şükela:  tümü | bugün
  • başlık “evrende yalnız olma ihtimalimizin insanları çıldırtmıyor oluşu” olacaktı fakat harf sınırına takıldı. geceleri gökyüzünde ışık ışıl parlayan yıldızları izlerken aklımdan geçen düşünce.

    insanoğlu yıllardır dünya dışı yaşam formu arıyor. bunun için güneş sistemi’nin içine çeşitli araçlar gönderiyor; gezegenlerden, uydulardan veriler topluyor. sistemimizden çok uzaktaki sistemler için dev teleskoplar kullanıyor ve yeni gezegenler keşfediyor.

    fakat arama sistematiği genellikle aynı şekilde işlemekte. güneş ebatlarında bir yıldız, o yıldıza dünya’nın, mars’ın ve venüs’ün güneş’e olan kabaca uzaklığı kadar bir gezegen, gezegenin içinde karbon, sıvı su gibi element ve bileşikler, düzenli bir iklimi destekleyecek kalın bir atmosfer gibi bilinen yaşamı destekleyecek koşullar ya da sıvı olan herhangi bir madde. (bkz: titan)(bkz: sıvı metan)

    güneş sistemi’nin de içinde yer aldığı samanyolu galaksisi’nde bile dünya ile benzer koşullara sahip olduğu düşünülen gezegen sayısı 8,8 milyar. bunların uydularında da benzer koşullar olabileceğini varsayarsak sayı akıl almaz boyutlara ulaşıyor. üstelik samanyolu evrendeki en büyük galaksilerden de değil. diğer galaksilerde de dünyaya benzer koşullara sahip gezegenlerin olma ihtimali çok yüksek.

    rakamları yazınca başka bir gezegende yaşam olma olasılığı çok yüksek gibi geliyor. evet, çok sayıda gezegen var, mutlaka birinde hayat vardır gibi ama ya yoksa? belki de dünya ile tıpa tıp aynı koşullara sahip bir yerde bir nedenle yaşam tetiklenmemiştir. sıvı suyu, atmosferi, karbonu, tuzu vardır ama bir faktörden dolayı yaşam başlamıyordur. bunu henüz bilmiyoruz.

    koskoca evrende gerçekten yalnız olabileceğimiz fikri çok ürkütücü değil mi? insan ıssız, karanlık bir sokakta yalnız başına yürürken bile gerçekleşme ihtimali çok düşük herhangi bir nedenden dolayı tedirgin olurken gece gökyüzünü izlerken gördüğümüz yıldızların aslında bizim derin yalnızlığımızı gösteriyor olabilme ihtimalinden tedirgin olmaması çok enteresan. akıl alır gibi değil gerçekten.

    not: başlık biraz abartılı oldu, bu sebeple çıldırmayın tabii ki durup dururken rahatsız mısınız?

    not 2: fizikçi, kimyacı, biyolog değilim.
  • beni çıldırtıyor amk, kim diyor çıldırtmıyor diye?
  • başka insanlar var ne diye yalnız hissedelimki?

    kalabalıklar içerisindeki yalnızlık hezeyanları
  • yalnız olduğumuzu kim söyledi?
  • allah eksikliklerini göstermesin ama bazen ev halkının gürültüsüne katlanamıyorum. yaşadığım şehrin kalabalığında boğuluyorum. aşırı nüfusun gezegeni ne hale getirdiğini okuyor, görüyorum... evrende yalnız olsam ne olur olmasam ne olur. hem sonra kendi gezegenimdekiler birbirleriyle iyi geçiniyor da evren kusur kaldı... yürü git allaanıseversen...
  • allah var gam yok
  • yalnız olma ihtimali denilebilir fakat yalnız olmama ihtimalinin daha fazla olduğu düşünülüyor. evrenin büyüklüğünün yanında dünya cücük kadardır.
  • yalnızlığın değil, başka yaşam formları ile iletişime geçememenin çıldırtmıyor oluşu olabilir - ki ben çıldırıyorum mesela! daha henüz en uzak gidebildiğimiz yer ay (bizzat insanoğlunun kendisinin gidebildiği), dünya'nın atmosferi dışına çıktığımız anda siyah bir vakumun/boşluğun içine kapılıp kendimizi yalnız zannediyoruz. hâlbuki daha samanyolu içerisinde ne gezegenler ve yaşam formları vardır, ki henüz samanyolu'ndan bahsediyoruz... evrendeki trilyonlarca galaksiden yalnızca biri.
  • tam aksine bana huzur veren durum. evrende başka yaşanabilir gezegenler var ama onları bok edecek zeki uygarlıklar yok, yani yoktur umarım. bence son derece mutluluk verici bir düşünce.
  • benide çıldırtıyor ama fazlada takılmamak lazım, nasıl olsa en fazla 70 yıl yaşıyoruz evren için 1 sn kadar.