şükela:  tümü | bugün
  • her ev sahibinin aynı parkeyi, aynı fırını, aynı davlumbazı seçtiği dekorasyon yarışması. ben bu programla mutfaklarını yenileyenlere acıyorum. güzelim tezgahları kırılıp dökülüyor, yerine öz malzesemesi ahşap olan tezgah koyuluyor. evet canım; beyaz, farklı kesim, daha güzel, hoş, fevkaladenin fevki olabilir o tezgah ama vay o mutfakta yemek pişirenin haline. sürekli çizilecek mi endişesi, sıcak bir şey koyamama ve bunun ha bire kontrolü gerer insanı. hijyen kısmından hiç bahsetmiyorum bile.
    estetik ve fonksiyonelliği birarada tutabildiğin kadar mimarsındır.
    imza-bir mimar
  • tüm salonları ille beyaz yapacaklar diye and içmiş dekorasyon programı.

    tamam evet iyi bir şeyler yapıyorlar insanlar için ama tüm salonlar neden beyaz. bu aralar ona takıldım.
  • sudan etkilenmeyen parke hastası program. mutfağa banyoya salona her yere sudan etkilenmeyen parke döşemeye bayılıyorlar. ne kadar etkilenmezse etkilenmesin tahta ulan sonuçta, banyoya da döşenmez ki arkadaş...
  • sonuna denk gelirsem, değişimi görmek için bekleyip izliyorum. ama oturup başında sonuna izlenmesi imkansız bir program bana göre. gerçi türk tv'lerindeki bu tarz programların ortak sorunu bu: çok çok uzun sürüyorlar. aşırı derecede uzun. neredeyse, an be an gösterecek gibi. tekrarlar, özetler, bitmek bilmeyen ne yaptık ne ettikler. insanı çok sıkıyor.
  • mimar selim'in son dokunuşları yaparken, sürekli bir boya işiyle uğraşıp, canım gömlekleri boya lekesi yaptığı program.. yazık o boyayla uğraşırken ben burdan acıyorum o gömleklere.. zor bişey değil, üstüne boyayla uğraşırken başka bişey giy..
  • dış sesi sungun babacan olandır.
  • ilginc bir bolume imza atiyorlar.

    mutfagi icin basvuran bir koy ogretmeninin yasadigi lojmanin tumunu elden gecirmeye karar verdi selim bey.
    lojmanin hali facia. banyo, mutfak neredeyse ic ice.
    akrepler dolasiyor evin icerisinde.
    devletin memuruna reva gordugu eve bak yahu.

    ha bu arada. normalde maksimun 15 bin tl olan butce, genc ogretmen icin 48 bin tl olarak belirlendi.

    edit: catalca belediye baskani da onarilan eve "goley gessin usdalar" diye girerek kendini sooyle bir gosterip cikti.
    hic rahatsiz olmadi demek lojmanin o halinden.
  • son bölümünde öğretmen hanım kızımızın sadece evini yenilemekle kalmamışlar; nikah masraflarını da üstlenmeyi kabul etmişlerdir.
    ben belki de hayatımda ilk defa bu tarz bir programın hakikaten hayırlı bir iş yaptığı kanısındayım şu an.

    ciciş: nikah değil, nişanmış o*en di ozkır goz tu: bavyerali
  • son birkaç programdır konseptinde değişikliğe gitmiş, evini yenilemeye durumu olmayan ailelere yönelerek aslında yapılan işin şimdi hakkını vermeye başlamış olan program. ben zaten durumu çok iyi olup, sırf keyfinden, kocasına inadından, annesinin tarzından sıkıldığından evini yenilemeye giden insanların başvurularına neden öncelik verildiğini bir türlü anlayamıyordum. bana şımarıklıktan başka birşey gibi gözükmüyor.

    programcılar başta yapması gerekeni ortalarda yapmaya başladı. programı insanların aklında daha iyi tutundurmaya da neden oluyor bu haliyle. ama son çalışmalara bakarak hakikaten bir tebriği de hak ediyorlar. özellikle o ustaların samimi çalışmaları, mimar selim yuhay 'ın mütevazi halleri programı daha da sıcak yapıyor.
  • iki gündür izleyip takdir ettiğim program. dün köyde öğretmen lojmanını, bugün çatalca`da bir köy evini yenilediler. gerçekten helal olsun öyle bir odasını da değil bahçesinden çelik kapısına kadar.

    edit: yuh dış cepheyi bile boyadılar 30.000 masraf yaptılar. kadın hala bura niye çamur diyo. gören de der ki nişantaşından bugün dönmüş.