şükela:  tümü | bugün
  • bence en guzelidir. meslek hayatim da bine yakin dugun yaptim. 50 kisi den bir kac bin kisiye kadar. hepsinin tek ortak noktasi anlamsiz olmasiydi. gelin ve damat zaten hic bir sey anlamiyor bir de ustune ac kaliyorlar. davetlilere dedikodu malzemesi vermekten baska ise yaramaz.
  • elalemin en fazla 2 gün konuşacağı şey için 50 bine yakın para vermek istemiyorum. o parayı alırım eşimle balayında bir güzel yerim çokta güzel anılar biriktirdim. düğün denen şey net sidik yarışı.
  • ne dersem diyeyim kabul ettiremediğim öneridir. düğünden 3 gün sonra "keşke yapmasaydık sen haklıymışsın" cümlesiyle nirvanaya teğet geçmiştim ama iş işten geçmişti tabi...
  • 2-3 yıl önce "okul, hayat zor ben ne yapacağım?" diye efkarlanan arkadaşıma; "evlen benimle ama düğün sevmem ben" dedim. o da; "ben de düğün sevmem, o parayla x'e gidelim ama önce annemin benim düğünüme dönüşü olacak diye taktığı altınları hafızasından silmemiz lazım." demişti. yakın zamanda haberi geldi, davullu, zurnalı düğün yaparak evlenmiş. umarım dönüş bekledikleri gibi olmuştur.

    bizden önceki kuşağın kadınları resmen düğünleri yatırım aracı olarak kullanıyor. 10 yıl önce amcasının eşinin yeğenine ne taktıkları hâlâ akıllarında. ben de hiç anlamam. neyse ki bizim kuşak düğünlere karşı pek sıcak bakmıyor.
  • düğün dünyanın en gereksiz eylemi ya. sevdiğin bi kaç kişiyle birlikte samimi bi ortamda kutla evliliğini yeterli, yılda neredeyse 1 kere bile görmediğim adam düğünümde halay çekince çok da mutlu olacağımı sanmıyorum açıkçası.
  • aşırı saçma olan geleneklerden biri.

    düğün için harcadığın paraya mı yanarsın, yorgunluğuna mı yanarsın, senelerdir konuşmadığın yolda görsen tanımayacağın kişilerin sırf sen evleniyorsun edasıyla göbek atmasına mı yanarsın, oluşturduğun konvoyun bastığı kornalarla hasta, rahatsız veya küçük çocukları, hatta ve hatta normal yaşantısında olan insanları rahatsız ettiğine mi yanarsın, hiç bir şey anlamadığın ve anlamı olmayan ama patlatmaktan zevk duyduğunu sandığın havayi fişeklerin bir çok gece uyuyan hayvanı katlettiğine mi yanarsın, işler bitip evine geçtikten sonraki 2 ay da gelemeyen akraba, komşu, eş dostun birde kaydedilen düğününü izleyip sana sahte sahte "ayyy canımm ne güzel olmuşsunuz, ne güzellll bir düğünmüşşşş keşke bizde olsaydıkkkk" tarzında samimiyetsizlik kokan cümlelerine mi yanarsın. kısacası dünyanın en saçma uygulamalarından biridir.

    birde hayatında tek hayalinin "düğünü" olan hanım ablalarımız var ki onlar daha bi facia. aklım almıyor bir insanın hayattaki tek hayali nasıl düğünü olabilir?

    neyse bu işi takı toplamak olarak düşünen ve bu yüzden yapanlar da vardır. hiç uğraşmayın arkadaş böyle işlerle. o topladığın takının yarısını gömüyorsun o düğün için tuttuğun mekana.

    nikahtan direkt balayı malayı ne yapmayı planlıyorsanız basın gidin ertesi gün de bir yerde sevdiğin, sürekli görüştüğün kişilerle bir yerde toplanıp adam gibi, insan gibi kutlayın. he takı toplama olayına takılmış arkadaşlar da davetiyelere yazın bi iban numarası ve bir web sitesi, nakit para olarak göndersinler. altına da not yazın "tüm ödemeler ve ödenmeyenler falanca web sitemizde 2 ay sonra duyurulacaktır" diye olsun bitsin.

    eş dost, akraba, komşu rezil olmamak adına o ödemeyi yapacaklardır, siz de kafanıza göre bu engameden kurtulmuş, insan gibi bir hayata yelken açmış olacaksınızdır.
  • bu işten ekmek yiyenlerin rahatsız olacağı kampanya. oğlum bu işte öyle paralar dönüyor ki, ekonomi bunun üstüne kurulsa iyi. düşünsene hacı, kuaför, tekstil, çerezci, düğün salonu sahibi, çalgıcılar, kunduracılar, kuyumcular, düğüne başka yerden gelecek olanlar için turizm acentaları, otobüs firmaları, araba kiralama şirketleri ve daha sayamadığım bilumum sektör bu düğünler sayesinde ayakta. ha gelin ve damat mı? onlar figüran canım, onları boşver. başroldekiler akrabalar ana babalar ve konu komşu.
  • mantıklı olandır.
  • öncüleri biziz sanırım 4.5 yıl oldu