şükela:  tümü | bugün
  • benim o, ben yaptım. (alkış kıyamet kopuyordu)

    johnny depp havasıyla ben yaptım dediğime bakmayın bi sikim olmadı. neyse anlatayım ama ben hakimim masum bey.

    şu aralar duygusal bir boşluk hakim bünyede. boşluk aslında doymuşluk da olabilir, bilemedim. arada oluyor bana böyle sonra geçiyor. sevmek, sevilmek, sevildiğini bilmek, sevdiğini söylemek, ciddi ciddi hissetmek işte lan. bunlar çok güzel şeyler, can çekiyor yani. bir aralar vardı böyle bir ilişkim, özenirim hala. özlerim de, ama onu değil o günleri sadece. hal böyle olunca ben bir yaren bulayım kendime dedim. demesem de olurmuş bahtımı öpsünler.

    minnoşlardan biri sadece uzaktan güzel, diğeri harbiden çok güzel, 3. hanfendi yolda. bakacaz, eğer sağ sağlim tek parça halinde varabilirse gecenin bu vakti 1-2 saat sonra işten çıkıp gelecek. (eskort falan değil lan yengeniz baristalık yapıyor) yalandan bir temizlik yaptım, kıl toz topaklarını halının altına iteledim falan. iddada sürpriz oynamış büfeci edasıyla beklemedeyim. duruma göre gelince editlerim hatta entryi, gelmezse kesin editlerim, rezil olalım cümle aleme. zaten çarşı karıştı. ben bunu yazasiya kadar gelir hatta sanırım.

    baya bi uzaktan güzel olan hanım kızımız gel dedim geldi sağolsun, en sevdiğim. ilik gibi minnoş biraz uğraştırdı ama olsun, hakkıdır. ''bak gelirsen muzlu pop kek ve üçübirarada var, hem sana şarkı da söylerim'' diyince dayanamadı haliyle. (uzaklardan vurduuuu ve gol oldu) emekçi hanfendiyle ise önceden sohbetimiz vardı zaten. en sevdiğim yolu tercih etti, kalbim onunla.

    eee şimdi bunlar geldi de noldu mına koduğum oğlu diyorsunuz, demeyin. anlatıyorum; ilk minnoş geldi, birer kahve içip sohbet muhabbet ettik, ben gideyim artık dedi. aa dedim hayatta olmaz bu saatte. nasıl kibarım yarabbi. yarım ağız söylemiş zaten, olur dedi. biraz daha oturduk, ama artık uyku girdi bedene ne mutlu siktir olup gidene modundayım. muhabbet de pek sarmadı, yine de kendime söz verdim ya nezaketi elden bırakmıyorum. en sonunda minnoş uykum geldi nerde yatcam deyince sevinç gözyaşlarına boğuldum. şaka lan, aha dedim yatağım orda, sen orada ben burada kanepede yatacağım. ne mi oldu? gitti yattı mına koyim. iki büklüm hint fakiri gibi uyumuşum orda, üstümde incecik battaniye götüm donmuş sabaha kadar da kimse duymamış sessiz çığlıklarımı. sabah kalkıp gitmiş, lan insan bi not falan bırakır. günaydın falan hak getire de zaten, ''kahve için sağol =)'' falan diyeydi o da yeterdi. hepsini geçtim be zihniyetini siktiğim giderken üzerimi örteydin bari, insan evladıyız sonuçta. neyse o öyle dümdüz gitti.

    taş hatunun evimi şenlendirdiği güne gelirsek, yine arka fonda ''elumuze verdiler'' çalıyordu sohbet gayet samimi, eğlenceli gidiyordu. yemek yedik kahve içtik derken saat nasıl geçti anlamadım cidden. ama minnoş esnedikçe dur bi kahve daha yapayım diyorum. bi bardak su alayım ben diyor gün sahibi teyzeler gibi sen otur ya ben getirim falan deyip şebeklikler yapıyorum. ki bana normalde bunu diyecek ve ben git kendin al la hatta bana da getir demeyeceğim ha? şaşarım. uyucam diyor dizimde uyu diyorum, sıçacam diyor buraya sıç diyorum. bildiğin esmer ve yavşak taylan olduk mına koyim. neyse geç saatler, minnoşun gözü masanın üstündeki votka şişesine takıldı, o dolu mu? diye sordu. kalktım bi şeyler hazırladım, bir yandan da ne masraflı çıktı bu da arkadaş diye düşünürken kendimi sevgi neydi? emekti aforizmasının derinliklerinde buluyordum. bu arada verdiği sözde duran erkek imajını korumak için aldım elime gitarı, fazla da baymadan kısa ve öz çalıp söylüyorum. bir ara gözleri dolar gibi oldu, lan acaba eski sevgilisini mi hatırllattık mına koyim diye düşünürken bir yandan da söylemeye devam ediyorum. soramadım da şimdi hatırlamadıysa durduk yere hatırlatıp geceyi piç etmeyeyim diye, içimde kaldı. neyse şarkı bitti, çok severim bu şarkıyı diyip teşekkür etti. ya ne tatlı şeysin sen sikerim seni demedim tabii, gülümsedim hafiften bıyığım kıvrılacak kadar. ama gaza gelmiştim bi kere, geçtim direk piyanonun başına... şaka lan, ne gezer evde piyano. fakirim ben. sarılmalar koklaşmalar sohbet muhabbet derken şişeyi de devirdik, dünden dersimi aldığım için hiç aksiyona girmeden çıktım yukarı yattım yatağıma gel dedim sen de yamacıma. bu arada yukarıdan kasıt ranza falan değil, o kadar da demedik amk. ev dublex, fakirim ama aç değilim. neyse uykum kaçtı yhaa şebermeleriyle dönüp duruyoz yatakta bir o yana bir bu yana. klasik muhabbetler, minnoş baktı benden tık yok, bir buse kondurdu. içimde havai fişek atsalar da bozuntuya vermedim. devamını da getirmedim. ilişkiden beklentiler, gündelik yaşam, çişim geldi şimdi mi yapsam sabah mı işesem derken uyuyakalmışız. hakikaten sarılıp uyuruz sadece olduk yani beyler, isteyince oluyor. hepimiz din kardeşiyiz, birbirimizi kandırmanın alemi yok. ilk günden sikmesen de olur yani, sabaha bırakın sdfghjk. her neyse sabah oldu, uyandık, kahvaltıya gittik. ordan evine bıraktım minnoş minnoş. sarılmalar kol kola girmeler falan. ne güzel di mi? babayı güzel mına koyim.

    yar yine bana haram geceler lan, arayan yok soran yok, ne ses var ne soluk, vodkayı içen makarnayı yiyen gidiyor usta. ben anlamadım bu işi. giderken üstümüzü bile örtmüyorlar, içimde kaldı la resmen. ona ben de geri dönmedim zaten, daha üstümü örtmekten aciz karıyı alıp verem mi olayım? ama diğer minnoş tatlı bi şeye benziyordu; bari dedim ben yazayım, uyudun mu? yazdım, yarım saat sonra arkadaşlarıyla kızlı erkeklı (bkz: bong) yaptığı fotoğrafı yollayıp ''sence'' yazmış. gülen surat da var, suratına sıçaydım. oh oh dedim içimden benim minnoşu bu gece kesin sikecekler.

    bir yanım `lan mezarlıkta bile açar çiçek beni niye sevmediniz?` diye haykırmak isterken diğer yanım piç gülüşünü eksik etmiyor. burada konu sevişmek değil beyler bayanlar, namus bekçiliği yapacak son insanım. yine kendim gibi davrandım, tek farkı ''bak amaç bu değil, deli gönül sevgi istiyor'' diyebilmekti. beni sikmek değil sevmek istiyor bu adam diyebilseydiniz keşke. ılık götlü efendi ve saftirik erkek oluverdik bir anda, tam kanki olmalık. ya ben lan neyse.

    eyyy romalılar! şimdi elinizi vicdanınıza koyup söyleyin bana; ben bu gece gelecek olan minnoşa napayım?

    hayat hep böyle zaten, birileri seni kırıp döker sen diğer birilerini. ne zaman bile bile piçlik yaptıysam benden kıymetlisi olmadı. 5 dk önce eski sevgilisini anlatan kız bir saat sonra üzerime tırmandı, arkadaş kalalım diyene isabet olur dün ve ondan önceki gün aldatıldın çünkü dediğim dişi, sevgilim ol diye 1 ay gece gündüz yazdı. istisnasız hep böyle oldu lan, iyi niyet niye hiç kıymet görmedi?

    beni niye sevmediniz lan?

    odun dediğiniz adamları yonta yonta bu hale getirenler de sizlersinizdir belki? bu kadar anlatıp anlatıp konuyu siken yaranıra getirmek istemezdim ama hödüğün biri zamanında öyle felsefik bir cümle kurmuş ki, her kapı ona çıkıyor aga. illa seks olarak düşünmeyin bunu, ruh olarak da harbiden siken yaranıyor be dünya güzelleri, doğanız böyle. üzgünüm. (piç gülüşü)