şükela:  tümü | bugün
  • paralel evrenler kavramıyla çelişen durumdur. eğer bütün evrenler aynı karadeliğin içinde ise sıkıntı büyük.

    diğer taraftan karadelik bir varlık ise kendi içinde başka karadeliklerin olması bana mantıklı gelmiyor. yani iki karadeliğin çarpışması bile yeterince katastrofik iken dev bir karadelik içindeki ufak karadelikler nasıl açıklanabilir ki?
  • evrenin aslında küre şeklinde bir karadelik olması teorisiyle uyumludur. tüm uzay bu kürenin merkezine hapsolmuş ve kürenin çemberine doğru çekilmektedir.
  • metrobüs yolculuğu yaptığımdan dolayı umrumda olmayandır.
  • - gel de bunu akp'liye anlat. daha ben anlamadım.

    adam zaten tanrı yarattı der geçer, anlatmana fırsat vermez. hatta, tanrı da demez allah der. bu sayede 3 bonus sevap puanı alır. hadi ben inanmıyorum, gel anlat diyeceğim ama bende de kapasite sınırlı, ne anlarım evrenin sınırlarından; daha ülke dışına çıkamıyorum.

    en iyisi bu işleri batılılara bırakalım, onlar bizim yerimize düşünsün, biz onlara inanırız.

    onlar ne diyorsa o, var mı ötesi?
  • kara delikler delik filan değildir. önce bunu çok iyi anlamak gerekiyor. bildiğin dünya gibi bir maddeler bütününden oluşur. lakin onun içerisinde fizik, muazzam yerçekiminden dolayı bildiğimiz gibi işlemez.

    ışığı emip gözükmediği için kara denir.
    yer çekimi gücü muazzam olup koca koca yıldızları bile, hatta yıldızları geç ışığı bile içine çeken bir cisim olduğu için de delik denir.

    çünkü bu yerçekimi etkisine bilinen fizikte hiçbirşey karşı koyamaz.

    delik melik yok yani ortada.

    içinde büyüyecek bir madde de koyamazsın (evren gibi). içi boş değildir yani...

    kara delikler de yerçeimini etkisini dünyadaki gibi yaparsan, üzerinde piknik yapıp, yakar top oynayabileceğimiz bir gezegene dönüşür.

    ayrıca bilinen evren 2 boyutlu filan değildir. bildiğimiz 3 boyutludur. fakat fiziğin bir çok dalı 3 boyutlu olmadığını kanıtlar nitelikte tohumlar ekmiştir. mesela kuantum bunun 9 boyut olduğunu anlatır... fakat tekrar diyorum boyut konusu halen konuşulup tartışılıyor. matematiksel olarak bir kesin sonuca varılmış değil. (muhtamalen sonsuza kadar da bulunamayacak)

    evren muhakkak ki bir şeyin içinde büyüyor. kimi bilim adamları bizimkisi gibi olan fakat her birinde farklı fizik kuralları geçen sonsuz evren olduğunu düşünüyor.

    bazıları bizim evrenimizin aslında hiçlikten olduğunu ve sonucunda da bir hiç olduğunu (bkz: stephen hawking)

    kimi bilim adamları da evrenin tek olduğunu...

    gördüğümüz en uzak ışık 13.7 milyar yıl öncesine ait. yani gene teoride olan bigbang patlamasına eşit bir zaman dilimi.

    demem o ki, zamanın başlangıcı bingbang ile başladığı için biz asla bunun ötesini göremeyeceğiz ve bilemeyeceğiz.

    üzerinden 1 milyar yıllık teknoloji geçse bile kendi evrenimizin sınırlarını aşla aşamayacağız. (bkz: e=mc²)

    belirli kurallar doğrultusunda bu da sadece evrim teorisi gibi teoride kalacak birşey. çünkü asla nasıl olduğu tam olarak matematiksel olarak bulunamayacak. evrim devam ettiği için teori deniyor. bu evren oluşum süreci de sürekliliği olduğu için sadece teoride kalacak...

    çok anlatılacak şey var da işte izleyin birkaç bilim belgesi
  • burada bahsedilen teori.

    ilginç olan şu ki; malum, bir kara deliğin milyonlarca g değerindeki kütleçekiminden ışık bile kaçamaz. olay ufku'nu geçen hiçbir şey oradan geri çıkmayı başaramaz. 13,7 milyar yıllık evrenimizde, gözlemlediğimiz kadarıyla, bir fotonun evrenin bu "sınırlarından" çıkabildiğini gördük mü?
  • evreni karadeliklerle bağlayan birden fazla teori olması ve başlığın adamakıllı anlam ifade edecek şekilde yazılmamasından dolayı tam olarak hangi teoriden bahsedildiğini kavrayamadığım başlık.

    öncelikle evren ve karadeliklerle alakalı mistik teorilerin hepsini sallayın millet, %90 ihtimalle hepsi yanlış. neden böyle diyorum? bir çoğunun temellendirildikleri makalelere falan baktım, teorilerinin kökeni olan matematiğin yazıldığı yerler yani, modellemeleri bildiğin zorlama. hani sandalyenin tek bacağı üstünde durmaya çalışan insan zorlaması normal kalıyor yanında o derece. mantıksız mı? değil makalelerde belirtilen koşulların hepsi birden sağlanırsa gayet adamların dedikleri doğru olur. ama o makalelerde bahsedilen şeylerin doğru olma olasılığı nedir dersen bak binde, on binde yada yüz binde bir falan değil on üzeri on ikide bir veya daha düşük bir çoğunda. biz fizikçiler genelde bu tarz uç problemleri severiz. kafadan uydurup uydurup çözeriz sonra vaktimiz boşa gitmiş olmasın diye üstüne makale yazarız (bazen). biliyorum fantastik şeyler olmasını istiyorsunuz. benim de hoşuma giderdi ama gerçeklik genelde (%99.999999999999...) bayağı kalıyor.

    yukarıda bir arkadaş yazmış karadelikler bildiğin madde şeklinde, arkadaş haklı. kütle çekim kuvvetinin muazzam boyutlara oluşması sonucu maddeleri atom altı parçacıklarına kadar ayrıştırıp çok küçük küresel (ama tam olarak küre olmayan) bir hacme toplaması olayına biz karadelik diyoruz. bir çoğunuz atomların %99.999'unun boşluktan ibaret olduğunu biliyorsunuzdur (hepiniz diyecektim ama lisede olup çevresinden de duymamış olanlarınız olabilir, bak bununda ihtimali çok düşük ama muhtemel sonuçta). hah işte artık böyle bir boşluk yok, karadelik dediğimiz bu işte bu kadar. yok boyutlar arası kapı yok bilmem ne demeye gerek yok çünkü çok büyük bir ihtimalle değil (yaklaşık %90 boyutlar arası kapı değil şeklinde değerlendirin siz onu. diyeceksiniz ki "e hani çok düşüktü yukarıdaki teorilerin olasılıkları". haklısınız ama o yukarıda olasılığı çok düşük olan teorinin bir o kadar büyük sayıda benzeri olma olasılığı var. şöyle açıklayayım; 5 tane zar attığınızı düşünün, hepsinin aynı anda 1 gelme olasılığı nedir? (1/6)^5 yaklaşık on binde 1. ne kadar düşük bir olasılık değil mi? ama bunun gibi 6 tane daha durum var (hepsi iki, hepsi üç...) ne oldu yaklaşık on binde 10, yani binde 1. anlayacağınız en olası duruma indirgeyene kadar bu şekilde çok küçük olasılıklı durumların her birini toplarsanız en baştakiyle kıyaslandığında çok büyük olasılıklarla karşılaşırsınız. şimdi diyeceksiniz ki e ozaman neden boşver diyorsun bize? bak arkadaşım yine beş zar örneğinden gideceğim; arkadaşınla oyun oynuyorsun 5 zar atacaksınız ve tahmin oyunu oynayacaksınız, hepsinin aynı anda bir geleceğine bahse girer miydiniz? ortada hepsi farklı gelecek yada en fazla iki tane aynı sayı gelecek gibi çok daha olası durumlar varken neden gidip en düşük olasılıklı durumu inceleyelim ki?

    neyse çok dağıtmadan konuya dönelim nerede kalmıştık? heh karadeliklerin süper üper düper yoğun maddeler olduğundan bahsediyorduk. şöyle düşünün arkadaşlar, küresel çok kuvvetli bir elektromıknatıs yaptınız ve bunu bir yerde çalıştırdınız. etrafına da demir bilyeler saçtınız, ne olur? demir bilyeler aralarındaki boşluğu en aza indirecek şekilde elektromıknatısın etrafına toplanmaz mı? (demir bilyelerin yüzeyleri arasında ve elektromıktanısın yüzeyiyle yaptığı sürtünmenin çok küçük olduğunu hayal edin, hepsini zeytin yağına bulamışsınız farzedin yani.) istersen bilyeleri tek bir yönden elektromıknatısa doğru gönder o bilyeler biriktikçe diğerlerini kenara itecek ve küresel(e yakın) bir şekil oluşturacak. al sana karadelik mekanizması. ortada muazzam boyutlarda çekim kuvvetine sahip küresel(imsi) bir cisim var etraftan bilye topluyor topladığı bilyelerde atomaltı parçacıklar. işte bu kadar.

    şimdi kütle çekim kuvvetinin formülüne bakalım (gerçek olanına değil de basite indirgenmiş lisede verilen haline) formül şu:

    g*m1*m2/r^2

    bu formülde g bir katsayı üç beş on çok mühim değil umursamayın siz onu. m1 ve m2 iki farklı cismin kütlesi, m1 karadelik olsun m2 de etki altında kalan herhangi bir cisim/parçacık. r de bu iki cisim arası uzaklık. bakın buradaki kuvveti büyütmenin iki yolu var;

    a-) pay kısmını büyütürsün.
    b-) payda kısmını küçültürsün.

    karadelikler her ikisini aynı anda yapıyor bu sayede muazzam boyutlarda kuvvete ulaşıyor. m1 değeri çok büyük ve parçacıklar arası uzaklık olabilecek en küçük seviyede. hatta kütle o kadar büyük ki çevresinde kendisine bu nesnenin çapına oranla görece uzak cisimleri bile çekebiliyor. bütün olay bu yani.

    şimdi yukarıda anlattığım kısım tamamen popüler bilim ve benzetme kısmı. tam olarak durumu anlatan/tanımlayan bir yapı değil. neden? çünkü atomaltı parçacıklar kuantum dünyasının kanunlarına tabidirler makro alemin değil. bu noktada arkadaşlara pauli dışlama ilkesinin ne olduğunu öğrenmelerini ve bunun kuantum dünyası ve atom çekirdeğiyle olan ilişkisine dair bir kaç şey okumalarını tavsiye edeceğim. azıcık incelerseniz benim bilye benzetmemin çok da yanlış olmadığını ve durumun benzerlik gösterdiğini görürsünüz.

    neyse sonuç olarak; böyle fantastik teorileri okuması keşfetmesi güzeldir hayal gücünüze malzeme verir falan ama gerçekten kopmamak lazım. çok da şey yapmayın yani.
  • anaerkil ezoterizm ile paralel bir görüş.

    bu görüşe göre evren öncesi (big bang öncesi) birçok nedenden dolayı dişi (ana) kabul edilen bir varlığın sinesinde bir düzen vardı. bu düzen kötülük tarafından saldırıya uğradı ve -buraya dikkat buyurun- “bölünerek” içinde yaşadığımız evren oluşturuldu. söz konusu bölmeyi yapan kendini yaratıcı olarak tanıttı, ama sadece önceden var olanı bölerek, farklı, kendine uygun, bir biçim vermişti. bu kabaca dile getirdiğim teori birçok eski inanç ve mitolojinin yaratılış mitlerinde çarpıcı benzerlikle yinelenir.

    teoride iki argümana öne çıkar:
    1. öncel olan ve kötülüğe yenilip esir düşen bütünlük derin ve dipsiz bir kuyuya atılmıştır.
    2. öncel varlık (farklı antik kaynakların neredeyse tümüne göre) dilimlenerek ve parçalanarak evren yaratılmıştır.

    bu iki veri yüzünden “bölünme” bilgisinin big bang, “dipsiz kuyu” bilgisinin ise kara delik olduğuna inanılır. “electrons are shredded” bilgisi ise “dilimlenme” olayına...

    nikodem poplawski’nin teorisi -tek bir karadelik inancıyla- eski mitlerde yer alan bilgileri daha da doğrular nitelikte:
    öncel evrenin bir dişi ve ana olduğu inancına gönderme yapan, “we might be the product of another, older universe. call it our mother universe.”
    ve
    öncel varlığın (ana’nın) kara deliğe atıldığı ve bölündüğü inancına gönderme yapan, “the seed this mother universe forged inside a black hole.”
    sözleri hayli anlamlıdır.

    ama hepsinden öte evrenin karadelik dibinde oluşması "the seed of our universe was forged in the ultimate kiln, likely the most extreme environment in all of nature: inside a black hole" düşüncesi ilginçtir. zaten ezoterik görüş, ana'nın karadelik dibine atıldıktan sonra parçalandığı inancını taşımaktadır.

    toparlayalım:
    anaerkil okültizme göre, “kötülük, ana’ya saldırdı, onu yenerek kara deliğe attı ve bölerek evreni yarattı.”
    dr. poplawski’ye göre, “reach a point where it can be crushed no further. this "seed" might be incredibly tiny, with the weight of a billion suns, but unlike a singularity, it is real.
    the compacting process halts, (...) because black holes spin. (...) this spin endows the compacted seed with a huge amount of torsion. ıt's not just small and heavy; it's also twisted and compressed. (...) make that a big bang.”

    okültik, ezoterik ve mitolojik verilerin bir açıdan temelsiz ve ahmakça görünebileceğinin bilincindeyim. bunların akıl dışı olması, okültistlerin akıl dışı şeylere bayılması anlamında değil, bu bilgilerin sadece ataerkil inançlar yaygınlaşmadan önce yazılmış verilerden elde edilebilmesidir. bilimciler (bu sözcüğü “scientist” kelimesi karşılığı olarak kullanıyorum), ezoterik inançları yeni arayışlar adına ilk adım ya da yönlendirici olarak alırlarsa, gerçeklere belki de çok daha hızlı ulaşabileceğiz tüm insanlık olarak el ele.

    ve entryme michael finkel’in sözlerini yineleyerek son vereyim:
    “we might be the product of another, older universe. call it our mother universe.”

    wikipedia

    ekleme: link girdim.