şükela:  tümü | bugün soru sor
  • genel olarak biblo, çerçevelenmiş resim gibi şeylerle doldurulan kitaplıklardır.
  • fotoğraf ve akla gelebilecek her türden süs eşyası ile doldurulmaya çalışılmış kitaplıktır. aslında buna kitaplık demek yanlış çünkü, bu durum tv üniteleri için geçerlidir. ünitenin kitaplık gibi olan kısmına eşya yerleştirilir. yoksa birisi özellikle sade bir kitaplık alıyorsa kitap ile doldurur diye düşünüyorum
  • vallahi de billahi de çok özeniyordum öyle evlere ben. bir kitaplık alıyordum bir sene sonra en fazla iki sene sonra tıkma tıkış doluyordu o kitaplık. sonra gidip aynısından bir tane daha alıyordum, ona da aynısı oluyordu. topluyordum okuduklarımı yazlıktaki kitaplığa götürüyordum, orası da doluyordu. artık işler "sürekli büyüyor efendim, durduramıyoruz" noktasına gelince e-kitap teknolojisine geçeyim, yerden kazanayım, dedim. hayatım kurtuldu.
    kindle'ın en eski modellerinden biri var hâlâ bende. yetiyor de artıyor bile. bütün hadise harici hard diskimde. ha, dayanamayıp yine alıyorum kitap. ama gerçekten e-kitap formatında bulamadıklarımı alıyorum. hem daha çevreci hem daha ekonomik. belki bu içinde kitap olmayan kitaplıklı evler de öyledir. bilemezsiniz yani.
  • okuma kültürünün boş zaman olgusu olarak öğretildiği bir toplumda ne kitabı ne kitaplığı.
  • yazıktır günahtır; içler acısıdır, isyan edilesidir.
  • herkesin kanayan yarası:

    (bkz: içinde okunmayan kitapların olduğu kitaplıklar)
  • dekorasyon eşyası olarak kullanılan kitaplıklardır.

    daha korkuncu ise; orta sehpaya konan dekoratif (channel, mhannel) kitaplardır.

    kitaplık düzenlemesi zordur ve ne kadar düzenlerseniz düzenleyin dekoratif gözükmez ama zaten gözükmek zorunda da değildir. kitaplar tiplerine, renklerine ve ya boyutlarına göre değil, türlerine ve serilere göre dizilir ve bu yüzden de ortaya karışık bir görüntü çıkar ve bu kimileri için dünyanın en güzel görüntüsüdür.

    bu sebeple dekorasyon unsuru olarak kullanılmak için pek uygun değillerdir, bunu kullanmakta ısrarcı olmanın gerçekten hiç manası yok...

    illa ki biblolarımı, süs eşyalarımı sergileyeceğim diyenler için dekorasyon önerisi; vitrin, büfe, gümüşlük... kuracağım iç mimarlık firmasına danışmak isterseniz beklerim...

    ---------------

    az kaldı, bir iç mimarlık ve dekorasyon firması kuracağım, bu zevk yoksunu insanları kandırıp paralarını cukkalamakta ne var anasını satayım. kolay yoldan indiragandi, oh mis.

    "bu hem şehirden uzaktaymışcasına tasarlanmış hem şehrin içinde 3+1 köşkü aldığımızda, fransız tasarımcımızın ve italyan mimarımızın getirttiği hint kumaşlarını rulo yapıp gö.. öhöm koltuklarımızı mı kaplatsak, yoksa perde olarak mı değerlendirsek diye çok kararsız kaldık, ev sahibemizin eşsiz zevki doğrultusunda kumaşları bir yığın halinde salonun ortasına koyarak, varoluşsal sıkıntıların giderilebileceği imajı vermek istediğimiz bir ortam yaratmaya çalıştık. şu köşede gördüğünüz yar.. öhöm öhöm varaklı mobilyalarımız, zenginliğimizi ve ihtişamımızı göstermekle birlikte, paşa dedemizden miras asalet, naiflik ve kibrimizi temsil etmektedir. ev sahibemizin özenle seçtiği ananemden kalma çiçekli kumaşlardan dikilmiş kırlentleri de asla kahve içmeyeceğimiz kahve köşemizde değerlendirerek geleceğe dönük yüzümüzün aslında geçmişe de bakan bir tarafı olduğunu ifade etmeye çalıştık ve ne kadar iki yüzlü olduğumuza dikkat çekmek istedik. bu kahve köşemizde otursan oturulmaz, yatsan yatılmaz mobilyalaları massimo zutti adındaki italyan mimarımızla özellikle seçtik ki, bu saçma evimize biraz daha saçmalık katabilelim.

    köşeye konumlandırdığımız kitaplığımızın içine ev sahibimiz normalde kitap okumadığı için, dekorasyonun genel renklerine hakim kapakları olan kitaplar alarak bir bütünlük yakaladık, üzerine de kerhaneden araklanmış loş spot ışıklar yerleştirerek vurgu yaptık ki, azcık kendinizi geliştirmek için kitap okuyun, kitaplıklar dekorasyon unsuru olarak kalmasın sosyal mesajını verebilelim. aynı kitaplardan biraz da orta sehpaya koyarak, bari okuyorum havası ver de çoluk çocuk örnek alsın anlamında kinaye yaptık ama anlamadı gerizekalı...

    oturmak için valilikten özel izin gereken avangard koltuklarla, biraz sonra bir at, pencereden kafasını içeri sokacakmış stiline sahip country mobilyalara sahip mutfağımızı özenle eşleştirdik ki, iki gram huzurumuz olmasın. bu iki farklı konsepti bir araya getirmek fransız gerizekalının fikriydi, adına da eklektik dedik ki bi boka benzemeyen bu tarzı, sanki bir bokmuşcasına ev sahibine kakalayalım.

    bu muhteşem çalışmamızda ev sahibimize ve dekorasyonda hiç söz hakkı olmayan eşine mutlu bir beş sene diliyorum, neden beş sene diye sormayın, eğer adamcağız bu fiyonklarla kaplı akıl hastanesinde delirmezse, beş sene sonra bu evi yenileyeceğiz, yenileyeceğiz ki biz de yolumuzu bulalım."

    hadi bakalım siftahımızı da yaptık...