şükela:  tümü | bugün
  • boşanma oranlarından haberi olan erkektir. emin olmadan, karşıda ki insandan ve kendinden yeterince emin olmadıkça hem kendi hayatını hem karşıdaki insanın hayatını rezil etmeye niyeti olmayan erkektir.
  • benim kardeşim en azından şimdilik
  • benden uzak durasıcadır.
  • evlenmek istediğim erkektir.
  • ömür törpüsüdür.
    hayır arkadaş, ben inanmıyorum buna. yok aidiyet istemiyormuş, yok bağlanmaktan baskılanmaktan korkuyormuş, yok özgürlüğünün tadını çıkarıyormuş. geçiniz bunları. olsa olsa "seninle evlenmek istemeyen erkek"tir o. bu konuda büyüklük taslayan nice yiğitler bile orta yaşı geçtikten sonra evlenmek istiyor. tabii ki istisnalar da yok değil.

    şimdi bu konuyla ilgili birçok ihtimal var. ben aklıma gelenleri sıralayacağım.

    1. evlenmek istemeyen erkek (kendisine eie diyelim) zamanında kendisinin ömrünü tüketen kadınlara rastlamıştır. "ilk dokunduğum kadın eşim olsun" mantığıyla çıktığı yolda masumane hayalleri bir bir sikilmiş ve itinayla evlilikten soğutulmuştur. nice ahlaklı diye baktığı kızlar her gece onla bunla yatıp kalkmış ve sonrasında kendisine "bakireyim" diye yutturulmaya çalışılmıştır. her muhabbette "kız olursa adı ne olsuuun :))" cümlesine maruz kalmış ve hayattan bezmiştir. kendisine her zaman evliliğin sorumluluklarından bahsedilmiş ama bir hayatı paylaşma düşüncesi aşılanmamıştır. erkeğimizin zihni de boş bir levha gibi olduğundan malesef zararlı bilgilerle dolmuştur. bir süre sonra dünyada ömür boyu katlanmaya değer bir kadın olmadığına inanmış, güveni sarsılmış, "yok abi evlenmicem" kafasına ulamıştır. bu erkeğe yazıktır, günahtır. bu erkek masumdur, kadersizdir. hayatında farklılık yaratacak bir kadınla karşılaşana dek evlenmez. ama içgüdüsel olarak en başta evliliğe sıcak baktığı için orta yaşlara kadar beklemez, 30'una varmadan ya da 30'lu yaşların başında evlenir.

    2. bu sınıftaki eie'ler tabiri caizse "piç" tayfayı oluşturur. hayattaki tek amaçları yemek, içmek ve sikmekten ibaret olan bu terliksi hayvanlar; aşk ve sevginin yanından bile geçmezler. bağlanamazlar, çoğunlukla kadınlara 250 gramlık bir et parçası muamelesi yaparlar. aşırı materyalist düşüncelere sahiptirler. baştan beri evlilik kurumu onlara saçma gelir, hayatını birine bağlayan "ahmak"lara gülerek bakarlar, dalga geçerler. evlilik lafının kıyısından geçen her kadına kafalarında "kezban" damgasını yapıştırıp onları olmayan beyinlerinin tozlu sayfalarına gömerler. tahminimce bu erkekler iletişimsel olarak sıkıntılı bir aileye sahiptirler. evde adı sanı pek geçmeyen pısırık bir baba, iletişimden ve sevgiden yoksun bir şekilde ailesine göz kulak olmaya çalışan dominant bir anne, hayalet kişiliğe sahip bir kardeşle aynı evde yaşıyor olabilirler. ceplerinde bitmeyecek paraları, altlarında durmayacak bir arabaları ve etraflarında bol bol "kardo"ları vardır. her neyse efenim bu eie'miz de gençliğini hunharca(!) yaşayarak geçirir. belki çok ah alır, hayatı tek hücreli bir organizmaymışcasına yaşar. gel zaman git zaman yaş kemale erip formdan düşünce, lisede üniversitede "kamil" diye dalga geçtiği adamlar bir bir facebook profile picture'larını güzel birer gelin-damat fotoğrafıyla güncelleyince bu erkeğimizin de içi yavaştan acımaya başlar. yılların çapkını, kendine hala evliliğin gereksiz olduğunu inandırmaya çalışır bir süre. bu buhranda birkaç sene kalır ve yakınlarına bile açıklayamaz durumu. yaşı oldukça ilerlemiş olduğundan, hızlı yaşadığı için yorgunluk belirtilerini daha çok gösteriyor olduğundan "eli yüzü düzgün" bir hatunla kısa süre içinde evlenir, onun da sonu evliliktir. ama ilk kategorideki eie'den daha ileri bir yaşta tabii. 35-40 yaş civarı olabilir mesela.

    3. bu kategorideki eie'ler bizim minik kuzularımızı oluşturur. aman da aman, yüreği pek temizdir onların. ve şanslıdırlar da. hayatta güzel ilişkileri olmuş ve eninde sonunda bir kadınla evlenmeyi düşünmüşlerdir. uzun yıllar boyunca sevgi, saygı ve güven temeline dayandırdığı beraberliğinin bozulması için hiçbir sebep yoktur ortada. fakat öyle bir an gelir ki sihirli bir değnek değmiş gibi tüm mutluluğu bozulur, evlenmek istediği kadınla nişan evresinde veya işler tam ciddileşecekken ipleri koparırlar. işte en zor kategorilerden biri. düzelt düzeltebilirsen. artık içi paramparçadır onların. hem uzun ilişkiden çıkan erkek çaresizliğiyle, hem de evlilik hayalleriyle ortada kalırlar. bu erkekler için iki ihtimal vardır, ya uzun ilişkiden sonra avcı kızlardan birine av olur evlenirler, bir süre sonra mutsuz olacakları bir evlilik yaşarlar. ya da çook uzun süre kimseye "ciddi" (bu kelimeye de ifrit oluyorum) bakamazlar. geçmiş olsun minik kuzular, inşallah kafanıza uygun birini bulursunuz tekrar.

    4. kararsız erkekler. burada bahsedeceğimiz erkekler kadınlara belki de en büyük zararı veren erkeklerdir. genelde iyi, güzel, hoş, bir şekilde "gideri olan" hatunları ağlarına düşürdükten sonra hayatlarını sikerler. ne evlilik lafı açarlar, ne evliliğe sıcak bakmadıklarını söylerler. net değildirler. herkesin sahip olmak istediği, kezban olmayan, iyi güzel kızların çoğunu bu kategorideki orospu çocukları tüketir. çok ikili oynarlar çok. anlayamazsınız. hep bir ümit verirler ama aslında evlenmekte gözleri yoktur. genelde asosyal olurlar, serseri mayın gibi geçirirler yıllarını, belki asosyal oldukları için piç değillerdir ama hep piçliğe heves ederler, hiçbir zaman da ulaşamazlar. ortam yapma hayalleriyle kızımızın ömrünü yeyip hep bir sürüncemede bırakırlar. ilişkilerinde hep bir heyecan vardır, kahretsin işte, tam da kadınların sevdiği. sık ayrılıp barışırlar. yıpratıcıdırlar. dengesizdirler. bencildirler. karşıya verdikleri zararı bilmeden, herhangi bir yol haritası çizmeden, karşısındaki insana acımadan hayatlarını yaşarlar ve karşıdaki insanın da hayatlarını çalarlar. allah belalarını versindir, allah ıslah etsindir. bu kategorideki erkekler toplumdaki erkeklerin çoğunluğunu oluşturduğu için evlenir/evlenmez / şu zaman evlenir diye bir yargıda bulunulamaz. çünkü dediğimiz gibi bu türün erkekleri çeşit çeşit olup, akıbetleri net olarak bilinmez. temennimiz kimseyi daha fazla üzmemeleri yönünde tabii.

    5. evlenip boşanmış erkekler. yaklaşmayın, yanarsınız! belki de eie'ler arasında en haklı olanlar bu erkeklerdir. evliliği tatmış, karı dırdırını çekmiş, düzenli hayatı yaşamış, cinselliğe az buçuk doymuş, sorunlar kavgalar almış başını gitmiş ve erkeğimiz boşanmış. tekrar neden evlensin ki, çok saçma. bundan sonra olgun kadınlarla beraber olup fikirsel ve cinsel paylaşımlar yapmaya yönelir. geçmiş evliliğinden bir çocuğu varsa ne ala, yoksa da annelik içgüdüsüne sahip olmadığı için bunun yokluğunu fazla yaşamaz. birlikte olduğu hatunun -varsa- çocuğuyla güzel vakit geçirir yahut kendini bir hobiye, bir sanat dalına veya işine verir. bu şekilde verimli bir hayat yaşayabilir. kezbanlık yapmaz da toparlanırsa bundan sonrası için başarılı bir hayat yakalayabilir. ve bu adamların bir daha evlenmek istemesi için ciddi şartlar gerekmektedir. iyi düşünün derim hanımlar, zor.

    hiçbir erkek sebepsiz yere evliliği reddetmez. kesinlikle bilinçaltında yatan sebepler veya yaşanmışlıklar vardır. ya ailesinden görmüştür, ya çevresinden. ya çocukluğunda bir şey yaşamıştır, ya detaylı bir araştırma yapmıştır. güven problemi yaşıyordur vs vs, üstte saydık. ha durduk yere böyle düşünüyorsa ya hazır değildir ya da henüz önüne çıkan kadınların hayatını yeterince sikmemiştir (bkz: 4.kategori). kendisine zaman verin. çok da irdeleyip kendinize hayatı zindan etmeyin. erkekler evlilik içgüdüsüyle doğmaz veya kadınlar kadar yatkın değillerdir bu duruma. hele ki günümüz şartlarında güvenilecek bir kadın bulmak bu kadar zorken, kadınlar bile evlilik yerine open relationship veya fuckbuddy müesseselerini tercih ediyorken..

    işbu entry genellemelerle yazılmıştır. istisnalar kaideyi bozmaz.
  • şahsi dünyasında olduramadığı ya da eksik kalmış bir şeyleri vardır bu kardeşimin.

    dün gece, bahsettiğim arkadaşla nevizade'deki sokak masalarından birine oturduk. demleniyoruz. elemanın 3 senelik ilişkisi var. aynı kızla verdikleri araları saymazsak neredeyse 10 senedir beraberler. neyse işte. biraz içince adam mevzusunu açtı. işe başlamadan önce katıldığı eğitimden tanışmış bu kızla. kendi kız arkadaşı da şu günlerde kısa süreli bir tatile çıkmış annesiyle. şehir dışında yani. velhasıl, amiyane tabirle adam kaçak et kesmek istiyor. herifi yıllardır tanırım. hiç böyle bir niyeti olduğunu hatırlamam ama dostlarım adamın gözlerinde o ışığı gördüm. resmen bu ihtimal bile can getirmişti adamın bünyesine. sadakatsizliği övüyoruz anlamı çıkmasın buradan. işte gelmek istediğim nokta da tam olarak bu. bastırılan her ne varsa, yarın öbür gün mutsuz evlilikler ve boşanmalar olarak dönecektir. konuyu enine boyuna konuştuk. kız arkadaşının şehir dışından döneceğini, artık fırsatı olamayacağını söyledi. bir burukluk vardı sesinde. o, hayatını kız arkadaşının olmadığı bir kaç güne sığdırmak isteyen bir düzenli ilişki insanıydı. muhtemelen yakın zamanda evlenecek ama evlenmek istemeyen ve bunu da söyleyemeyen bir insan.
  • 29 yıllık versiyonlarından biri de benim. her kutsal sayılan nişaneye olduğu gibi, evliliğe de zerre saygım ya da inancım yok. bugüne kadar ne sevgilim oldu, ne kimseyi ucundan dahi olsa beğendim. biriyle aynı evde yıllar geçirebileceğimi de düşünmüyorum, anlaşabileceğimi de. fiziken de olsa ruhen de olsa, kim ne derse desin bana sorulursa yalnızlık güzel şey.
  • bir gün evlenir miyim evlenemez miyim bilmiyorum, daha hayatımda sevgilim olmadı ama kendi sorumluluklarımı bile zor yerine getiren bir insanım ben ve ek olarak gerçekten bencilim. bir gün belki sevgilim olur, oradan tam anlaşılmasa bile denerim yürütüp yürütemeyeceğimi ama bilmiyorum, kesin evlenmem kafasında değilim ama evlenirsem de ne kadar doğru bir insan olurum bilemem. hayır karşımdaki insan veya olacaksa çocuk gram umrumda değil, umrumda olan ben o durumdan acı çeker miyim çekmez miyim, yapabilir miyim yapamaz mıyım, o insanlara sevgiyle mi bakarım yoksa bir yük diye mi? işte burada önemli olan o.
  • adamına ve tavrına göre saygı duyulası yahut uzak durulası kişidir. zira ziyadesiyle zordur..

    (3 z kuralı!)