şükela:  tümü | bugün
  • (ks. evening), mesela tuesday evening yerine tuesday eve derseniz daha cok britanya kopegi olmu$ olursunuz.
  • ing. arife anlamina gelir. ayrica bu isimde bir seyahat acentasi vardir. kapadokya agirlikli turlar duzenler.
  • eveler * ve adamler, 1950'lerde amerikanın rusyayla yaptığı genetik savaşın ürünü olarak ortaya çıkarlar. genetik yapıları farklıdır.46 yerine 56 kromozomları vardır. bu özellik onlara yüksek zeka bölümü vermesinin yanında yüksek psikoz da kazandırmıştır. intihara ve cinayete eğilimli kişilik yapısı geliştirirler.
    edımların hepsi ölmüş, fakat türün dayanıklı üyesi olan dişi, ivlerden bir kısmı hayatta kalmış ve normal yaşama uyum sağlamıştır.hayvan gibi zeka seviyesini paraya dönüştürmenin en mantıklı yollarından biri olan biyogenetik alanında uzmanlaşmayı seçen eve 7 kendini kopyalayarak eve misyonunu 90lara taşır.
    he he ne güzel yapay döllenmeyle çocuğumuz oldu diye sevinen iki salak aile, çocukları sandıkları şeylerin, yılanlığından bihaber mutlu mesut yaşarlar. evelerin babalarını öldüresileri gelene dek...
    bir x files klasiği, felsefi düşünceye de parmak basıyor. küçük eveleri oynayan ikizlerin oyunculuğu şaşırtıcı derecede mükemmel ve ürkütücü. mulder ve scullyde vardı bu bölümde değil mi?*
  • sarışın zenci şarkıcı
  • 27.12.2002 tarihinde doğan ve ilk klonlanmış insan olduğu iddia edilen bebeğin ismi.
  • via'nin mobil oyun konsolu. aslinda daha cok oyun konsolu gorunumunde 4 inch lcd'li ta$inabilir bir bilgisayar demeliyiz zira alet 640x480 cozunurlukte windows xp embedded cali$tiran bir pc'den ba$ka bi$i degil ve en onemli ozelligi bildigimiz pc'lerle tamamen binary compatible olmasi ki.. bu da butun oyunlari oynatabilir demek oluyor. 533 mhz via i$lemcisi ve 3d/2d hizlandiricisi var. directx 7/8/9 ve opengl destekliyor. 802.11b adaptoru ve compact flash slot'u var. 20 gb'lik harddisk artik ipod gibi oyuncaklara bile koyuyorlar onu saymayacagim.
  • nuclear valdez'in i am i albümünden çok güzel bir şarkıdır. bir bardak kırmızı şarap eşliğinde insanı başka diyarlara götürür.

    dark one, gypsy
    where are you hiding,
    now that you've been discovered?
    how can you sleep,
    knowing i lay awake,
    alone beneath the covers?
    you had me fooled for so long,
    i never dreamed it'd be over,
    but here's where i draw the line
    and let you go.
    eve, i don't believe in words,
    i don't believe in lies,
    i only believe in love,
    love, love, love. . .
    dear eve, so far,
    is that you up there,
    all alone in a starless sky?
    my god! how could you,
    say the things you said,
    and look me in the eyes?
    i find it hard to believe,
    you took me for such a long ride,
    but night turned into day
    and truth to lies.
    eve, i don't believe in words,
    i don't believe in lies,
    i only believe in love,
    love, love, love. . .
    you had me fooled for so long,
    i never dreamed it's be over,
    but here's where i draw the line
    and let you go.
    eve, i don't believe in words,
    i don't believe in lies,
    i only believe in love,
    love, love, love. . .
  • muhtemelen çeşitli yayın organlarında sıkça işitilmiş/duyulmuş olmasından dolayı, bu albümde başta lucifer, you lie down with dogs ve if i could change your mind gibi eserler belli bir yaşın üstündeki türklere son derece tanıdık gelecektir. lesley duncan'ı tanımama vesile olduğu içinse daha da bir sevdiğim the alan parsons project albümü olmuştur kendileri. tabii ki diğer tüm the alan parsons project albümleri gibi eve de mükemmeldir.
  • (bkz: mde)