şükela:  tümü | bugün
  • doğada insan dışında evlenen bir canlı olmamasıyla kanıtlanan durum.

    koca dünyada sayısız türde canlı yaşıyor. hepsi öyle ya da böyle hayatlarına devam ediyor. evlenmek ise bir tek insanda olan bir özellik ki sonradan ortaya çıktığı da çok net.

    bütün canlılar her işini tek başına görürken insanoğlu neden evlenmek ihtiyacı duyuyor?

    hadi bu ihtiyacı duydun, neden bunu bu kadar zorlaştırıyor?

    kim ne derse desin bir insanın ömründeki en zorlu virajdır evlilik. ve esas amaç evlenip mutlu olmak iken, yine insanoğlu tarafından getirilen saçma sapan kıstaslar yüzünden zaten doğaya aykırı olan bu durum akla ve mantığa da aykırı hale gelir.

    en iyisi erkin koray devam etsin bundan sonra..

    tek başına

    http://www.youtube.com/watch?v=hqoiqoke9u4
  • 56 yaşındaki doktoruma göre erkek olmak bir hortumdan farksız olmakmış, her önüne geleni sulamakmış. dolayısıyla erkeğin doğasına aykırı imiş evlilik.
  • evlilik resmi bir işlem olduğundan ve doğada "belediye başkanı", "papaz", "imam" gibi kavramlar olmadığından, doğa kanunlarına aykırı olması normaldir.

    doğrusu için (bkz: tek eşliliğin doğaya aykırı olması)
  • hakkında daha çok okumamız lazım.. bilgi yok ama fikir çok maşallah..

    http://en.wikipedia.org/…ogamous_pairing_in_animals
  • doğa'dan kasıt vahşi doğa ise doğrudur. çünkü ormanda nikah memuru bulunmaz. orman işleri müdürlüğünün de nikah kıyma hakkı yoktur. neresinden tutarsan tut. tutma.
  • evlilik doğaya aykırıdır. doğru.
    fakat insanın zaten doğaya tam uyumla yaşayan bir canlı olduğunu kim iddia ediyor ki?
    insan doğada var olup, doğaya aykırı tek canlı türü zaten.
    kendine yasalar icat eden, sonra da hep yıkıp bir yenisini yapmak isteyen tuhaf varlık işte.
  • resmi olarak evlilik mulkiyetle ilgili. insanlari mulk altina almak. mulkiyet ise artik deger olusturunca var olabiliyor. artik deger tarim ile olusmaya basladi ondan once vardi pek diyemeyiz bence. bolgesini savunan ve oradaki kaynaklari mulk edinen insan toplumlari olmustur hatta boyle hayvanlar dogada da vardir ama dogadaki kaynagin mevsimselligi oldugu icin yine tam anlamiyla bir mulkten soz edemeyiz gibime gelen durum seklindeki var olus, olmaklik, kant. tarim yapmaya baslayip medeniyet kurmak ve bin turlu mulkiyet gelistirmek dogaya aykiri ama insana aykiri degil ve biz insaniz ya o yuzden.

    kazlar mesela tek esliymis. baslarina bir imam koyup siz evlisiniz artik tamam bitti dedirtsek kazlar sadece giiiykk giiiyk diye cevap verip tislarlardi ve sonra tek esli yasamlarina devam ederlerdi cunku neden, mulk yok kafa rahat. demek ki evlilik dogaya aykiri degil tamam. ya da aykiri oldu o zaman.

    sanki evlilik dogaya aykiri olunca artik kimse evlenmeyecek kafayi calistirdiginiz mecraya dikiz. yagmurlar yagiyor otlar uzamistir gidin bahce capalayin be.
  • (işbu yazının evlenmenin resmîyetiyle alakası yoktur, aynı evde yaşamak anlamına geldiği farz edilerek şey edilmiştir. yoksa sokayım affedersiniz düğün masrafına, nikah memuruna)
    eğlenilecek, ellenilecek ve de bittabi evlenilecek adamı/kadını bulduğunuzda gerçekliğini kaybeden önerme. böyle birini bulduğunuz vakit artık doğaya aykırı olan, doğadan uzakta olmaktır.
    aranızda 30 katlı holdinglerde çalışan ceo'lar görüyorum ibneler. ulan metreslerinizi bari aynı yerde işe sokmayaydınız? ahahahaha bence çok alemsiniz. bence siz bambaşka bir alemdesiniz. dedikodu yapmak gibi olmasın ama karınız diyetisyenden arta kalan zamanlarda sizin milyonlarınızı zulalıyor. çok mutsuzsunuz siz, üzülüyorum bak :(
    boşuna dememiş kızılderili, "son balık tutulduktan, son ağaç kesildikten sonra yaşadığınız rezidansları götünüze sokarsınız artık," diye.
    oysaki akşam iki zeytinyağlı, yanına salata (malzemeler tamamen bahçemizin ürünüdür), balıklar da ızgarada, bir de bir büyüğün boynunu kırdık mı deniz kıyısında, benim adamla keyfimize diyecek yoktur, a dostlar. biz gidiyoruz anlayacağınız bu şehirden.
    çünkü leyleklerin bir bildiği var.