şükela:  tümü | bugün
  • yaptıkları eylemin ne sonuç doğuracağını bilmeden, sadece duygularıyla hareket eden kadın modelidir.eğer amaç sadece cinsellikse etrafta birçok sapın olmasına rağmen evli adamlarla takılma dürtüsü psikolojik bir rahatsızlık olabilir. yok duygusal bir eğilim varsa zaten sonuç bellidir. adam istediğini alır ve uğurlar olsun diyebilir. birde bunların kötü niyetlileri vardır ki (bkz: yuva yıkan)
  • bir dönem itiraf.com'da sıklıkla itiraflarını okuduğum kadınlardır. bütün genellemeler yanlıştır teoreminden gider ve tedbirli davranırsak, bu kadınların önemli bir kısmının "kazanma içgüdüsü" ile bu tür ilişkilere girdiklerini söyleyebiliriz. başka bir kadının sahip olduğu erkeği elde etmek, bunu bilerek ve kasten yapmak, bir nevi dişilik savaşı gibi birşey oluyor. kendi kendine ne kadar güçlü bir dişi olduğunu ispat etmiş oluyor. bu duygu kimisinde açık ve planlı, kimisinde bilinçaltında içgüdüsel...kimisinde de hiç yok tabi.bazen olaylar öyle gelişir ki insan karşısındakine hiç düşünmeden aşık olur, evliliği sadece bir engeldir, amaç veya araç değil..
    hangi güdüyle yapılırsa yapılsın evli erkeklerle ilişkiye girme sevdalısı kadınların ciddi miktarlarda olduğunu söylemek çok da yanlış olmaz. birçok evli erkek arkadaşımın, akrabamın "abi bekarken yüzüme bakmazlardı, evlendim ne oldu anlamadım" diye hayretle durum bildirmelerine şahit olmuşumdur. yüzde on gibi bir oranı doğru olsa yeter. hatta bir arkadaşımın, "abi kız tavlamak istediğim zaman parmağıma bir yüzük takıp bara gidiyorum" dediğini ve cebinden bu tür olaylar için kullandığı alyansı çıkarttığını gün gibi hatırlarım (bekardı kendisi)
    milyarlarca insan var ve milyarlarca farklı eğilim demektir bu da. aralarında evli erkeklerle ilişkiye girme sevdalısı da olacaktır tabi ki..evlilik lafını duyunca olanca gücüyle kaçanı da..insandır, olur böyle..panik yapmayınız
  • (bkz: dost)
  • kadınlar genelde kendilerini aldatan adamı değil de evli erkeklerle ilişkiye giren kadınları suçlamaya kalkarlar.

    halbuki eşine bağlılık için yemin etmiş olan adamdır, karısı varken ona yalan söyleyip başkasıyla beraber olan da adamdır. başlığımıza konu olan kadınların ise beraber olduğu adamın karısına karşı bir sorumluluğu, onun kocasına dokunmama gibi bir yemini falan yoktur.
    ama sanki adam evinde televizyon izlerken yabancı bir kadın onu kaçırıp tecavüz etmiş gibi bir yaklaşımla "hayatına sızarlar adamın, yuvasını yıkarlar, çocuklarını ağlatırlar" demek saçmalıktır kanımca. adam bunları önemsememiş, yuvam ne olacak, karım ne yapacak, çocuklarım dengesiz olacak mı diye düşünmemiş bizse hala adamı değil de başkasını mı suçlamaya çalışıyoruz?

    (devasa parantez: aslında burada bahsettiğim kadın veya erkek olmakla ilgili değil, aldatılan tarafın genelde partnerini değil de onun beraber olduğu insanı suçlama eğilimi. yani evli bir insanla ilişkiye girenin bir kadın veya bir erkek olması yukarıda saydıklarımı değiştirmez)
  • gençken de "sevgilisi olan erkekleri ayartmaya çalışan kadınlar" kategorisinde yer almış kadınlardır bunlar muhtemelen.
    sadece kendilerine ait olacak bir erkek bulamadıkları için, başka kadınların da sahip olmasını istemezler.
    hatta hırs yaparlar; kendi egolarını tatmin etmek "tercih edilen" olmak, "karısı/sevgilisi de olsa hiçbir erkek beni reddedemez, süperim ben" diyebilmek için, başkalarına acı vermekten çekinmezler. saygısızdırlar, düşüncesizdirler, savunulacak hiçbir tarafları yoktur kanımca.
    erkekler çok mu masumdur; tabii ki hayır. ama şu da bir gerçektir ki; kadınlar, kadınlara karşı erkeklerden çok daha acımasız olabilmektedir çoğu zaman. *
  • karisina ragmen yasamaya calisan kocalar kategorisindeki erkeklerle sevgili olan kadınlardır bazen. metres sınıfında da anıldıkları olur, yuva yıkan kadın olarak da bilinirler. evli erkeğin karısıyla dost (!) olanları bile vardır. bazıları sonradan bu adamların ikinci eşi olur. bazıları başka adamların yeni sevgilileri.

    kimisi bir hayat arkadaşı peşindedir. hayat arkadaşı "part time" da olsa, yasak ya da kaçak zaman dilimleri paylaşsalar, geceleri tek başına yatağında gözyaşlarını içine akıtsa da... kimisi aşk rüzgarlarıyla savrulmuştur bu adamın kollarına, kimisi kandırılmıştır. aldatan erkeğin aldattığı kadın olmuştur.

    kimisi hoş akşam gezmeleri, etiler'de bir daire, efendim güzel bir marka arabaya satmıştır yataklarını evli erkeğe. onlar da gözyaşı döker. "karına bmw almışsın yeni aşkııımmm.. ühühüühh..."

    böyle bir ilişkiyi seçen kadın bu türlerden hangisine dahil olursa olsun, ağlamaya mahkum etmiştir kendisini. bir yalanı yaşamaktadır. nereye kadar? gözyaşları kuruyuncaya kadar...
  • erkeklerin aldatmasinin normal olarak algilandigi bir toplumda (hulya avsarin beyanlarini ibretle seyretmekteyiz) bir kadin evli/iliskide olan bir erkekle iliskiye girerek aldatan erkegin ekmegine yag surmektedirler. bu kadinlar, turkiye gibi gelismekte olan ulkelerde kadinin statusunu bir adim ileri goturme, ortak toplum yasantisina bireysel katkida bulunmak gibi kavramlari akillarina getirseler, asklarindan olseler dahi evli/iliskide erkeklerle birlikte olmamalari gerekir. ne de olsa bu isler parayla degil, sirayla.
  • kullanılan kadınlardır.