şükela:  tümü | bugün
  • köprüyü geçene kadar ayıya dayı demeyi bilen erkektir.
  • henüz evlenmeden önce, boşanacağı tarihe karar vermiş ama bu kararını kimseyle paylaşmamış erkek. *
  • kadınların korkulu rüyasıdır.

    100 kadına sorun, evlilik korkusu üzerine en popüler cevap bu olacaktır.

    erkek neden değişir? aslımda erkek değişmez. normale döner. sen evlilik öncesi, hatta sevgililik öncesi ve sürecinde karşında bir don juan beklediğin için erkek de o tiyatroyu onlar. talep edileni arz eder en basit tanımla.

    evlediğinde normale dönen erkek kadın gözünde değişmiş olur.

    hayal kırıklığı kaplar kadını sonunda. parlak, süslü ambalajın altından budaklı meşe odunu çıktığını düşünür ki o oduna zorla ambalaj giydirten aslında kendisidir.
  • kötü huylu erkek
  • bazen hayat şartlarının değiştirdiği erkektir. etrafımda otuzlu yaşlarda kime sorsam verdikleri cevap çoğu zaman:

    (bkz: şimdiki aklım olsa evlenmezdim)
  • evlenmeden önce kendini değişik gösteren erkektir. evlenince değişmemiş, özüne dönmüştür sadece.
  • sadece rol yapmayı bırakmıştır. pokemon mu bu?
  • evlendikten sonra değişmemiş, tam tersi hala hayatının olduğu gibi devam edeceğini sanmış olan erkektir.
    bu kadın kişinin gözünde, eşinin evlenince değiştiği düşüncesini uyandırmıştır.
    arada sırada kaçamak görüşmeler, sevgi dolu sözcüklerinin yoğun olduğu kısa ama kadın için oldukça özel olan anlar, evlenince aynı devam edegelecek sanan kadının amansız serzenişidir.
    gerçi erkek, evlendikten sonra hala ailesiyle beraber yaşamak zorunda kalıyor ise ya da çok yakın ise kendi ailesine, hala annesinden beklediğini ilgiyi ummakta, bir sorumluluk altına girmeye hazır hissedememekte ve özellikle bu sebeplerden karısına koca mı yoksa hala annesinin küçük oğlu mu olduğunun farkına varamamaktadır.
    ve şu bir gerçek ki erkekler babalığı da kocalığı da zamanla öğrenirler, ancak hele de hala evlendiğini içten kabul etmeyen bir anneye sahipse ve erkek karısıyla iş gibi mecburi sebeplerden ayrı yaşıyorsa, hala daha evlendiğini algılayamamıştır ve bu durum kadının gözüyle "evlenince değişti bu herif" diye düşündürmüştür.

    peki çözüm nedir? tabiki atalarımızın dediği gibi evlilikte yuvayı yapan dişi kuşa düşmektedir. ne yapılabilir?

    - zamana bırakılan bir evlilik
    - sabrı gösterme de yüksek bir performansa ihtiyaç duyan kadın eş
    -anlayışlı olmak
    -şefkatli olmak
    - tapusu ben de nasıl olsa deyip evliliğine sahip çıkmak
    - erkeği, evine bağlamak için huzur vermek tartışmamak
    -bir aile olduğunu her fırsatta göstermek

    (bkz: kadın olmanın zorluğu)
  • evlilikte atilan imza yok mu? senet imzalamissin gibi. artik onun tapulu mali (cok ayip) olmussun gibi. ıste o imza bilincaltinda artik kur yapmama gerek yok hissi uyandirir. kandirmak icin bir hedef, rol oynamasi gereken bir disi ve gelecek plani yaptigi biri yoktur karsisinda. siz onun olmussunuzdur ve onu o gibi kabul etmek zorundasinizdir. kisaca herseyin normale donme vakti gelmistir..
  • yine tüm erkek yazarlar döktürmüş...arkadaşım bırakın da bari burada özne biziz, biz yazalım. (dolaylı özne gerçi:)

    boşanma sebebidir. eşimle ben yan yana geldiğimizde herkes oha falan diye bakıyor, farkındayım. hani var ya
    (bkz: güzel kızların çirkin erkeklerle beraber olmaları) işte ondan...

    bu arada ben yüksek lisans yapıyorum, eşim lise mezunu...

    bu arada benim ailemin durumu iyi eşim ve ailesi gerçekten fakir...

    evet bu maddi etiketlerin bence de bir önemi yok, gerçekten bunlar toplumun yarattığı algılar, önemli olan karakter ve paylaşım diye düşünüyorum ben, zaten öyle olmasa evlenmezdim...

    evet gerizekalı erkeğin çükünü kutsal gören ve kadını sürekli aşağılayan arkadaşlarım, benim durumum da eşimi sevdim ve tercih ettim (tüm emin misin?lere rağmen) çünkü eşim gerçekten karakter ve davranışlarıyla herkesin beğenisini kazanan, anlayışlı bir adamdır. hayatım boyunca yanında kendim gibi olabildiğim ve bunu bana normal hissettiren tek insandı...

    ama işte dediğiniz gibi ayı dayı olayı... daha çok yeni evliyiz ama burnumdan geldi, hem maddi olarak hayatımda hiç görmediğim bir yoklukla mücadele ederek, berbat işlerde çalışarak, hiç bir şey almayarak, sürekli hesap yaparak eşime destek olmaya çalışıyorum. hem de evlendikten sonra klasik türk ayısına dönüşen eşimi idare etmeye çalışarak manevi olarak mücadele ediyorum.

    eşim artık, saçma sapan hareketler yapıp onaylamamı, sinirlendiğinde veya bana kaba davrandığında tepki verdiğim zaman beni cezalandırmayı ve ona itaat etmem gerektiğini düşünüyor...hani bazı kadınlar vardır zorla asla bir şey yaptırtamazsınız, işte ben onlardanım. peki sizce bu durumda ne oluyor?

    evet yaklaşık son bir aydır alttan almayı bıraktım boku çıktı çünkü. peki ne oluyor? bildiniz şiddet! yalan olmasın hiç vurmadı ama istemediğinden değil, evdeki eşyaları kırdıktan sonra sıra bana geldi ve gerçekten gördüm gözlerinde onu...zaten eğer çenemi kapatmazsam olacaklardan sorumlu olmayacağını açıkça belirtince ağlayarak evden ayrıldım...

    eşim allah başta olmak üzere, tüm çevrem şahittir; götünü yırttı evlenmek için, abartmıyorum bu arada. defalarca ona ondan hoşlanmadığımı, evlenmeyi zaten düşünmediğimi açıkça belirttim. ama o kadar iyi ve dürüsttü ki, bakın romantizmine kapılarak demedim evet'i, vurguluyorum gördüğüm en dürüst karakterli insandı...

    yukarıda bahsettiğim olay ilk kez yaşandığında ve yerin dibine girerek bana yalvararak özür dilediğinde kapanmıştı. evet yine bildiniz aradan 1 ay geçince tekrar yaşadık. ve bu arada kesinlikle ben suçluyum yani hep benim tepkilerim yüzünden oluyor bunlar ah keşke biraz alttan alsam yoksa niye böyle yapıyorum...

    artık onu sevmiyorum...