şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
1425 entry daha
  • o gün hacı anamım, sabah 7. 30 da"oğlum kalk, kalk yatma kalk, köye yatmaya mı geliyorsunuz. kalkta şu cücelere yem at" at sesi uyandım.
    kendisi saat 7 de kalkmış. küzine yi yakmaya çalışıyordu, bize kahvaltıda bişeyler hazırlamak için.
    "babam atsın ya, bi tatilimiz var. sabah sabah bu acele niye. az yatalım da yatalım" dediğimde, sesini daha da yükselterek " baban senin gibi yatmıyor, sabah 5 te bostana gitti. kenar çitlerini düzeltmek için, içeriye mal giriyor giriyor, sende malak gibi yat kardeşinle" diyerek fırçayı atmıştı.

    babam kendisi 30 yıl boyunca istanbulda devlet dairesinde mutemetlik yapmış, akabinde hacı anamı alarak köyüne yerleşmiş emekli memur..

    bizde naçizane kurbanda, ramazanda yıllık izinlerimizin bir kısmında elini öpmeye gidiyoruz. hakları ödenmez ama napalım..
    tabi bizim peder, köye gidince civciv, tavuk, horoz, hindi, kaz işine merak saldı..
    senede en az 3000-4000 tl bunlara yem alıyor. kışın da birkaç tanesini ayırıp çoluk çocuğu yesin diye hepsini kesip bize yolluyor.
    neyse konumuza dönelim. anamın fırçası üzerine kalktım. elimi yüzümü bile yıkamadan, merdiven altındaki 70 kiloluk mısır sepetine el atıp, sert kurutulmuş mısır tanelerini büyükçe bir tasa doldurup aşağıya indim.
    sanki beni bekliyorlarmış gibi ( ki bekliyorlar), etrafımı yüzlerce hindi, kaz, ördek ve tavuklar sardı. bir de cüceleri. ama nasıl tatlılar.
    bizim oralarda kanatlıların yavrularına cüce derler. kim ne akılla koymuş merak ederim ama koymuş işte
    ulan dedim kendi kendime "her canlının bebekliği ne kadar güzel. allahım ne güzel yaratmış sizi"
    hatta geçen sene evde hamam böceği yavrusu görmüştüm gece tuvalete kalkınca, beni görünce bir kaçısı var ama nasıl tatlı. yemin ederim öldürmeye kıyamamış pencereden aşağı atmıştım. karşı dalda bekleyen kumru kuşu, sanki o anı bekler gibi atılıp yemişti ama en azından ben öldürmemiştim.
    nasip rızk dengesi. ilahi tevafuk. doğru zamanda doğru yerde olmak. ayarlayan bir sistem.

    neyse totalde 150 yakın kanatlı. dedim "anne benim bu tastaki mısırla bunlara yetmez"
    dedi "sen at, birazdan dünden artan yemekleri de vereceğim"
    attım. (videosu var çekilmiş) hadi analarını geçtim, o dişleri bile olmayan minicik cüceler o çekiç ile kırılamayacak sertlikde ki mısır tanelerini lök lök yutmaya başladılar. arada fındık dalında bekleyen serçe kuşları(zaten 2 mısır tanelik mide kapasiteleri var) aralardan mısır tanelerini alıp kaçıyorlar. yemin ederim ben dişimle kıramam o taneleri. kırmam zaten. hadi hap gibi yutsam mide eritemez aynen çıkarırız boşaltım sisteminden.
    benim mide kapasitesi bir kapasitesi o kadar geniş ama etkisiz, cücenin ki 5-10 tane mısır tanesi alacak hacimde ama çok etkili.
    ulan dedim kendi kendime ilahi bir aşkla.
    "ey kudret sahibi, nasıl bir güçsün ki, evreni kendi haline bırakmamışsın. herşey muhteşem bir nizam içinde. mükemmel bir denge, sen ne büyüksün ki herkesi kodlamışsın"
    görmek isteyene binlerce muhteşem örnek. kalbi kör olana ay'ı ortadan ikiye yarsan beyhude.
    sonrasın da derin düşünceler, düşünceler..

    saygılarımla....
  • her olasılığın gerçekleşebileceği kadar uzun bir zaman dilimi + her olasılığın gerçekleşmesine yetecek kadar büyük bir boyutsal alanın içerisinde yer almamızdan mütevellit tesadüf olabileceği kanaatindeyim.

    imam hatiplerin kapatılmaması tesadüf değil ama.
  • içinde bulunduğumuz evrenin büyüklüğünü ve yaşını göz önünde bulundurduğumuzda pek tabii olabilir. ayrıca insanlığın evrenin büyüklüğüne dair en ufak bir fikri yok bu arada. evrenin kum tanesi kadar* bir bölümünü örneklem alıp burada harika bir düzen var demesi gerçekten akıl alır bir şey değil. bir de düzen kavramına nasıl baktığınız olayı var gerçi. şu anda varoluşumuz ve biyolojik birtakım süreçlerden geçiyor oluşumuz size düzen olarak geliyorsa kuantum evrenine de bir bakın bence. o düzen mikro düzeyde pek de çalışmıyor sanki. hepimizin, ve hatta gördüğünüz her şeyi oluşturan parçacıkları kuantum boyutunda incelediğinizde rastlantısallıktan başka bir şey görmeniz mümkün değil bugünün bilgisiyle. kuantum evrendeki herhangi bir hareket, davranış önceden kestirilebilir ya da neden-sonuç ilişkisine dayalı şekilde işleyen bir yapıya sahip değil. bu yüzden de evrende düzen varsa bile* bu düzenin tesadüfi olduğunu söylemek hiç de mantıksız değil.
  • evrenin hacmini, içersindeki atomik düzeyden, en büyük oluşuma kadar var olan şeylerin, evren zamanda varoldukları için karşılaşacağız şeyler ve bunların ortaya çıkardığı ihtimallerin toplam sayısını düşünürsek, bir yaratıcıya gerek yok. ihtimaller ve sonuçlar başlı başına bir tesadüfler düzenidir. bir tanrı arıyorsanız, kaosa bakın !
  • hayattaki amaçsızlığın nisbetinde tesadüftür.
  • 5milyar sene once: hic canlı yok
    4milyar sene once: 1milyar sene boyunca sadece tek hucreliler
    3milyar sene once : virusler
    900milyon sene once: cok hucreliler
    ...
    25milyon sene once: kuyruksuz maymunlar
    6milyon sene once: insanlar diger kuyruksuz maymunlardan ayrıldı....
    .....
    yani zamanın hangi donemine baktıgına gore denge degisiyor.
  • düzende tesadüf yok da düzülen tesadüf eseridir. düzen, bir sistem kurup nasıl düzeceğinin planını yapar. düzülen ise o plandan habersiz yaşar. hele ki birde hangi ülkede doğacağı tamamen bir tesadüftür.
  • entropi evreninde düzen olduğunu sanan dincilerin tersten sorgulamaya çabaladığı soru öbeğidir.
  • hala düzen diyor elemanlar ya.

    bak canım, günün birinde, uzak bir ülkede, birinin götünün belli bir kısmında kılların daha rahat girebileceği bir bölge var(mış). sonra oradan kıllar girmiş, vücut atmaya çalışıyor fakat atamamış. iki üç kılı oraya kanal yapmasına rağmen atamamış. sonra bu zat ameliyat olmak zorunda kalmış

    düzenden anladığınız ne bilmiyorum, fakat kendi kendini hasta etmek için elverişli bir ortam yaratan, sonrasında da en basit işgalciyi vücuttan atamayan sistem eğer akıllı bir tasarımsa, “düzen” içeriyorsa ben bu düzeni sikeyim.
  • evren matematiksel bir düzenle ifade edilebiliyorsa tesadüf değildir.
1 entry daha