şükela:  tümü | bugün
  • atatürk türk dil kurumunu kurduğunda bu tarz çalışmalarda kendiside bulunmuştu.kaynağı kim olursa olsun tüm türkçeleştirme çalışmalarını saygıyla karşılıyorum.
    böylesi tüm yeni sözcük önerileriyle bazı aklı evveller önce pek bi dalga geçerler ama daha sonraları birden öyle bir kabul görürki bu tür türkçe kökenli sözcükler bir daha istesenizde söküp atamazsınız güzel dilimizden,olanak,olasılık,yanıt vb. örneklerde olduğu gibi.
    çünkü insanlarda farkına varırlar ki bu yeni uydurulan sözcüklerin kökeni öz be öz kendi ana dilleridir ve zamanla onlara diğer arapça yada fransızca sözcüklerden daha sıcak gelirler ve böylecede yeni sözcükler bir daha gitmemecesine dilimize yerleşirler.
  • marmaris varoşlarında bir yazlık site netekim
  • kent kelimesinin farsça olduğu bilinmeden yapılmış bir türkçeleştirme çabasının ürünüdür.

    edit: zaten üniversite deki site'nin veya city'nin kent şehir vs. ile alakası yok imiş.
  • (bkz: evrenkenti)
  • üniversite kelimesi universe ve city kelimelerinin bileşmesinden değil, latince universitas kelimesinden gelmektedir. universitas ise "bütünlük, evrensellik" demektir. celal şengör'e göre: "üniversite kavramı ortaçağ avrupasının ürünüdür. ortaçağda bir topluluk, bir kişiler kategorisi veya bir insan grubunu ifade eden latince "universitas" kelimesinden türeyen bu kavramın aşağı yukarı onüçüncü yüzyılda ortaya çıkışından önce de gerek greko-romen uygarlığı içerisinde, gerekse de islâm uygarlığı çevresinde yüksek okulların yerini tutan kurumlar vardı." [cumhuriyet bilim-teknik 2004; 19 (936): 5].

    dolayısıyla evrenkent kelimesi de bu kelimenin doğrudan çevirisi olmamaktadır, zaten olması da gerekmemektedir.
  • benzer olasi tercumelerin ve kelime turetmelerin bir nevi sembolu haline gelmis oldugundan, konuya hakim bakis acilarinin bu baslikta incelenmesi pek de abes olmaz.

    ilkin, ister kent kelimesi, ister evren kelimesi, 75 bin senedir oz be oz, hakiki turkce olsunlar, bu boyle kictan kelime uydurmayi mesru yapmaz. neden yapmaz? cunku ne evren, ne de kent, ne de baska alakasiz bir turkce kelime, mevzubahis kavramla alakalidir. biraz mubalaga ile izah etmek gerekirse, siz universiteyi belirtmek icin "sahanemekan" diye bir tamlama uydurursaniz, bu fransizcadan yahut japoncadan ilgili bir tamlama odunc almaktan daha fazla "turkce" bir hareket degildir, dil bu yolla korunmaz. yani atiyorum (guzel turkcemiz editi: (bkz: #8924461) yani atmayalim, ornekleyelim), fransizca olmasin diye, turkcede ve kulturumuzde hicbir anlami olmayan ama hasbelkader turkceye ait kelimelerden uretilmis zorlama bir kavrami dile uydurmaya calismak, sanmiyorum ki daha bilincli, daha vatansever bir davranis olsun.

    oktay efendinin bu iddiasini mesrulastirmak isteyen bazi arkadaslar, ornek veriyorlar mesela bilgisayar kelimesinden dem vuruyorlar. bildiginiz gibi bu kelime de tamamen uydurulmus, bir kisinin basinin altindan cikmis birseydir. simdi kanimca bilgi saymak kavraminin, mevzubahis aletle alakasi, evrenkent uydurmasinin universiteyle alakasindan daha fazla ama konumuz bu degil. onemli olan, bilgisayar kelimesinin bu teknoloji cogumuzun hayatina girmeden once uydurulmus olmasi ve hasbelkader tutmus olmasidir. oysa ki universite kavrami yuzlerce yildir vardir (turkiye topraklarinda da) ve sadece gecmis nesiller degil, bizzat bizler de bu kelimeyle, bu kavramla buyumusuzdur.

    dolayisiyla turkcenin korunmasi amacini guden lakin basta belirttigim nedenle mesruluguna ve etkinligine inanmadigim bir yontem isiginda (yontemden kastim birinin uydurmasi, daha otesi yok) 20-30-40 sene boyunca universite dedigim birseye, ertesi sabah uyaninca zart diye evrenkent diyemem. bu zorlama, bu yapmaciklik benim gibilerin kaprisinden yahut isteksizliginden degil, bilakis, filoloji ve dil felsefesi okuyanlarin benden cok daha iyi bildikleri gibi, dilin organik yapisindan kaynaklanan bir durumdur. boyle kulliyen tepeden inme kelimeler, hele ki bu kadar alakasizlarsa, belki bilgisayar benzeri orneklerde tutarlar ama universitede degil.

    konunun kanimca en absurd tarafini en sona sakladim. yahu kardesim, diyelim universiteye malkocoglu kadar ozbeoz turkce bir isim koydun ve herkes de kabullendi. e be kardesim, buraya bilim okumaya, ilim okumaya geliyor insanlar; daha ilk kitabi acinca basliyor yine yabanci kavramlar. cevval arkadaslar anadilde egitimden dem vuradursunlar, ben bir tip kitabinin, bir bilgisayar muhendisligi dersinin, bir biyoloji bolumu kutuphanesinin anadil devriminden sonraki halini cok merak ediyorum dogrusu. isterseniz kampus icinde (pardon, yerleske) ingilizce kullanimi kanunen yasak olsun, bu dallardaki onbinlerce, belki yuzbinlerce kavramin, terimin de mi uydurma turkce karsiliklari bulunacak ve ogrencilerden mucizevi sekilde bunlari anlamalari umulacak, ingilizce yahut latince terimlerin hakim oldugu uluslararasi literaturde zorluk cekmemeleri dua yoluyla saglanacak?

    yani bu noktada kisaca su guzide sorular akla geliyor? ingilizceyi kaldirmakla yetinmeyip, bu terimleri de kaldirmaya calissaniz, bu sefer yerine ne koyacaksiniz? bunlar da bu sefer, zaten epey yaygin olan farsca ve arapca terimler mi olacak, yoksa kendimize daha "notr" bir ulke/kultur secip, onlardan mi arak yapacagiz? turkceyle bu isi kotarsaniz bile bu egitim sisteminizde ne kadar etkili olacak, nasil oturacak? basarili olsaniz dahi, ozellikle bilim ve muhendislik dallari gibi alanlarda artik bu internet hadisesiyle de beraber "dil milliyetciligi" giderek engelleyeci ve pratikte anlamsiz bir hal almisken, bu degisim yarardan cok zarar getirmez mi? [bu son noktayi bilimsel makalelerle hasir nesir olmus, arastirmalar yapmis insanlarin daha iyi anlayacagina inaniyorum; bahsedilen alternatif dunyayi dusunup neler cekeceklerini daha iyi hayal ederler] eger ki yok hersey yerli yerinde kalsin, dilin bu konudaki organik gelisimi artik belli bir yola girmis deniliyorsa, o zaman universitenin adi evrenkent olsun diye yaygara koparmak ya gostermelik ve yuzeysel bir sovmenliktir, hamasetten prim toplamaktir, yahut da bosa kurek cekmektir, vakit israfidir, polemiktir. [if then else fomatiyla, dandik bir c programini andirircasina hazirlanmis bu sorularda bir gedik varsa, bildiriniz, agzimizin payini veriniz.]

    son soz olarak, eger ki oktay bey bu ise girisirken kendine hedef olarak universite kelimesini degil de gramer hatalari kaynayan kurtlar vadisi aforizmalarindan esinlenmis kaliplari veya cig gibi buyuyen tiki jargonunu secseydi, her ne kadar dilin organik gelisimi tezine gore nafile de olsa, yine de kendisine tum kalbimle destek olur, orgut kurar, her gun iki saatimi vatan ugruna sarhos olup rastgele turkce kokleri yaratici bicimde birlestirmeye adardim.
  • (bkz: evren kent)
  • kanimca oktay sinanoglunun kelimeyi univercity diye dusunup cevirmeye calistigi halbuki gercek anlami olan universitas 'birlestirmek'i ise hic dusunmedigi cevirme(?)dir. zira universitenin evrensel bir kent olmaktan ziyade bilgiyi taleb edenle bunu verebilecek olabilen kisileri birlestirmek asil amacidir. 'university' nin kavram karsiligi da evrenkent olmamaktadir boylece.
  • etimolojik acidan bakildiginda universite kelimesi "corporation" ya da kurulus olarakta yorumlanabilir, ancak farkli bir yorumunu da universitedeki fizik hocam yapmisti, evrensel bilginin bulundugu yer anlamina geliyormus ve bu yuzden her turlu bigiye bu kuruluslarda ulasilabilinirmis.
    ne ki ulusalcilar yabanci kaynaktan gelen kelimenin ozturkce karsiligini bulacaklarmis o yuzden evrenkent olmus, enstantane bir tercume olmus bence. (bkz: turgay seren turkcesi)