şükela:  tümü | bugün
  • isteyen herkesin basitçe gerçekleştirebileceği eylem.

    iletişim kurma amacıyla oluşturulan ortak jargonda algıların nasıl isimlendirildiklerinin kişisel bazda bir önemi yoktur, herkesin zihnine farklı şekilde yansıyan algılar herkes için farklı işler. birimizin mavi dediği başkasına onun sarı diye adlandırdığı şekilde gözükebilir, 5 dediği başkasına 76 sayılabilir, acı dediği başkasına kekremsi gelebilir. bundan öte, birimizin mavi gördüğünü başkası sayabilir, birimizin duyduğunu başkası teninde hissediyor olabilir, birimizin mutluluğu başkasının ağzının tadını bozabilir.

    zihnin algılayış biçimi sabit değildir, deneyimlediği her an yani içine aldığı her bilgi sonrası bambaşka bir kapıdan geçip yoluna serbest dolaşımla devam eder. sabit olmamasının sebebi, şu ana kadar ne yönde gittiğini belirlemiş olduğu gibi, bundan sonra da nereye yöneleceğini belirleyen tanrıdır, yani zamandır. bir an sonra algılayış biçimimizin akıbetini sadece zaman bilir, dolayısıyla yaşadığımız evrenin sınırları şu an belli olmasa da, bir an sonra belli olup olmayacağını yine zaman bilir.

    oluşturulan jargon, algıların öznelliğini ilk etapta sorun olmaktan çıkarmış gibi gözükse de, daha büyük sorunlar doğurmuştur. farklı oldukları halde sürekli buluşmak zorunda kalan zihinler ortak dile iple bağlanmış, iletişim adı verilen bir tutsaklık dönemine girmiştir. bu tutsaklık, her zihni, zihnin o ana kadar ulaşmış olduğu yerde durdurup ona yapay sınırlar çizdirmiştir.

    asla başarılı olmayacak beyhude bir tektipleştirme çabası olan bu iletişim tutsaklığına maruz kalan zihinlerin asla anlayamayacağı, hissedemeyeceği olguları deneyimleyebileceğini sanmaya başladığı bu noktadan itibaren kısır döngü başlamıştır. artık evrenin sınırları hedef olmaktan çıkmış, altında güvenle uyunan sabit bir dam olarak düşünülmeye başlamıştır.

    işte bu noktada zihninin iplerini salıp algılarını serbest dolaşıma yeniden açarak iletişim denen tuzaktan kurtulmayı başaran herkes evrenin sınırlarının ötesine geçecektir.
  • kardashev cetveline göre ancak tip 3 medeniyetlerin gerçekleştirebileceği eylem.
  • iki hap ve bir faça şahin ile apaçilerin yapabildiği durum.
  • insan; kütlesi, hacmi ve eylemsizliği olan canlılar olarak atomlar bütününden oluşur. algıladığımız zaman-mekan kavramları atom titreşimlerine bağlı olarak değişebilir. düşünce gücüyse atom titreşimlerini değiştirebilir. sonuç olarak teorik olarak uygulanabilir.
    homo sapiensler bunu gerçekleştirebilir mi orası büyük soru işareti. çok birikimi olmayan birisi olarak aklıma ilk gelen sorular; atom titreşimlerini zaman mekan algısını yönetecek şekilde değiştirebilmek ne kadar enerji ister ? gerekli enerjiyi sağlasak bile bu enerji seviyesinde form bozulması yaşamadan devam edebilmemiz mümkün mü? form bozulması ve enerji sorunlarını aşsak bile aşabileceğimiz sınır, uzayla birlikte tüm enerji ve kütle formlarını kapsayan evrenin midir yoksa uzayın mı ?
  • insanlar tarafından yaratılmış olan düzen anlamında kabul edilecekse evet, işleyişin ve bu dünyanın hatta evrenin ötesine geçilebilir fakat fiziki anlamda, bu evrenin fizik kurallarının ötesine geçmek madde formundayken pek mümkün değil. en azından şimdilik.

    önerme, düzeni yarıp geçmeyi hedefleyen bir zihni savunuyor. çok hak verdiğimi söylemesem de bu düşünce tarzı saygı duyulmayı hakediyor.
  • sanatın unutturulan amacıdır.
    (bkz: #68663449)
  • iletişim denen pranganın vurulduğu andan beri imkansız gibi görülen, unutturulan hedefimiz.