şükela:  tümü | bugün
  • eve getirilen ote beriden seccade ve tespik cikmasi. lan istemiyorum belki
  • evleniyor musunuz, millete 7 yıldızlı otel konforunda yemek mi veriyorsunuz belli değil.
  • (bkz: düğün)
    bu kadar para harcamaya ne gerek var?
  • evlenirken hiçbir saçmalık yapmadım. ne aileler arası çekişmeler, ne düğün telaşı, ne gelinlik, ne o bohçalar, ne diğer saçmalıklar. baya baya kafama göre evlendim.
    ama sonra...boşanma aşamasında hata yaptığımı düşündüm. eğer o çok şey talep eden kadınlardan olsaydım, değerim bilinirdi diye vurdum kafama. çevremde evlenme aşamasında olan herkesi de kınalı düğünlü şeylere teşvik ettim. nası bi düz mantıksa. olayı değer bilinmemeye getirip, bu kadar basit bi çıkarımda bulunmak anca türkiye'de olur muhtemelen. 'lan kendi hikayemi yaşadım!!' demedim de. yok değer bilinmesiymiş, yok bilmem ne de bik bik bik.
    geçenlerde en yakın iki arkadaşım evlendi.
    düğünlerinden kısa süre önce benim evimde pijama partisi türünde biraraya geldik. (hee, olabiliyo öyle)
    baktım onlar düğün, kına, bohça filan savunuyolar, ben karşı çıkıyorum. öyle gereksiz geliyo ki tüm o ritüeller. 'e dedi arkadaş, sen demiştin tüm bu ritüeller belirli tarihi deneyimlerin süzülmüş hali, onlar sayesinde aileler arası denge kurulur.. vs.' oha. hay ben şu dilimi.
    'doğru dedim, öyle düşünüyordum. ama...' durdum. 'ama ben öyle biri değilim.'
    valla ya. ben o değilim. evet, kendimi muhafazakar bir çevreye ittim kendi elimle bi zamanlar. ama sığamadım o kaba hiç. sığamadım.
    boşanmayı bir başarısızlık olarak görenlerden değilim.
    ama o aşkın, onca umudun yok olmasını görmek, bi de çekilen onca acı, öfke, insanı sarsıyor. kendine duyduğun inancı yok ediyor. toplumun tüm geleneklerine uysaydım böyle olmazdı kafasına geliyosun. hani şu ortaçağda geçen filmlerde olur ya. uzun etekleri içindeki kadın kralın ve kraliçenin önünde diz çöktürülür. hani kamera yakın çekim alır ya yüzü yere bakan kadının gözlerini. yaşlar ıslatır gözleri, tereddütle yanlara bakar, kabullenmeye hazır hale gelir söylenenleri... öyle diz çökmüştüm toplumun önünde. 'dediğimizi dinleseydin mutlu olacaktın, huzurlu bi yuvan olacaktı.' dedikçe kafamı onaylayarak salladım yere bakarak.
    ama işte, filmi seyrederken hep dersiniz ya 'la niye bu kadar uğraşıyolar bu hatunla, rahat bıraksalar ya.'
    ha işte, o hatun söylediğinizi duyuyor aslında. (valla bak. iyi ki konuşuyosunuz filmleri izlerken kahramanlarla.)

    ve her şey bi eteğin savrulmasına bakıyor.
  • evlilikten soğutan başlıktır.
  • evliliğin başlı başına yanlış olması dediğimdir
  • ...
  • en entellektüelinin, en sadenin, en fakirin bile bir çırpıda sıraladığı ama iş ciddiye binince o şeylerin hepsini çılgınlar gibi gerçekleştirdiği saçmalıklardır.
  • herşeyi gösterişe çevirmek. geriye kalan dağ gibi borçların altında ezilme pahasına üstelik.
  • nerden baksan delilik nerden baksan akil disi. care yabanci dunur. ona aman hristiyan diyenin aklina sicayim. lan bu rezalete bulasacagima pizzayla evlenirim.