şükela:  tümü | bugün soru sor
  • çok mantıklı bulduğum eylem. bu öğrenci evleri normal bir olay zaten ancak ilginç şekilde yeni evli evlerinde pek yaygın olmadığını farkettim.

    yakın zamanda sevgili bir arkadaşımın eşi ile giriştikleri bu israfı önleyen hareketin daha da yayılması temennisiyle başlayayım. "fakirseler neden evlendiler!!??" demeye gelmiş, linçsever ergene de iki çift lafım var. fakir filan değiller, arkadaşım akademisyen ve eşi uzman doktor. ailelerin de maddi durumu yerinde. ikinci el meselesi de israfı önlemek için yaptılar. toplamda cuzi bir miktara düğün dernek işini halletmişler.

    şimdi ise başka bir evlenmek üzere olan arkadaşım ikinci el eşyalarını bağışlamak ya da makul bir fiyata satmak isteyenler için ilan verdi. 1500 liraya tüm ev eşyalarını alıyor şu anda yurtdışına taşınacak olan hostes bir hanımdan. kimse kusura bakmasın ama şunu da eklemek istiyorum, eşinden bağımsız olarak kendisinin euro cinsinden epey yüklü bir maaşı var.

    bir diğer örnek ise eşinin öğrenci evine gelin olarak giden sevgili arkadaşım. yatak kötü olduğu için sırtı ağrımış, bundan dolayı yatağı sıfır aldılar. yatağı satan satıcı yeni evli olduklarını öğrenince birkaç kırlent hediye etmiş. eve yeni giren eşyaların hepsi bu. bu kimseler de öğretim görevlisi. toplamda 2 haneli maaşları var ki onun yanısıra iki tarafın ailesi de akademisyen.

    bu saydığım kimseler dindarlar ve muhafazakar ailelerden gelen kimseler. aileleri önce biraz garipsedi ancak sen dik durduktan sonra ne diyebilirler ki.

    bir de kuzenimi düşünüyorum 5 yıl evvel evini 50bin liraya düzmüştü. hayattaki en büyük başarısı öğretmen olmak ve aynı okulda tanıştığı öğretmen bir bey ile evlenmek.

    neymiş, israf etmemek paraya bakmıyormuş. toplumdaki konumundan tatmin azaldıkça para harcama daha çok artıyor. hangi konumda olunursa olunsun, nefretten arınıp tatmin duygusunu gerçekten yaşayabilmek dileğiyle..
  • baştan aşağı değil de ihtiyaç olan bir takım şeyler güvenilir bir kaynaktan olacaksa alınabilir bence mantıklı bir harekettir
  • tam 13 yıl öncesini anımsatmıştır.

    boşandıktan sonra 2+1 ev tutmuştum. evden ayrılırken aldığım tabak çanağın dışında sadece bir tane çekyat vardı ve bütün eşyam küçük odaya sığmıştı. çünkü para mafiş.

    diğer odayı ofis gibi kullanıyordum, açıkta kalan misafir odası denilen yer bomboş. yine allah razı olsun ev sahibim olan kadın, "köşe takımı var ister misin" dedi. atladım tabi, bir araba tuttum, etiler'den bizzat aldım, taşıdım eve koydum. manken esra eron'un evi olduğunu sonradan öğrendim. kendimi toparlayana kadar o krem köşe takımını yıllarca kullandım.

    bir arkadaşım, tuzla'daki villasından bir çekyat verdi. şirketinin arabasıyla aldım, yükleyip eve koydum. onu da tam açarak yatak olarak kullandım. yalnız köşelerinden söküldüğü için üstüne birkaç kat örtü koymuştum görünmesin diye. sonrasında tv, çamaşır makinası hibe eden oldu.

    böylece ikinci el eşyalarla kiraya çıktığım evi doldurdum. herşey zamanla yerine oturuyor. daha sonra ben de o eşyaları ihtiyacı olan başka insanlara hibe ettim, bana ettikleri gibi .

    o zamanlardaki çaresizliğim, ruhumda derin izler bıraktı. kimin dost, kimin dost görünümlü çakal olduğunu birebir yaşayarak öğrendim. buna karşılık bu deneyim bana ev, araba, bankada para gibi artılar kazanabilmek için gerekli motivasyonu ve kararlarımı buna göre almamı sağladı.

    sonuçta hiçbirşey sürekli değil ve herkes aslında yaşamınıza belli bir süre için gelen misafirlerden ibaret. biraz sabırlı olun ve elinizden geleni esirgemeyin yeterli.