şükela:  tümü | bugün
188 entry daha
  • mezardan yazıyorum. *
    olmaz mı ya! ortak bir yaşam evet ama bir nevi kişinin kendi eseri ve yansıması sonuçta.

    bazen boktan giden bir evliliğin varsa sebebi büyük ölçüde sen de olabilirsin.
    taviz vermek, katlanmak, problemleri görmezden gelmek veya hatayi, sorumluluğu karşı tarafa yigmak gibi durumlar pek de masum değil.
  • hayat var ama nasıl bir hayat arzu ettiğine göre değişir misal 2 çocuklu iş stresli bir hayat da hayat bekar kafasında sadece kendini düşündüğün hayat da hayat. ne kadar kocanı seversen sev çocuklarınla ne kadar sıkıntısız bir aile kurmuş olursan ol bu hayat eğer biraz bekar hayatını seviyorsan ya da yalnızlığını seviyorsan seni kesmiyor. gözün hep bi dışarıda oluyor. ki 30 yaşında evlenmiş bir ben bunu söyleyen. öyle ki gezdim tozdum hayatımı yaşadım ama yok yine de eski hayatımı özlüyorum. belki de çok geç evlenmenin çok gezmenin ve rahat bir hayatın marifetidir bu hissettiklerim. belki gözümü kocam la açsaydım böyle düşünmezdim. gerçi koca da mesele değil çocuklar mesele. yoksa salt koca olsa mis gibi gez toz kitap oku film seyret yalnız da kal ama yok çocuklarla hiçbir şey olmuyor olan sadece onları sevmek doyurmak yatırmak gezdirmek eğlendirmek. ha bunlar mutlu etmiyor mu beni elbetteki ediyor ama bu hayat benim mi yoo dostum değil bu hayat çocuklarımın. bu arada kocamla da birbirimizi gayet seviyoruz hala deli gibi aşığız ama saydığım sebeplere istinaden çocuktu işti derken neyse... böyle bir hayat bilin diye diyorum.
  • tabii ki var.

    bazal metabolizma seviyesinde olsa bile bir hayattan bahsedilebilir.
  • bir dakika olmadı moliere’in şu cümlesini okuyalı;
    ıl vaut mieux encore être marié qu'être mort.

    aslında ölü olmaktansa evli olmak daha iyidir dese de ikisini ikame gibi kullanması bana da bi’ düşündürmedi değil.
  • evlendikten sonra eğer uzun süreli bir flört sonrası evlenmediyseniz yaklaşık 1 sene kadar arada yaşanan kültür farklılıkları hariç hayat var gibi evet.
    daha sonra her iki taraf içinde monoton bir yaşam tarzı başlıyor. gündelik hayatı sıradan yaşamayı seviyorsanız çok güzel, yok ben arada dışarı çıkarım bir etkinliğe giderim, arkadaşlarla takılırım, onlar çağırdığı an anında gider takılırım derseniz hem kadın hem erkek için çok mümkün olmuyor dolayısı ile hayat algınıza göre durum değişiyor.
  • anne ve babamızı kendimiz seçemiyoruz fakat ömrümüzü beraber geçireceğimiz hayat arkadaşımızı seçebiliyoruz. herhangi bir kısıtlama veya zorlama yok, karşındakini yeteri kadar tanımak için sınırsız zamanın var eğer bir hayatı beraber yaşayabileceğine güvenmiyorsan evlenme. evlendikten sonra nasıl bu kadar pişman yada mutsuz oluyorsunuz anlayamıyorum. ayrıldığınız zaman daha mutlu olacağını düşünüyorsan boşanabilirsin. olay bu kadar basit aslında.
  • eğer aynı evin içinde arkadaş olmayı başarabiliyor,ortak zevkleriniz, sohbetleriniz olabiliyor, empati yapabiliyor, birbirinizin hayatını kısıtlamıyorsanız evet var.bunlar yoksa geçmiş olsun. geçmiş oldu.
  • herkes dedi merak içinde, "evlilikten sonra hayat var mı?" diye.
    boşuna düşünürler, sanki hayat varmış gibi evlillikten önce.
    (bkz: teoman)
  • evlendikten sonra var.
    yok diyenler adına çok üzgünüm ama şahane bir hayat var. en azından bizim için öyle.

    çocuktan sonra var mı? işte o şu an yükleniyor. güncelleme tamamlansın yazacağım.
255 entry daha