şükela:  tümü | bugün
7274 entry daha
  • hani covid ilk çıktığında çocuklarda az görülyordu, şimdi ise daha çok görülüyor ya, ve bunu 1 senede oldun ya. işte evrim bu. genetik materyalde oluşan rastlantısal değişimlerin sonraki nesillere aktarılırken seçilime uğraması.
  • şöyle örneklendirirsek sanırım daha iyi anlaşılacak teoridir:

    bir gezegen düşünün daha genç. üzerinde henüz volkanlar, küller, alevler, fırtınalar, yıldırımlar eksik olmayan. burada doğanın güçleri birbirleriyle çarpışırken bir takım metaller bir araya gelerek bir çekiç oluşuyor. sonra hemen altında bir örs. sağında solunda tornavida, pense vs gibi nesneler de oluşmaya başlıyor. sonra bu çekiç metalleri döverek kendileri için bir nevi kalkan, kaporta oluşturuyor.

    bu aletler içeride başta karmaşık halde duruyorlar. sonra zamanla bir düzene oturuyorlar ve her biri bir işlev kazanıyor. kaportalarında özel delikler açarak içeri hammadde alıyorlar, tam da ihtiyaçları olan hammaddeleri. içeride şanzıman, bir motor, şase, amortisör, elektrik aksamı, diferansiyel gibi başta karmaşık halde duran nesneleri oluşturuyorlar. sonra bunları da bir düzene oturtuyorlar. en son lastikleri oluşturuyorlar. artık canlarının istediği yere seyahat edip daha fazla hammadde temin edebiliyorlar.

    sonra varlıklarının devam edebilmesi için bir yöntem geliştirmeleri gerektiğini fark ediyorlar. içeride başta bir bilgisayar üretiyorlar. bu bilgisayara başlangıçtan itibaren tüm oluşum evrelerini kaydediyorlar. sonra bu bilgisayara bağlı bir üretim bandı geliştiriyorlar. orada hem eskiyen parçalar için yedek parça hem kendilerini kopyalamak için yeni parçalar üretiyorlar. artık kendilerinden düzinelerce oluşturabilmektedirler.

    sonra bunların bazıları radyasyona maruz kalıyor ve bilgisayarlarındaki yazılımda bazı kodlar kendi kendine upgrade oluyor. artık bazısı kasa, bazısı yolcu koltuğu geliştiriyor. hatta bazıları pervane ve kanat geliştirerek uçmaya başlıyor. kimisi denize gire çıka pervane dümen falan geliştiriyor ve denize açılıyor.

    işte evrim teorisi sanırım böyle daha anlaşılır olmuştur.
  • evrimin yıllara yayılışı ve bu zamanı kavramamızın zorluğunu dülünürken birden 1 milyar yıl ne kadar uzun diye merak ettim ve tesadüfi olarak
    32 yaşındaki benim, bugüne kadar ki geçen saniyelerin sayısı olduğunu farketmemle şoka uğradım.
    32x12: 384 ay
    384x30: 11520 gün
    11520x24: 276480 saat
    276480x60: 16588800 dakika
    16588800x60: 995328000 saniye
    ~1.000.000.000
    hepsi 32 yaşında baba olsa. düşünün benim oğlumun oğlunun oğlunun oğlu da 32 yaşına geldiğinde arada geçen zamanın saniyeleri topladığımızda yaklaşık 4.5 milyar saniye çıkıyor ortaya.şimdi bunu saniye değil yıl olarak düşünün ve evrimin yayıldığı zamana bakın.
    çok uzun değil mi?
    peki neden şunu görmüyoruz bunu görmüyoruz evrimde diyenlere, bir de böyle düşünmelerini tavsiye ediyorum.
  • (bkz: #122176921) hayatımda bu kadar yanlış bir evrim tanımı görmemiştim gerçekten.

    ya gerçekten bu kadar zorlanacak bir şey değil. canlılar zamanla değişiyor işte bu evrim.
    peki canlılar hangi yolla değişiyor? yani bunun mekanizması nedir? işte bu kısım evrim teorisi oluyor:

    öncelikle nesiller arasında rastgele değişimler oluyor, hani çocuğunuz sizden biraz farklı olur ya, onun gibi (buna çeşitlilik, oluşturulma biçimlerine de çeşitlilik mekanizmaları deniyor). sonra bu değişimlerden uygun olanları hayatta kalıyor genlerini aktarıyor, aynı çocuk örneğinden yola çıkacak olursak, çocuklarımızdan kısa boylu olanı üreyemeden ölüyor (bkz: doğal seçilim), kısa boylu diye karşı cins tarafından seçilmediği için üreyemiyor (bkz: cinsel seçilim) olsun. bu durumda kısa boylu çocuğumuz kısa boyluluğunu gelecek nesillere aktaramazken uzun boylu çocuğumuz aktarabilecektir. bunu tüm popülasyona yaydığımızda (sonuçta kısa boyluluğun dezavantajları sadece bizim çocuk için geçerli değil) özellik dağılımının nesiller arasında değişmesi durumunda zamanla insan nesillerinin boyları giderek uzayacaktır. işte evrim teorisi budur. gen ve özelliklerin nesiller içinde değişmesi, bu kadar.

    yanlış anlamaların aksine canlılığın ortaya çıkışı evrimin konusu değildir. ilk hücre nasıl oluştu sorusunun cevabını evrim vermez. fakat o ilk hücreden buraya nasıl geldik sorusunun cevabını gayet makul bir şekilde vermektedir.
8 entry daha