şükela:  tümü | bugün
  • herşeyi gösterişe çevirmek. geriye kalan dağ gibi borçların altında ezilme pahasına üstelik.
  • taş fırın erkeği olarak seçilen kocanın, düğünde zorla gelinin başına güller dökmesi!
  • nerden baksan delilik nerden baksan akil disi. care yabanci dunur. ona aman hristiyan diyenin aklina sicayim. lan bu rezalete bulasacagima pizzayla evlenirim.
  • yazılanları okuyorum. okudukça gözlerim parlıyor. bu saçmalıklara uyanan insanları ve onların dik duruşlarını gördükçe mutlu oluyorum. gösteriş budalası kişilerden ise tiskiniyorum.
    (bkz: tiskinmek)
  • bohça
    çeyiz
    nişan töreni
    takı pazarlığı- kim içinden ne geliyorsa alsın gelsin. şahsen kitap bana daha makbul
    sıfır esyayla mobilyacı gibi ruhsuz ev döşemek

    ilk aklıma vee itici gelenler. asla yapmayacağım bunları. o kadar da büyük konuşuyorum.
  • başkaları eğlensin diye...
    yok yazmaktan vazgeçtim. anti klişe timi bir an gözümün önünden geçti.
  • en başta düğün yapmaktır. net. ulan kızını bir herifle el ele gördüğünde gider tokat atarsın sanki bir namussuzluk yapmış gibi. kızın biriyle görüştüğünde ortalığı ayağa kaldırırsın. ancak gel gör ki söz konusu düğün olduğunda gider bunu cümbür cemaate duyurursun "bakın bu gece benim kızımı çok sağlam sikecekler ehehehehehe." diye...

    bir tane kağıt parçasıyla kalem çiziği için mi yani tüm bu yaygara? sırf devlet onaylı sikiş için yani onca gümbürtü?

    saçma sapan insanlar amk...
  • gelinlik almaktır, kiralamaktır.

    hayatın boyunca allah bozmazsa bir kere gieyeceğin bir elbise için 3000+ tl vermek de neyin nesi? böyle böyle piyasayı yükselttiler. bir de pırlantalı yaptıranlar falan vardır ki, onlara hiç değinmek istemiyorum.
  • nikah memuruna şaka olsun diye hayır demek.
    ibretlik bir denyoluk örneğidir.
  • evlilik adına yapılan materyelist törenlerdir

    efendim kendimi şöyle izah edeyim, neden iki insan "biz birlikteyiz" demek için bir kağıt parçasına gerek duyar? bir kağıt parçasına bu kadar anlam yüklemek ne kadar doğrudur?

    flört 1 level, çift olmak 10 level, evliliğe de 100 level diyelim sevgili canlar. 10 level'ken 100 level'a atlayamazsınız değil mi? açıkçası pek çok kişi öyle olabildiğini zannediyor.

    o kağıt parçası, kız isteme merasimi*, kına, bekarlığa veda partileri, düğün ve balayı size 90 level atlatmayacaktır. velhasıl kelam, 100 level'da olmak sizi ve karşınızdakini de bir anda iyi bir insan, beyaz atlı prens ve kül kedisi yapmayacaktır. biri ile aranızda sevgi bağı giderek güçlenirse bu aksiyonlara gerek olmadan zaten seviye atlaya atlaya, sağlıklı bir şekilde 100 level'a ulaşır birer eş olursunuz birbirinize. kız isteme merasiminin adı aileleri tanıştırmak olur, ortak bir paydada buluşursunuz.

    baktınız olmuyor ara verirsiniz veya vazgeçersiniz ve böylece sizden başka kimse de zarar görmez. ne boşanma siyaseti olur, ne ailelere, eşe dosta nasıl anlatacağız olur. üstelik laf arası, evliliğe 50 bin tl harcadık, az mı harcadık, şimdi çöpe mi gitti o paralar diye kimse düşünmez, pis bir materyelizmle de karşılaşmazsınız.

    -ama şimdi kutlama yapmak da güzel değil mi, şöyle bir göbek atmayalım mı?
    yapın, yapmayın diyen mi var? aileleri alın, yakınlarınızı çağırın, sizin için kıymetli insanlarla güzel bir yere gidin, yemek yiyin, sohbet edin, dans edebiliyorsanız dans edin, şarap yudumlayın. eğlenmek isteyen adını koymadan da eğlenebilir.

    -balayı da mı yapmayalım?
    hobi olarak yine yapın. halanızın dayısının, asık yüzlü sivilceli oğlunun gönlünü hoş etmeye çalışıp, hayatınıza zerre etkide bulunmamış insanlarları eğlendirmek yerine gidin dünyayı gezin. hatta, bu kadar parayı dıdısının dıdısına harcamak yerine inanın siz tatile giderken, anne babaya jest yapıp onlara birer tatil hediye edebilirsiniz. daha mutlu, daha hoş olmaz mı?

    -peki ya çocuk?
    orayı henüz bende düşünüyorum. hukuksal olarak bir zemin olması adına belki o zaman o kağıt parçasını temin edinebilinir fakat çocuğa rağmen buna gerek duymayan çiftler de var*

    burada hayata nasıl baktığınıza ve karşı taraf ile yakınlaştıkça onun da hayata nasıl baktığına bağlı olarak yaşantınız değişecektir. kimi erkek vardır arkadaşına "daha düğününde göbek atacağız" der. kimi kadın vardır arkadaşına "bi' düşünsene beyazların içindesin" diyebilir. ikinizde düğüncüyseniz, ya da ikinizde materyalizmden uzaksanız ve klişeler olmadan da birliktelik yapabiliyorsanız ne mutlu size. fakat biriniz öyle biriniz böyle düşünüyorsanız sıkıntı oluşabilir. ya ilişkinin özünde olduğu gibi biriniz domates iken ketçaba, diğeriniz patates iken dilimlere dönüşerek ortaya patates kızartmasını ortaya koyup, füzyon bir şey ortaya çıkartacaksınız, ya da ilişkide ne istediklerinizi tekrar düşünüp, birbirinize uyumluluğunuzu tekrar gözden geçireceksiniz.