şükela:  tümü | bugün
  • hep big bang, patlama, genişleme, kütleçekimden filan bahsediliyor ama big bang'in olabilmesi ve evrenin genişleyebilmesi için bir uzama uzanması gerekmektedir. işte beni asıl bu korkutuyor. ulan bu evren neyin içine genişliyor? henüz ismi konmamış, düşünülmemiş bir şey. evrenin sonundaki restoranı da geçince sırada ne var?

    okurken aynı zamanda düşünüyorsanız bu konuyu, eminim bembeyaz arka planıyla bir mekan geldi aklınıza. evren bu mekanın içine mi doluyor? mesela bir odada bir anda etrafa onlarca lastik top atalım, sonuçta odanın bittiği yerde lastik toplar çarpıp geri sekecektir. ee ne olacak? evrenin içine genişlediği şey bitince, yıldızlar geri mi sekecek?

    (bkz: brace yourself)
  • (bkz: uzay)
  • evren:

    1. gök varlıklarının bütünü, kâinat, cihan, âlem, kozmos

    2. düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen bütün varlıklar
    (kaynak: tdk)

    tanımlardan hareketle şunu söyleyebiliriz: evrenin içine genişlediği bir yer ya da şey yoktur. eğer öyle bir yer olsaydı orası da evrene dahil olacaktı. çünkü fiziksel olan bütün varlıklar evrene dahildir. evrenin dışında hiçbir şey yoktur. var olan her şey de evrenin içindedir.
  • leğen, su dolu kocaman bir leğen.

    cahil olduğum için, salakça espiri yapayım dedim, keşke yapmasaydım. bak utandım şimdi, gideyim ben en iyisi.
  • evren denilen şey, ışığıyla ısısıyla hareketiyle bir bütün, o şekilde anlaşılıyor. hepsi de birlikte bulunuyor bu şeylerin. bunların ulaşmadığı bir yer tanımsız oluyor. evrenin içine genişlediği bir şey yok yani. evren, birbirinden uzaklaşan cisimlerden, atomlardan, ısıdan vb şeylerden (ışık ışınları dahil) ibaret. bunların dışında bir yer yok. çünkü evren daha büyük bir hacmin içindeki alt küme değil. bildiğimiz tek küme.
  • kusursuz olmayan bir hiçliktir. quantum fluctuations (kuantum kıpraşmaları) denilen, var olmakla olmamak arasında gidip gelen "şeylerin" hatta daha güzel bir ifadeyle "olasılıkların" bulunduğu sonsuz bir okyanustur. ki "okyanus" dediğime bakmayın. bir uzamdan, mekandan hatta düzlemden bile bahsetmiyoruz burada...

    zira yeterince mikro boyuta inildiğinde bir noktadan sonra mutlak hiçliğe değil, varlıkla/yokluk arasındaki gri bölgeye ulaşırsınız. yani kısacası mutlak, kusursuz hiçlik de aynen "tanrı "kavramı gibi kusurlu insan kavramlaştırmasının bir ürünüdür. bunun ötesinde bir gerçekliği yoktur. maalesef insanların yanlış sorular sormasına neden olmaktadır.

    elbette evrenimiz aslında diğer evrenlerin bulunduğu çok daha büyük bir evrendeki bir nevi gök cismi de olabilir. ama her halukarda hepsini kapsayan şey: "olmak ve olmamak... işte bütün mesele bu"

    kusursuz hiçliğin de aynen "tanrı" gibi aslında karşılığı bulunmayan bir insan ürünü kavram olduğunu anladığınızda bu tür sorular kendiliğinden çözülüyor. valla!
  • atomları; atomların oluşturduğu hiç bir yapıdan(madde) bağımsız düşünemeyiz. basit ve klişe bir formül ile düşünelim; çekirdek ve yapıyı koruyan elektronların arasındaki mesafenin, yapının kendisine olan oranı %99.9 olduğundan mikro ve makro alemlerdeki genişleme sabitine yer hep olacaktır.

    ölmekte olan bir yıldızın karanlık maddeden enerji alırken içine doğru küçülüp devasa enerjiyi kendi kütlesi içinde saklayabilecek boşluğu bulması da aynıdır.

    boşluk hep var olacak. insanlık kendini yok etmez de bunun adı boşluk değildir şu' dur diyene kadar da boşluk olarak bileceğizdir.