şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: işte özlediğim türden bir başlık)

    birileri başlığın açılış şekline takılacak, birileri ise içerikte mantık hatası olduğunu söyleyecek ama her ne olursa olsun cinsiyetçi, ırkçı, aşağılayıcı başlıklardan katbekat iyidir.

    konuya gelecek olursak, paralel evrenlerin olduğunu varsayarsak, bu evrenlerin sonsuz sayıda ve birbirine çok yakın olduğu düşünülüyor.

    tabi, bu evrenlerin arasında bizim algılayabileceğimiz (bildiğimiz) anlamda zaman olmayacağı için, bir boşluk yahut ''şey'' arayamayız, diye düşünüyorum. çünkü uzayzaman dediğimiz şey birbirine geçmiş haldedir. evren yoksa zaman da yoktur. zamanın olmadığı yerde de bir şeyin varlığından söz edilemez.

    buna benzer bir örnek de big bang'ten önce, o nokta boyutundaki enerji topunun dışında ne olduğu...
  • bilgisayarında call of duty yüklü. içindeki dünya texture'ları, fizik kuralları, animasyonlar vs hepsi dosyalarda.

    bilgisayarında bir de age of empires 2 yüklü. haritalar, kodlar, sesler vs hepsi kendi dosyasında.

    şimdi soruyorum; bu iki oyunun arasında ne var? ne kadar mesafe var? ne kadar zaman var? ya da ne fark var?

    şimdi, ikisinin de aynı bilgisayardaki aynı işletim sistemi tarafından sadece farklı komut ve bilgilerle çalıştığını varsayarsak; aradaki tek şeyin kaynak kodu olduğunu görebiliriz.

    bu düşünceyi neden evrenlere de uygulamayalım ki?
  • eğer parelel evrenler var ise bu evrende neden hüseyinin annesinin evlendiği adamın farklılığı parelel evren oluşturmuş olsun ki? biz milyonda bir gelebilecek sayısal lotonun çıkmış haliyiz çünkü bu sayısal loto milyarlarca kez çekilmiş.
    ama parelel evrenlerin mesela güneş sistemi oluşmaması, bu bir süpernova patlamasının farklı bir şekilde meydana gelmesiyle oluşacağı yerine insan ilişkilerinin değişikliği ile ortaya çıkacağını varsaymak bana göre hala evrenin merkezinde bilinçaltında insanı oturtmak ve en kutsal canlıyı insan kabul etme varsayımından geliyor.biz evrende önemsiz, olması ihtimali varken ortaya çıkmış canlılarız.hepsi bukadar.
  • evrenin yapsına baktığımızda %74 oranında kara enerji, %22 oranında kara madde, %3.5 oranında galaksiler arası gazlar yani bildiğimiz atomlar ve %0,5 oranında da yine bildiğimiz maddelerden oluşmuş yıldızlar, gezegenler, insanlar, ayakkabı çekeceği, triger kayışı gibi maddeleri görüyoruz.

    kara enerji ve kara madde konusunda daha bilinmeyen çok şey var. paralel evrenler şu an var mı yok mu bilemeyiz ama paralel evrenlerin dışında farklı fikirlerde var. mesela içinde bulunduğumuz evren bir kara değilin içi olabilir ve o kara delikte başka bir evrenin içinde olabilir gibi. aynı anda farklı evrenler ya da bir biri içine geçmiş kara deliklerde var olan evrenler.

    içinde bulunduğumuz evrenin bir kara deliğin içinde bulunan bir evren olması çok da mantıksız değil. içinde bulunduğumuz evren devamlı genişlemekte. kara delikler de içlerine parçacıkların girmesi ile büyür. belki de içinde bulunduğumuz evrenin genişlemesinin sebebi budur. belki de büyük patlama çok büyük kütleli bir yıldızın içine çökerek kara deliğe dönüşüp büyümesidir.

    aslında bunların içinden en fazla beyin yakan kısmı hologram evren fikridir. bu evrende gördüğümüz her şey uzaktaki ince iki boyutlu bir yüzeye depolanmış bilginin yansıması olabilir. bu fikir de yine kara deliklerden geliyor. belki kara deliğin içine düşmüş bir maddenin bilgisi o kara deliğin yüzenine kopyalanıp depolanmış olabilir. aynı bilgisayarlarda olduğu gibi. belki de kara deliğin içine düşmüş asıl üç boyutlu bir maddenin sadece iki boyutlu yansıması olabiliriz.

    kozmos'un kumaşını anlamada kara delikler kilit bir rol oynuyor. biri ya da birileri ya da bir olay bizi bu kozmos'un içine attı. ya öğreneceğiz ya da hiç bir zaman neden burada olduğumuzu öğrenmemize fırsat verilmeyecek. bir şeyin özemsiz bir parçası da olabiliriz önemli bir parçası da olabiliriz. sonuçta içinde bulunduğumuz bu boyutta bilim insanlığın en büyük ışığı olacak.
  • daha bilmediğimiz o kadar çok şey var ki.

    hani karıncaların insanlardan bi haber olarak yaşaması gibi. hiç bir şeyden haberimiz yok ve birileri bizim karıncalara baktığımız gözle bizi izliyor. bunu biliyorum.
  • var olduğumuz 13.8 milyar yıl, yaratılmış bir simülasyonun ilk saniyeleri bile olabilir. belki de birileri bunu yapıp ışte çalıştı diye seviniyordur.

    zaman dediğimiz şeyin sadece bizim algımızda ve göreceli olduğunu artık kesin olarak biliyoruz. ve gozlemleyebildigimiz evren bize göre tanrı seviyesinde olan çok gelişmiş bir türe ait birisinin proje ödevi bile olabilir. bu, bize göre, büyük proje ödevinin içinde samanyolu gokadasının bir sarmal kolunda dönen yıldızın yorungesindeki bir kaya parçasında yaşayan mikroorganizmalardan kimsenin haberi de olmayabilir. tıpkı bizim su an hiçbir şeyden haberimizin olmadığı gibi.
  • guzel jimnastiklik * soru.

    yalniz buraya cevap vermeye ya da tanim yapmaya gelmedim.

    sadece "bla bla o yuzden sacma soru", "bla bla anlastik mi ki?", "evren ne ki bunu bilelim?" vs vs. seklinde yazan herkese eksiyi bastigimi belirtmek uzere geldim.

    uyuz ediyor soyle insanlar beni. yahu sanane amk, tamamen teorik olarak sorulmus bir soruyu bile adam 4. yasindaki cocuk gibi once somutlastirmaya calisiyor.
    ilgilenmiyorsan baltalama de mi?
  • olası diğer evrenler yanyana veya aralarında bir sınır varmış gibi bitişik durmak zorunda değil, içiçe geçmiş sonsuz sayıda evrenler kümesinin tam ortasında yaşıyor olabiliriz, içiçe geçmiş sonsuz evrenlerin biraraya gelerek ancak oluşturabildiği sonsuz ihtimaller deryâsının ortaya çıkarabildiği yaşam formları olabiliriz.

    iyice şişirilmiş iki balon düşünelim, bu balonları patlatmadan içiçe geçirebildiğimizi varsayalım, sonra bu balonlardan milyarlarcasını aynı şekilde birbirine geçirelim, tam olarak böyle bir durum söz konusu olabilir(sanrısal algıların kaygısal düzlemdeki izdüşümleri gibi oldu).yani biri bitmeden diğeri başlayamaz gibi bir durum söz konusu olmadığı için sınır veya "ara madde" aramanın manâsı yoktur.

    edit:imla
  • adam gayet güzel bir başlık açmış ama verilen cevaplar inci caps formatında. yarrak var, bok var, karbon kağıdı var, anan var vesaire.

    aslında bunları nasa'ya göndereceksin. bir kapsülün içine doldurup aynı 500t gibi, evrenin dışına doğru yollayacaksın dönmemek üzere. işte o zaman buralarda çiçekler açar.
  • cevabı benle mehtapın arasında ne varsa o var olan soru.

    ah mehtap.