şükela:  tümü | bugün
  • kuran'daki ayetleri mecazi anlamlariyla degil de kelime anlamlariyla okursak rahatlikla "evet" diye cevaplayabilecegimiz soru. ama kelime anlamiyla okursak kuran dunya'nin yuvarlakligiyla bile celisir: "o, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır." (rad suresi, 3. ayet, diyanet meali) nitekim pek cok musluman kuran'i kelime anlamiyla okumaz, ayetleri esneterek gerceklerle ortusmesini saglar. (misal elmalili hamdi yazir, deminki ayeti "yine o, odur ki, yere bir uzantı verdi..." gibi muglak bir ifadeyle cevirmistir.) bu anlamda islam evrim teorisiyle celismek zorunda degildir. isteyen hem musluman olup hem de evrime inanabilir.
  • yanıtı, kuran'ı yorumladığımız modele göre değişen soru. çünkü kuran'ın kendi içinde bile çelişki gibi görünen sözler var.

    mesela. diyanet işleri başkanlığı'nın sitesindeki mealde: allah'ın, inanalara tuzak kuran inanmayanlara karşı; "biz de onlara tuzak kurduk" diye bir sözü geçiyor. diyanet işleri bunu çevirirken bu ifade her geçtiğinde yanına bir yıldız koyup sayfanın altına bir açıklama ekleme gereksinimi hissetmiş. demiş ki: (aklımda kaldığı kadarıyla) "allah'ın tuzak kurması, onun, kafirlerin tuzaklarını boşa çıkarması anlamındadır." yani burada allah "biz de onlara tuzak kurduk" demiş ama biz "biliyoruz ki" allah mutlak iyi bir güçtür, hiçbir kötülük barındırmaz. ve allah'ın, tuzak kurmak gibi sinsice bişey yapması mutlak iyilik düşüncesiyle çelişir. o halde allah böyle derken "muhakkak" başka bişey demek istemiş olmalıdır. diye "yorum" yapıyoruz.

    (mesela bu söze göre kuran'n geri kalanını yorumlasaydık; yani modelimize göre, allah'ın mutlak iyi olması gerekmeseydi, aynı metinden bambaşka alamlar çıkardı. e ama her ikisi de aynı allah'ın sözleriyse hangi sözü hangisine göre yorumlayacağımıza nasıl karar vereceğiz.)

    sonuçta kuran metin olarak tek dahi olsa, olduğu gibi kabul edilemediğinden, bir modele göre yorumlanması zorunlu. tek olmayan şey işte bu modeller. zaten tarihte ortaya çıkan tüm mezhep, tasavvuf, tarikat ve benzeri yapılar bu yorum farkından ortaya çıkıyor. mesela türkiye'de sünnilik varsayılan kabul ediliyor. sünnilik, kuran'ın peygamberin sünnetine -yani hareketlerine- göre "yeniden yorumlanması" anlamına gelir. yani kuran'ın hiçbirinin birbirine üstinlüğü olmayan milyon tane (hepsi de doğru veya hepsi de yanlış) yorumu olabilir.

    aynı mantığı evrime uyarlarsak; kuran'ı (mormonlar gibi) olduğu gibi kabul etmeye çalışan bağnaz adam; kuran'da biz insanı alaktan yarattık deniyo, maymundan yarattı demiyo o halde evrim diye bişey yoktur diyecek. biraz daha serbest düşünen, ve bilimin b'sinden anlayan bi adam ise; dur bakalım burada başka bişey demek istemiş olmalı diyecek. burada önemli olan şu ki, kuran'a göre bu düşüncelerin biri ötekinden mutlak olarak daha doğru değil.

    benim evrim teorisini doğru kabul etmem için önümde yeterli (aslında fazlasıyla) kanıt var. ben bu satten sonra kuran'da, evrimle çelişen birşeye rastlarsam, evrimi reddetmek yerine evrim düşüncesiyle çelişmeyen bi model üzerinden kuran'ı yorumlamayı tercih ederim.
  • lise 1'e ayak bastığınız ilk gün, ilk biyoloji dersinde "insan hücresi" diye bir şey öğretmediklerini, "hayvan hücresi" dendiğini ilk farkettiğinizde sormuş olmanız gereken soru. birçoğu bu soru için geç kalmış.
  • sonuc olarak insanlar denizteki tek hucreli canlidan evrildiyse bile, ve o tek canli da dunya'daki organik maddelerin (carbon olur bu genelde) bir sekilde canliya donusmesi sonrasinda olustuysa, ve o organik madde vakti zamaninda hidrojen atomunun evrilmesi sonrasinda olustuysa da, o maddenin oraya gelisinin kaynagini arayanlar icin ve bu sistemi kuran bir yaraticiya inananlar icin celiski yaratmamasi gerektigini dusundugum sorunsal
  • evrim teorisine karşı üretilen argümanların birçoğunun hıristiyanlıktan aparma olması sonucu cevabının evet olduğu savunulan ve yanılınan sorudur. bir hıristıyan isa'nın tanrı olması ve tanrının maymundan gelmesi vb konularda bazı açıklamalar yapmak zorunda kalır kabul ederse evrim teorisini. oysa islamiyette böyle bir sorun yoktur. hatta biz insanı yaratıncaya kadar uzun zamanlar geçti, insanı bir çok merhaleden geçirerek bu hale getirdik anlamında ayetler de mevcuttur. yani çelişmez. maymundan gelmiş olabiliriz. mümkündür. sakin olun.
  • "çok da umurundaydı evrimin" yanıtından fazlasını hak etmeyen soru. büyük patlama ya da kütleçekimi* teorileri evrimden çok daha fazla soru işareti barındırır ama kimsenin bunları "islamla çelişiyor mu?" diye tartışmaya açtığını hatırlamıyorum.
  • nuh suresi 14. "halbuki, o sizi evrelerden geçirerek yaratmıştır." kimsenin evrim teorisine hayır diyemeyeceği günlerde bu ayet sayesinde çıkış yolu bulunarak, tarihe gömülecek soru.
  • akıllara kurt düşürmüş soru.

    (bkz: yaratılışçı evrim teorisi)
    bazı arkadaşların zamanla geleceği nokta burasıdır.
  • süregelen islam-bilim tartışmalarında müslümanların büyük oranda, ifrat ve tefrit olmak üzere iki uca ayrıldığını ve her iki ucunda sağlıklı bir düşünce yapısından oldukça uzak olduğunu düşünüyorum.

    bir kısım adeta aşağılık kompleksi ile çoğu zaman batıdan gelen her şeyi olduğu gibi; nasslara muhalif olup olmadığını önemsemeksizin, uzun vadede getirebileceği sorunları düşünmeksizin islama yamama gayretinde. mesela evrim teorisinin temel biyolojik malumatının yanında islam öğretisinin, herkesçe malum olan hazreti adem düşüncesi ile çelişen varoluş felsefesini de üstüne bir şey söylenemez bir fikir olarak kabullenip islam ile cem etme gayreti içine girmek gibi. diğer kısım ise ortaya koyulan yeni bir gelişmenin reddedilmesi için mantıken, ilmen, dinen bir gerekçe olmadığı halde bu yeni gelişme ile islamı karşı karşıya koyabiliyor. mesela bir türün nesiller içinde makroevrim geçirerek başka bir türe dönüşebileceğini, islamın karşısına konumlandırıp sanki bunu kabullenmek islamı reddetmek anlamına geleceğini söylemek gibi.

    evrim nazariyesine benim bakış açım ise şu şekilde: allahü teala kuran-ı kerim'de her şeyi sudan yarattığını buyuruyor bu da şu anki yaratılanları düşündüğümüzde keyfiyeti hakkında kesin bir şey söylemesekte bizi kaçınılmaz bir tekamülün varlığına götürüyor.
    bazı islami kaynaklarda hazreti ademden önce, biyolojik ve fiziksel olarak insana çok benzeyen canlıların yaşadığı ve daha sonra nesillerinin tükenip hazreti adem'in yaratıldığı söyleniyor (bkz: nesnas). bu nesnaslar için rahatlıkla, şimdilerde insanın atası kabul ettikleri ve fosilleri bulunan neanderthal, homo erectus vs. canlılar diyebiliriz. son bulgulara göre yaşamının takribi 300 bin yıl önce başladığı saptanan homo sapiens yani bizler içinde "313 resul gönderilmiştir" hadisi ve "her bin yılda bir resul gönderilir" kaidesinden çıkarımla yaklaşık 315 bin sene hesaplanan insanlığın ömrü de epey örtüşüyor. ayrıca merhum ömer nasuhi efendinin ''allah'ın yarattıklarını bir anda yaratması mümkün olduğu gibi; onları safha safha yaratmasına da aklen, ilmen ve dinen bir mani yoktur'' sözü de aslında bize çok güzel bir ölçüyü öğretiyor.
    özetlemek gerekirse, hazreti adem'den önce ruhtan yoksun hayvanımsı insanların yaşaması hatta bunların birbirinden evrimleşmesi daha sonra ise bunların ömürlerinin bitirilip dünyaya hakim kılınacak, ruha sahip hazreti adem'in dünyaya gönderilmesine ve diğer canlıların da bir kısmının müstakil olarak yaratılıp bir kısmının da safhalarla türemesinde aklen, ilmen ve dinen bir engel yoktur.

    burada önemli olan ise bilimsel gelişmelere veya düşüncelere bir kesinlik atfetmemek. bilim durağan bir şey değil zaman içinde sürekli olarak değişir, gelişir bunu ise çoğu zaman eski bilgilerin üstüne koyup o eski bilgileri de tarihin tozlu sayfalarına koyarak yapar. 100 yıl önce inandığımız biyolojiye, fiziğe, kimyaya dair çoğu bilgiye şu an başka şekilde inanıyoruz. hal böyleyken ayetlerden çıkartılan zorlama manalar ile değişmesi neredeyse kaçınılmaz olan günümüz bilgileri vasıtası ile bilimsel tefsircilik yaparak mucize çıkartma gayretinin uzun vadede büyük sıkıntılar doğuracağı gayet açıktır. bize lazım olan özellikle bir noktada teoloji ile ilgisi olabilecek yeni buluşlara karşı onların yorumunda islam düşüncesine aykırı yerler olduğunu düşünüyorsak, o bilgiyi islam süzgecinden geçirdikten sonra (mesela evrim teorisinde ilk hayatın başlaması, varoluş konuları gibi) geri kalanı hakkında evet bu şekilde olmuş 'olabilir' yaklaşımı sergilemek. bir bütün halinde alıp islamın karşısına koymak da değil islam ile açıkça çelişen bir yorum kısmı varsa onları da olduğunca alıp ayetlerden zoraki manalar çıkartmak da değil.
  • amerikadaki imamlar ortak bir aciklama yaparak, islamin biyolojik evrim dusuncesiyle celismedigi yonunde bir aciklama yapip imzalamislar.
    kaynak:
    http://abna.ir/data.asp?lang=3&id=244108