şükela:  tümü | bugün
  • görünüşte iki kelimelik bir cümle ama düşündüğünde insanı çok derinlere götürebiliyor.

    onun için bizler de bu kadar cool bir söz olduğu düşünüyoruz sanırım.
  • house ve takımının başına bela olan tritter'ın da ağzından duyduğumuz cümle.
  • house un nasıl bir karakter olduğunu, nasıl bir düşünce yapısının içinde bulunduğunu en kısa anlatan cümle. house ile özdeşleşmeside cabası.

    aslında herkes biliyor insanların bazı bazı yalan söylediklerini ama işte bu cümle kesin olarak bir bakış acısı yaratıyor. kolay kolay güvenme, hatta hiç güvenme. house güveniyor birkaç arkadaşına ama her zaman doğru söylediklerini düşünmüuyor. izliyor ve görüyoruzki adam haklı.
  • "herkes yalan söyler ve söylerken bu yalanı herkes inanmaya başlar kendi yalanına yavaş yavaş...düşünen, yaratan, değiştiren münhasır mahlukatlar olduğumuz için, gerçeği de değiştirmeyi pek severiz. sevmediğimiz bir evi, katlanamadığımız hayat arkadaşımızı ve tabi ki gerçeği...acı olan veya zor olan herşeyi değiştirmek için bir yalan yeter şu fani dünyada, siyahlarımızı aldırıp yerine pembe koymak gibi...

    house md, bir baş yapıt, insan beyni, düşünme, algı ve bir çok konuda inanılmaz yargılar yapıyor, kurallar koyuyor. ve bu olayı başarırken, çıkış noktaları, mihenk taşları bu cümle oluyor; "herkes yalan söyler."

    şüpheciliğimiz, güvensizliğimiz, ikiyüzlülüğümüz.... yalanlarımız ile gün ışığına çıkıyor ve insan güdülerini bize fısıldıyor. evet, herkes yalan söyler... ben bile."
  • bu kez 7x03'de taub'un sırtına yazdı bunu house.
  • house'un özlü sözü. hatta bu söylediğinin o kadar arkasında duruyor ki lisa cuddy'i kaybetme pahasına kanıtlamaya çalışıyor. e haksız da değil, "everybody lies"...
  • ölümsüzlük otu gibi ulaşılmaz bir bilgi olmamasına rağmen, herkesin deneyimleyerek öğrendiği, söyleyen house bile olsa insanın gözüyle görmeden inanamadığı insan defosu.

    bir de, tamamen güvenip kendimizi emanet ettiğimiz insanlar daha mı çok yalan söylüyor; yoksa zaten beş para etmez dediğimiz heriflere karşı çıtayı yüksek tutmadığımızdan onların yalanları şaşırtmıyor da, sevdiklerimizinki öldürüyor?
  • dolayısıyla (bkz: everybody hurts)