şükela:  tümü | bugün
  • sevim burakin nisan yayinlarindan cikan siir kitabi.
  • sevim burak'in nisan yayinnari'ndan once adam yayinlari'nca cikan (hayır bana hediye edildi, ordan biliyorum) oyku-$iir-oyun kitabi: o kadar yuksekten cakil ki kurtulmak mumkun olmasin
  • sevim burakın aynı isimli kitabından yola çıkılarak 99 tiyatro festivalinde sıra selvilerde bir parkta iki binanın cephesinde projeksiyon yardımıyla sahnelen oyun, performans...
  • kumpanya'nın el atıp cihangir parkına kadar götürdüğü sevim burak kitabının adı. içinde ayla algan, beklan algan da barındıran yine yeniden bülent erkmenli kumpanya projesi de denilebilir elbet.
  • roman, 3 perde.
  • (bkz: yes milord)
  • ayla algan, beklan algan ve mustafa avkıran'ın rol aldığı harika oyun. modern tiyatro anlayı$ına uygun sevilesi bir rejiyle sahnelenmi$. beklan algan'ın elleri öpülmü$tür... tam manasıyla dağılmadan önceki bir tal prodüksiyonunu andırmaktadır. lakin kumpanya'nın imzası vardır...
  • şehir tiyatrolarında oynamış olan bu oyunun ilk onbeş dakikasında 30-40 kadar seyirci kendisini dışarı zor atmıştır. hatta bunlardan birinin şikayet mektubunu hıncal uluç yayınlamıştır. olay tam anlamıyla entel mastürbasyonudur. tahminimce diğer temsiller de aynı fiyaskoyla sonuçlanmıştır.

    (ara: olalı böyle zulüm görmedi)
  • nıvart, mezar taşçı, sucu, başvekil, ziya beyi'in sesi, melek, lady'ler... ve tabiki everest my lord. evet, bunların hepsi sevim hanımzâdenin sevimli bilinçaltı karakterlerinden.

    anlatımda, algılayışta ve karakter betimlemesinde sıradanlığın çok üstünde sindirilemez bir yapı gibi görülebilir eser. lâkin gerçeküstücü bilinç-akımı konu öğeleri anlaşılabilirlik adına zorlanmaya müsâit bir örgü barındırır zaten. ama yine de çözümlemeye varacak olan okurun/izlerin kendisidir.

    'yazarın gölgesi' isimli background* karakter, absürd olduğu kadar farklı, bir o kadarda renkli, fakat kilit bir konumdadır. bilinmez, belki de sevim burak'ın kendi gölgesidir.
  • şöyle bir diyalog geçer bu romanda.

    "mezar taşçı: anladım, siz, umudunu hiç kaybetmeyen şu iyimser kadınlardan olacaksınız. (durur.) bense, ben şahsen iyimser değilim, meslek icabı kötü adamın biriyim. (üzüntülü bir tavırla iskemleye oturur.)
    melek (şımarık, tiz bir sesle): sözlerinize dikkat edin, tıpkı bir şair gibi konuşuyorsunuz, sizi biri duysa ne der!..
    mezar taşçı (ağır, ciddi): ben şair değilim, mezarcıyım..
    melek: püüüf, bana göre hava hoş... bana göre ikisi de bir... yalnız bir farkla, o da sizin mürekkebiniz beyaz."