şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kadınları et olarak gören karaktersiz yavşakların sıçmığıdır.

    bir insanın değeri evlenip boşandığı zaman değil, karakterinden, özünden, değerlerinden ödün verdiği zaman düşer ancak. ama bunu özü eksik, karaktersiz pigmeler anlamaz.

    edit: başlığı açan karaktersiz yavşak kaçıp gitmiş, başlık başa kalmış.
  • bu değer nedir, hangi durumda düşmektedir gibi basit bir cevabı hakeden sıçmık.

    misal peygamber'in eşi zeynep evleip boşanmış bir kadındı. peygamber değeri düşmüş bir kadınla mı evlenmiş oldu?

    bu örneği niye verdim? çünkü başlık sahibi mal büyük ihtimalle allah-peygamber-namus üçgeninde zihinsel mastürbasyon yapıp diğer taraftan eli işte gözü oynaşta aklı milletin uçkurunda bir zat-ı muhterem. öyle troll'lük yapmakla olmuyor bu işler, ucunun nerelere değdiğini hesap etmezsen babalara gelirsin.
  • maalesef toplumda böyle bir durum söz konusu.kadın yanlış bir tercih yapmış ve en sonunda boşanmıştır yetmiyormuş gibi toplum tarafından türlü muameleye,yaftaya maruz kalır.öncelikle evlendiği zaman sosyal medyadan vs silen hanımların boşandıktan sonra erkek arkadaşlarını teker teker bulup eklemesi ve flörtleşmeye başlaması değerlerinin düşmesi hususunun başında gelir bu yapılan benimde gözümde değerlerini düşürüyor.bir arkadaşım bunu bana iki kere yaptı ilişkisi başlayınca sildi bitince ekledi oysa sadece liseden bir arkadaşımdı,hoş bir izlenim bırakmıyor.

    en nihayetinde kadın boşanmış olabilir lakin bu toplumda hakettiği saygıyı görmesine asla engel olmamalıdır. boşanmış olduğu için onu belli kalıplar çevresine hapsedip öyle yaşamasını istemekte uygun değildir. hiçbir önyargıya maruz kalmadan özgürce hareket edip dilediğini rahatça yapabilmelidir.
  • kadinlara,

    psikolojik/sosyolojik/ekonomik/fiziksel bir dunya iskence yapmayi kendinde hak gorenlerin surekli boyle bir "deger" muhabbeti yapmasi gozlerimi yasartiyor.

    sanki,

    bekarken/cocukken/25'inden once/vs asiri deger veriliyor da; sonra "dusecek". ay hadi hep birlikte aglayalim.

    (bkz: senin degerine ihtiyaci olan senin gibi olsun)
    (bkz: dunyanin en ikiyuzlu toplumu)
  • ergen zırvası, hele bir evlenin, aynı şey sizin başınıza gelsin ve boşanın.
    ondan sonra bakın bakalım evlenip boşanmış kadınlar hakkında ne düşünüyorsunuz, bekaret sizce çok önemli bir şey mi? çok seksi ve çok güzel bir kadın sizin için olmazsa olmaz mıdır?
    ondan sonra gelin burada zırt atmaya çalışın.
  • borsaya kote olmuşsuz haberimiz yok, hemen spk'ya haber verecem hakkimizda usulsüzlük yapılıyor hatta bizim üzerimizden manipülasyon yapılıp gereksiz hisseler tavan yaptırılıyor diye.
    a kurucu hisseyiz oğlum biz, herkes ulaşamaz herkes alamaz.
  • aslında kalpten geçen böyle bir kısıtın gerçek olmaması. ama bir kadın olarak üzülerek belirtiyorum ki gerçeklik denilen şeyi algılar belirliyor ve bu da o algıların bir sonucu.

    eğitim seviyesinin yükselmesi bile pek bir şey değiştirmiyor yaşadığımız toplumda. sırf çocukları için boşanmayan ve mutsuz evlilik sürdüren ne profesörler ne oda başkanları biliyorum ben birebir. ya da boşandıktan sonra dul kaldım diye eve kapanan yada tam tersi şekilde evli insanlarla diyolog kurmaya meyleden.

    toplumda böyle çünkü, dula daha kolay yaklaşıyor daha net beklentilerle kendini anlatıyor. eğitim seviyesi çoğu şeyi çözmüyor. çünkü entelektüel birikim ve okunan okul paralel ilerlemiyor bu ülkede.

    özetle, kadının işi gerçekten zor. kariyer yapsa güçlü kadın olduğundan erkek ezikliği ile mücadele etmek zorunda, yapmasa erkeğin ezmesine, sindirmesine susmak zorunda. birlikte yaşasa kaşar oluyor, evlense boşansa "ikinci el" oluyor.

    kadın her şekilde bir parça kaybediyor ama bence tüm bu olanlar, bu olumsuzluklar sayesinde bugünkü duygusal zekasına ve gücüne de kavuşuyor.
  • kendi değeri göt kılı kadar olan bir lavuğun serzenişi. yani bu göt kılları tek başlarına değersiz, en fazla sözlüğe gelip sıçarlar. ama işte bunlar toplandığı zaman, akp gibi partiler yıllarca ülkeyi yönetip, ülkeyi şu hale getiriyor. atatürk zamanında dünyayı dize getiren ülke, dünyanın gözünde rezil kepaze oluyor, şamar oğlanına dönüyor.
    işte dünyanın en tuhaf mahluku bunlar.

    akrep gibisin kardeşim,
    korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
    serçe gibisin kardeşim,
    serçenin telaşı içindesin.
    midye gibisin kardeşim,
    midye gibi kapalı, rahat.
    ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
    bir değil,
    beş değil,
    yüz milyonlarlasın maalesef.
    koyun gibisin kardeşim,
    gocuklu celep kaldırınca sopasını
    sürüye katılıverirsin hemen
    ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
    dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
    hani şu derya içre olup
    deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
    ve bu dünyada, bu zulüm
    senin sayende.
    ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
    ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
    kabahat senin,
    — demeğe de dilim varmıyor ama —
    kabahatın çoğu senin, canım kardeşim.

    nazim hikmet