şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
4545 entry daha
  • gençsin ve evlenmek istiyorsun. ama de bana, sen kendini kurmuş bir adam mısın? yoksa bu isteminde dile gelen içsel sıkıntıların, giderilmemiş arzuların, yalnızlığın mı var. eğer böyle ise süslü bir yalan, senin evlilik dediğin. tolstoy'un akibetine uğrayacaksın böyle yaparsan. evlilik bir okyanus olacak senin için; ne içebilecek ne de geçebileceksin onu. sokrat'ın 'karın iyi çıkarsa mutlu, kötü çıkarsa filozof olursun' söylemini şiar edineceksin. eşin, kendisini seçmenden ötürü hiçbir zaman affetmeyecek seni. belki de evliliği yadsıyacak ve şöyle diyeceksin: 'insanların birbirini tanımadan evlenmesi çok doğal. eğer tanımış olsalardı evlenmezdi'.
    sevgili okuyucu! evliliği, tanrı'nın insanlara verdiği en büyük ceza olarak görmek istemiyorsan kendini görmeye bak. evlilik yardımcın olsun.

    bertrand russell-evlilik ve ahlak kitabının arka kapağı.
  • önce tanım yapalım: iki kişinin ancak ve ancak birbiriyle evlenmek isteyerek yaptığında bir anlam taşıma olasılığı olan müessese.

    şimdi bu pek subjektif tanımı ele alalım.

    evlilik bir müessese evet. bir sürü evrak işi, başvurular, bürokrasi, hele de farklı ülkelerden insanlar evleniyorsa süreç gerçekten sevgiyi sınar nitelikte oluyor. (dikkat ederseniz işin tören/rituel kısmına girmedim) bunun sonucunda aynı eve eşler olarak giriyorsunuz. sonra bir anda, kira kontratına birlikte imza atar oluyorsunuz. finansal düzenlemeleri birbirine göre yapmak durumunda oluyorsunuz. ortak hesabınız oluyor. devlete karşı bir birlik olmuş oluyorsunuz. belki, birbirinden tamamen bağımsız yaşayabilen çiftler vardır; ama kesinlikle yasal tarafı bulunan, bürokratik bir düzen evlilik.

    sonra evliliğin anlam taşımasına gelelim. evliliğin anlam taşıması, bence iki kişinin birbirinin varlığından rahatsız olmaması, hatta bunu istemesi ile mümkün ancak. yani eşler işten eve gelirken mutsuz ise, veya örneğin bütün bir hafta sonunu evlerinde (ya da başka sabit bir mekanda) yalnız birlikte geçiremeyecek halde iseler, evliliğin anlamından bahsetmek güçleşiyor bana göre.

    bakın çocuktan, seksten, dırdırdan, ortak hobilerden, mobilyalardan veya evlilikle ilişkilendirilen herhangi başka bir kavramdan bağımsız söylüyorum bunu.

    tabi ki tamamen kişisel fikrim. kişisel görüşüm. üstüne basarak tekrar tekrar söylüyorum. tamamen subjektif.

    evliliğin anlamı eşler birbirinden ayrıysa bir araya gelmek istemeleri ile, ayrı kaldıkları zamanlarda ise bir araya gelmek istemeleri ile anlam kazanan bir şey.

    bunun da başlangıçta bu belli kişiyle evlenmek isteyerek edinilebileceğine inanıyorum. (tabi, bu şekilde başlayıp anlamsızlaşan evlilik yok mudur? ama onun yeri bu başlık değil herhalde.)

    yani, daha önce birlikte yaşıyorken de bir arada sıkılan bir çiftin evlendikten sonra hayatında değişiklik olmamasını bekleyebiliriz. ya da sadece evliliğin sosyal statü kısmından faydalanmak üzere kendine imza atacak birini bulan kişinin evliliğinin anlamsız olacağını düşünebiliriz.

    sonuç olarak, zaman geçtikçe kendi içinde devinen, değişen, evrimleşen, organik bir müesseseye "istediğiniz kişi" ile "evlenmek istediğinizde" dahil olunmalı diyorum.

    böyle işte...
  • her şartta hayat enerjisini kaybetmeyen ve elindekilerle mutlu olabilen insanlar için cennet bir müessese.
27 entry daha