evcil bir duruma getirmek, ehlileştirmek.
    "yok edemiyorsan* evcilleştir."
  • insanlar için kullanıldığında; adam etmek, toplum kurallarına uyar hale getirmek, bir işi hakkını vererek yapar hale getirmek anlamlarını taşıyan kelime...
  • (bkz: domestik)
  • kucuk prens kitabinin bir bolumunde tilki ile kucuk prensin arasinda gecen bir dialogda evcillestirmek, birbirne alismak, tanimak birbirine evcilestirilmek anlaminda nefis bir kullanimi vardi bu kavramin.

    kucuk prens, tilki ile konusmak istediginde tilki onu tanimadigini ama eger kucuk prens onu evcillestirirse o zaman onunla konusabilecegini, hergun kucuk presin gelcegi saat'de onu bekliyecegini, o saat gelmeden once heycanlanacagini, gelis saati yaklastiginda kalbinin daha hizli atacagini soyluyor tilki kucuk prense.

    tipki her basliyan arkadaslikda, doslukda, sevgide oldugu gibi kimimiz evcillestiriyoruz birbirimizi.

    (bkz: evcilestirme sureci)
  • tilki,evcilleştirildiği takdirde buğday tarlalarının,renginden dolayı küçük prens'in saçlarini kendisine hatirlatacağini,bu yüzden buğday tarlalarini seveceğini söyler.evcilleştirmek,silinmeyecek izler bırakmaktır,bir resmin artık sadece resim olmamasıdır,mavinin artık bir renk değil içinde boğulduğun gözleri anımsatmasıdır.alışmaktır evcilleşmek,her gün saat 4'te geliyorsa,o saat yaklaştıkça gittikçe daha da heyecanlanmak,gelmediyse üzülmektir.evcilleştirmek,sorumluluktur;bir kere evcilleştirdikten sonra kurulan bağı hiçe sayma şansının olmadığını baştan kabullenmektir.evcilleştirdiğine harcadığın zaman,verdiğin emek evcilleştirdiğini gözünde o kadar önemli,vazgeçilmez yapar.
    küçük prens'in ne kadar mükemmel bir kitap olduğunun en önemli kanıtıdır tilki ile olan evcilleştirme bölümü,defalarca okunası,üzerine düşünülesidir.
    "c'est le temps que tu as perdu pour ta rose qui fait ta rose si importante...tu deviens pour toujours responsable de ce que tu as apprivoise.tu es responsable de ta rose."
  • son 4000 yıldır hiçbir yeni hayvana yapılamayan işlem.
  • küçük prens adlı başyapıtta tanımı öyle güzel yapılmış ki bir iki kelam edip de büyüsünü kaçırmak istemiyorum. sizi o masum satırlarla başbaşa bırakıyorum.

    --- spoiler ---
    "milyonlarca gezegen gezerken sonunda dünyaya ayak bastı. baştan başa gül açmış bir bahçeye indi. kimsiniz diye sordu onlara. gülleriz, dedi güller.
    ya, dedi küçük prens ve kendini çok mutsuz hissetti. çiçeği, kendi türünün evrende bir eşi daha bulunmadığını söylemişti; ama işte bin tanesi bir aradaydı, çok yıkıldı ve ağlamaya başladı.
    o sırada tilki çıkageldi konuşmaya başladılar, oyna benimle dedi ufaklık çok yalnızım... evcilleştirmeden olmaz, dedi tilki.
    - evcilleştirmek ne demek?
    - bağlar kurmak anlamında, dedi tilki.
    - nasıl?
    - sözgelimi sen benim için hala yüz bin çocuktan birisin. sana ihtiyacım da yok. senin de bana ihtiyacın yok. ben de senin için yüz bin tilkiden biriyim. ama beni evcilleştirirsen, birbirimize ihtiyacımız olacak. benim için dünyada bir tek sen varsındır artık.
    - bir çiçek vardı, sanırım beni evcilleştirmişti.
    - hadi sen de beni evcilleştir, dedi tilki. tek düzedir hayatım. ben tavukları avlarım. bütün tavuklar birbirine benzer, bütün insanlarda birbirine benzer. doğrusu azıcık sıkılıyorum. ama sen beni evcilleştirirsen, hayatım tepeden tırnağa ışıkla donanacak. öbürlerinden ayırt edebileceğim bir ayak sesi olacak, artık. öbür ayak seslerini duydum mu inime kaçarım. seninkini duyunca, tatlı bir ezginin büyüsüne kapılmış gibi, inimden çıkacağım. sonra bak! buğday tarlalarını görüyor musun, orada işte? ben ekmek yemem. benim için buğday yararsızdır. hiçbir şeyi çağrıştırmaz bana buğday tarlaları. çok acı bu! ama altın alacasında saçların var senin. beni evcilleştirdiğinde olağanüstü bir şey olacak! altınla yaldızl..."
    --- spoiler ---

    (bkz: emek vermek)
  • sadece hayvanlar icin degil, bitkiler icin de gecerli olan bir kavramdir. insanlar yabanil bitkilerin kendilerine uygun olanlarini secerek yogun tarimini yapmaya baslamislar, bir süre sonra da birbirleriyle caprazlayarak en iyi mahsülü verecek sekilde modifiye etmislerdir. dolayisiyla bir süre sonra dogada kendi basina büyüyemeyen, insanin bakimina, sulamasina muhtac olan tarim bitkileri ortaya cikmistir. aslında bu yapılan işlemlerin tümüne yapay seleksiyon adı verilir.
  • "-sevmediğim şey kafesler. kafesler, tasmalar, bukağılar, yularlar. sevmediğim şey evcilleştirmek. evcil bir hayvanın senin gibi birini teselli edebileceğini takdir ediyorum ama evcillik bir hayvanın ruhunu sindirir. eğer tanrı hayvanların ev içinde yaşamasını isteseydi, onlara da kira öder gibi ev sahibi olma imkanı verirdi.
    -senin hayalini kurduğun şey vahşi bir krallık." tom robbins - fierce invalids home from hot climates
  • "herhangi bir türün itibarı evcilleşmeye zorlandığı ölçüde azalır ya da o tür, kendisine hileyle kabul ettirilen evcilleşmeye izin verdiği ölçüde." tom robbins - fierce invalids home from hot climates