şükela:  tümü | bugün
  • yeni çıkan kanunla birlikte ülkemizde yasaklanan hobi. nasıl bir denetimle (bkz: adalet de benim kanun da) önüne geçileceği merak konusu. gerekli mercilere akıl fikir diliyoruz.
  • şerbet hazırlanması:
    20 litre üzüm suyuna iki litre elma suyu ve beyaz üzüm suyuna 1250g, kırmızı üzüm suyuna ise 1500g toz şeker ekleyip şeker tamamen eriyinceye kadar karıştırın.

    mayanın hazırlanması:
    bir fincan içerisine iki tatlı kaşığı toz şeker, iki çay kaşığı kuru ekmek pasta yapımında kullanılan mayadan koyup üzerine yarım çay bardağı ılık su ekleyin. sakın sıcak su koymayın maya ölür. bunları şeker eriyene kadar karıştırdıktan sonra fincanın üzerini mendil peçete benzeri bir şeyle örtüp karanlık ılık birlerde iki saat kadar bekletin. iki saat sonra mayanın harekete geçtiğini fincanın içindeki karışımın köpürdüğünü göreceksiniz.

    maya ile şerbetin karıştırılması ve kap seçimi:
    aşağıda özellikleri belirtilen yer ve şartlarda üzüm şerbetinin üzerine fincan içerisinde iki saat bekletilen maya dökülür. kabın ağzı hava çıkışını sağlayıp dışarıdan hava girmesini engelleyecek şekilde kapatılır. aşağıda özellikleri belirtilen uygun bir yerde bırakılır. 24 saat içinde fermantasyon ve gaz çıkışı başlar ilk beş gün gaz çıkışı sürekli artar. beşinci günden sonra yavaş yavaş gaz çıkışı azalır. 20. güne kadar kaba hiç dokunulmaz.

    kullanacağımız kapta bulunması gereken özelliklerden birincisi içerisindeki şerbeti çevredeki ısı değişikliklerinden korumalı. bunu kabı battaniye benzeri bir örtü ile sararak sağlayabilirsiniz bu şekilde çevre sıcaklığından karışımın etkilenmesini sağlamış olursunuz. eğer iklim yaz ise ve sıcaklığın 20 derecenin altına 30 derecenin üstüne çıkmayacağı bir dolap veya oda varsa battaniye benzeri örtüye de hiç gerek yok. yazın mutfak dolapları gerekli şartları genellikle türkiye'nin her yerinde sağlayabilmekte. kullanacağınız kap çevredeki ışıktan şerbeti korumalı. birkaç dakikalık ışık etkisi pek önemli olmamakla birlikte kabın kaldığı yerin karanlık olması, kabın ışık almayacak özellikte olması ye da siyah bir kumaşla iyice örtülerek ışıkla temasının engellenmesi gerekir.

    kullanılan kabın ağız kısmı dışarıdaki havanın şerbete temasını engelleyecek ancak fermantasyon süresince oluşan karbondioksit ve hidrojen gazlarının çıkışına müsade etmeli. size biraz karışık gelmiş olabilir ama çok basit eğer kabımız bir su bidonu ise kapağını tam sıkmayıp çok az gevşek bırakarak gaz çıkışına müsaade etmiş dışarıdan havanın girmesini engellemiş olursunuz. bidonun kapağı yok ise bu işlemi havlu benzeri bir bez parçasını ağız kısmında açıklık kalmayacak şekilde bidonun üzerine kapatarak da yapabilirsiniz. biz burada daha eğlenceli olması nedeniyle bidonun kapağına bir delik açarak ince akvaryum hortumu takmakta hortumun ucunu da içerisinde 1 cm yüksekliğinde su bulunan bardağa koyarak hem hava kabarcıklarını izlemekte hem de dışarı ile teması kesmekteyiz. kullanacağınız kabın ağzını tam olarak kapatırsanız içeride biriken gaz kabın parçalanmasına neden olur. kullanılan kabın ağzı mutlaka gaz çıkışına müsaade etmelidir.

    yukarıda yazılanlardan anlaşılacağı gibi eskiden beri şarapların karanlık mahzenlerde yapılma nedeni çevre ısısının sabit olması ve güneş ışığı almamasıdır. eskiden beri evlerde yapılan şaraplarda sıcaklığı sabit odalar ve toprak küpler seçilme nedeni de aynıdır.

    20. günden sonra yapılacak işlemler:
    aktarma işlemi: aktarma işlemi şaraba berraklık kazandırmak, maya kokusunu atmasını sağlamak içime hazırlamak için yapılan bir işlemdir. 20 gün bekleyen karışım mümkünse hiç yerinden oynatılmadan bir hortum kullanılarak üst kısmından başlanarak ikinci bir kaba aktarılır. bu aktarma işlemi esnasında karışım eksildikçe hortum daha aşağıya indirilir. bidonun dip kısmına gelindiğinde dipteki ölü bakteri ve besin artıklarının oluşturduğu katmana dokunmadan sıvı kısım tamamen aktarılır. bidon itinayla yıkandıktan sonra aktarılan karışım tekrar aynı bidonun içerisine doldurulur. her üç günde bir defa bu aktarma işlemi yapılır. aktarma işlemleri esnasında tabanda oluşan tortu hiç hareket ettirilmeden sadece üst kısımdaki sıvı aktarılır. yaklaşık üç dört defa bu işlemi yaptıktan sonra içilmeye hazır şarap elde etmiş berraklığı sağlamış maya kokusundan kurtulmuş olursunuz. ben size üç ayı dolmamış şarabı şişelememenizi öneririm. çünkü fermantasyon gaz çıkışı az da olsa devam ettiğinden şişe içerisinde tortu bırakacaktır. bidonun üst kısmından içeceğiniz kadar almanız en doğru yöntem.

    öncelikle size bu 20 gün içerisinde neler olduğunu anlatayım; bakteri kendisi için ideal yaşama ve çoğalma ortamını buldu. isı ve besinler hepsi onun için hazırlanmıştı. bakteri sürekli yedi ve çoğaldı bol miktarda karbondioksit (copa ve birada tüm gazlı içeceklerde bulunur zehirli değildir.) hidrojen (zehirli değildir) gazı çıkarttı, alkol üretti. üretilen alkol saf etil alkoldür. bu süre içerisinde bakterilerden bir kısmı da ölerek ağır olmaları nedeniyle bidonun dibinde çökelti oluşturdular. 20. gün normal şartlar altında (istisnaları aşağıda açıklayacağım) bulanık alkol kokusu veren ama maya kokusu da olan şekeri kalmamış şarap tadına yaklaşmış bir sıvı elde edeceksiniz. yukarıda normal şartlar altında denme nedeni üzüm sularının ve üzümlerin değişik miktarda şeker içermeleri nedeniyle 20. gün sonunda karışımın hala şekerli kalması söz konusu olabilmekte. böyle bir şeyle karşılaşıldığında yapılması gereken işlem de aktarma işlemi sonrası her 20 litreye iki litre su katılması.

    önemli açıklama:
    bazen evdeki hesap çarşıya uymaz ve şarap oluşumunda gecikmeler olur. bunun sebebi genelde satın aldığınız üzüm suyunun fazla asidik olmasıdır. fermantasyon da asiditeyi sürekli arttıran bir etken olduğundan(asiditeyi ph + olarak da tabir edebiliriz.) ph + 5 seviyesini bulduğunda fermantasyon durur. bakteri artık faaliyetlerini durdurur, sayısı azalarak uyku konumuna geçer. ph + seviyesini düşürmek için her ne kadar sanayide alkol üretiminde bazik ph - tuzlar (örn. bulaşık makinesi tuzu) kullanılıyorsa da amaç alkol üretmekse kullanılabilecek bu yöntemin şarap yapımında lezzeti olumsuz etkilediği unutulmamalıdır. 20. günden sonra yapılan aktarma işlemi esnasında şarabın tas benzeri bir kapla leğen benzeri bir kaba yüksekten havalandırılarak (köpürtülerek) aktarılması sıvı içinde çözünen hidrojen gazının uçmasını sağlayarak ph seviyesini düşürerek bakterinin tekrar harekete geçmesini sağlamakta. istisnai de olsa böyle bir olayla karşılaştığınızda hiç üzülmeyin sadece 10-15 gün gecikecek ama sonunda aynı lezzeti yakalayacaksınız demektir. şarap yapımı esnasında %50- %50 oranında su üzüm suyu kullanılıp şeker miktarı arttırıldığında ph problemi yaşanmıyorsa da yine asıl amaç olan lezzet faktörünü olumsuz etkilediğini gördüm.

    bazı yörelerde maya kullanarak şarap yapılmamakta üzüm yıkanmadan tozu ile birlikte sıkılarak doğal mayalanma sağlanmaktadır. eğer siz de işi ilerletir ben hakiki üzümden şarap yapacağım derseniz sakın ha üzümleri yıkamayın.

    edit: bu tarif kendi eserim değildir. kime ait olduğu bilinmeyen, birçok internet sitesinde yer alan bir yazıdan copy paste'dir.

    (bkz: anonim)
  • babamın yeni hobisi. alkol fiyatlarına zam üstüne zam yapıldıgından yaygınlasacagını sandıgım sey.
    işin en önemli kısmı üzümleri ucuza alabilmektir. pazara aksam gidin ve sıkı pazarlık edin.
    teknikleri bir cok kaynakta bulmak mümkün ama yanlıs yaparsanız şişe şişe sirkeniz olur.
    sakın mutfakta yapmayın. evde sürekli damacanalar dolusu şarap olması ev halkının alkolik olmasına neden oluyor.
    ya kim içecek bu kadar şarabı dedikten bir kac ay sonra şaraplar bitiyor ve eylüle kadar üzüm beklemek gerekiyor.
    genelde alkol oranı yüksek ve biraz bulanık oluyor ama tadı fena olmuyor.
  • tadı bildiğin şaraplara göre daha acımsı oluyor, daha çabuk etkiliyor. fakat deneye deneye maksimum tat elde edebilirsiniz. emek ister, emeklilik uğraşıdır.
  • hazır satılan üzüm sularıyla yapılamayan şeydir, çünkü kurnaz üreticiler her ne kadar o üzüm suyunun üstüne "%100 üzüm suyu" yazsalar da o şey %100 üzüm suyu değildir, zira kutu üzerinde "içindekiler: su, üzüm suyu konsantresi" yazmaktadır. yani bildiğin %100 üzüm suyunun sulandırılmış halidir. zeki üreticiler kullandıkları konsantrenin %100 olmasından yola çıkarak o sattıkları şeye %100 üzüm suyu diyebilmektedirler. ya da konsantre dedikleri şey %120 gibi fiziğe kimyaya aykırı bir oranda üzüm içermektedir ki sulandırınca %100'e düşmektedir.
  • hazır satılan meyve suları arasında bir tek elite naturel ile yapmayı deneyebilirsiniz . organik ve katkısız bildiğim hazır meyva suyu olarak tek marka.