şükela:  tümü | bugün
  • evde yalnız olduğum zamanlarda en kallavisinden acılı türk filmi izlemek suretiyle uyguladığım rehabilitasyon yöntemi.
  • evde bi yalnız kalabilsem, ilk yapacağım şey
  • yalnızken ağlayan insan vicdan sahibi, samimi ve duygusal kişidir. gözyaşlarını sömürüye dönüştürmeden kendi kendini rahatlatır. güçlü insanlara özgü davranış biçimidir.

    selam olsun onlara, yalnız geldik zaten dünyaya. mutluluğu paylaş, acıları kendin yaşa.
  • kedimin yanımdan bir an olsun ayrılmadığı an.
  • yalnız olunmasından kaynaklı ortaya çıkan bir durumdur bence. eğlenceli bir arkadaş çağırılıp, bir komedi filmi açılıp 2-3 bira eşliğinden izlenirse hiçbirşeycik kalmaz.
  • durduk yere ağlanıyorsa "hayırlı olsun nur topu gibi bir depresyona giriyorsunuz" işaretidir.
  • ben yapamıyorum çünkü kendimi çok sıkıyorum sadece biri bana manalı bir söz söyleyip sarılmaya kalkarsa gerçekleşiyor bu durum ama valla çok yoruldum ben.
  • az önce yaptığım şey. bu başlığa denk gelmem ilginç oldu. gerçi evde yalnız değildim, eşim salondaydı, kızım da uyuyordu. mutfakta yalnızdım diyelim. cezmi kalorifer grubunda bi post'a gülmüştüm. gözümde canlandı koskoca mazi diye bi yazı vardı resimde. neşe karaböcek takıldı dilime haliyle. ya da gülden miydi bilemedim. neyse mutfağa geçtim, bi taşım kaynattığım süt gerçekten de bi taşmıştı. dedim olmuş bu, mayalayayım. o arada şarkıyı mırıldanıyorum. tencereden mayalacağım cam kaba boşaltıyorum sütü. bu arada tercih cam ya da porselen kaptır iyi bir yoğurt için. kapağı da süzgeç gibi hava alan bi şey olursa daha iyi. neyse sütü boşaltıyordum, şarkıyı mırıldanıp. annem geldi aklıma. neşeliyken iş yaptığı sıra güzel türkü ya da şarkılar söylerdi. trt repertuarını komple bilen nesildendi. tipik anadolu kadınıydı sanatla dinlemek izlemek dışında ilgisi yoktu. -dili geçmiş zaman kullandığıma bakmayın. hayatta hala. 8 yıldır yatalak. beyin kanaması geçirdi, üzerine hastane enfeksiyonu. üç ay sonra derin bir sessizliğe gömüldü. her şeyi yaptık, olmadı vücut fonksiyonlarını -yeme içme gözleriyle takip edip bazı tepkiler verme, gülümseme vs dışında- geri getiremedik. kadere sığındık. biyolojik baba defoldu gitti. çocukları karısı ve bir yıl önce doğan tek torunu çok umrunda değil muhtemelen. üç sene başka bi karıyla yaşadı, karı buna tekmeyi bastı. napalım dedim, allaha havale ettim.

    neyse, yoğurt diyordum. annem de böyle yemek falan yaparken şarkı türkü söylerdi. bu aklıma geldiği an boşalttım çeşmeyi. hala gırtlağımda bi yumruk. yüzüm de alerji oldu, gözyaşlarım aktıkça kabardı suratım. annemin sesini duymuyorum sekiz yıldır. bizi görünce gülüyor, torununa gülüyor kucağına alıp mıncıklayamasa da. ama işte annem o annem değil. telefonu kayıtlı hala rehberimde. adamın biri almış hattı. kontör yüklerdim arada, mesaj atmayı öğret derdi, anne boşver sen çaldır biz ararız derdik. bir kez bile trafiğe çıkmadı ama 50 yaşında ehliyet aldı. benim hala yok misal..

    yoğurt diyordum, mayaladım. tutar inşallah.
  • zevkle sürekli yaptığım eylem.
  • o an mutlu olsam bile fırsat boşa gitmesin diye değerlendirdiğimdir.çok anlamsız bilmiyorum belirsiz heralde nedeni