şükela:  tümü | bugün
  • ateizm için temel dayanak noktalarından olan ve bugüne kadar başta: piltdown adamı sahtekarlığı olmak üzere birçok düzenbazlıklarla insanlığa yutturulmaya çalışılan evrim teorisinin bilimsel olarak, geçerliliğini yitirmesi hadisesi.

    kaynak 1

    kaynak 2

    --- içerik ---
    --- içerik ---

    yunanistan’a ait ve girit denizi ile akdeniz arasında bulunan 8336 km² büyüklüğündeki girit (kríti) adası’nda insanlara ait 5 milyon 700 bin yıllık ayak izleri bulundu. bu keşifle 5.7 milyon yıl önceki insanların günümüzdeki insanlardan hiçbir farkının olmadığı tespit edildi. bilim insanları, bu keşifin insanlar ile maymunları aynı “ortak ata”ya bağlayan “evrim teorisi”ni tamamen çürüttüğünü belirtiyorlar.

    isveç’in uppsala şehrinde bulunan uppsala üniversitesi (uppsala universitet), 2002 yılındagirit adası üzerindeki xaniá(hania) kenti yakınlarındaki kastelio mıntıkasında araştırma yapan polonyalı paleontolog dr. gerard dariusz gierlinski (varşova üniversitesi, polonya) ve arkeolog grzegorz niedzwiedzki (uppsala üniversitesi, isveç)’nin tespit ettiği fosil ayak izinin 5.7 milyon yıllık olduğunu duyurdu.

    paleontologların bulduğu fosil ayak izleri üzerine uzun yıllardır çalışma yapan uppsala üniversitesi’nden bilim adamlarından oluşan bir uzman heyet, ayak izinin 5.7 milyon yıllık ve günümüz insanlarıyla aynı özelliklere sahip olduğunu açıkladı.

    araştırmacıların yaptığı açıklamada, ayak izlerinin diğer hayvanların ayak izlerinden önemli bir farkı olduğu, insan türünün en yakın akrabası olduğu iddiâ edilen maymun ayaklarının ise insan ayağına değil, daha çok insan eline benzediği vurgulandı. izde fark edilen dar ayak tabanı, beş parmak ve bunlardan ilkinin daha büyük olması, aynı zamanda kıvrık tırnakların olmaması bunun bir kanıtı olarak sunuldu.

    --- içerik ---
    --- içerik ---

    peşinen söylüyorum ki; ateist uzantılar bu başlık altında:" omo son koson odnon oktor'cosondor tomom mo" demekten başka bir argüman üretemeyecekler.

    bilimsel verileri adnan oktar ve onun gibi adamlara mal etmekte, ateizmin içerisinde bulunduğu çaresizliği özetler nitelikte.

    -- evet bir ateist geleneği olarak bilime yanlışlanabilirlik noktasından bakmak ritüeliyle daha karşı karşıyayız. oysa ki bilimin ortaya koyduğu gerçeklik şunu ifade ediyor: herşeyden önce bilimin üstünde durduğu gerçeklik, evrimi biyolojik olarak çökertmenin yanında tarihsel olarak zaten yerle bir ediyor, türler arası süreç bu fosille zaten baştan sona çelişkiye düşmekte, şöyle açıklayım:

    yaklaşık 5.7 milyon yıllık ayak izleri, bilinen en eski hominin fosili olan chad’taki sahelanthropus’tan ve onun çağdaşı kenya’daki orrorin’den daha yeni. fakat maymun benzeri ayaklara sahip olan ardipithecus ramidus’tan bir milyon yıl daha eski. bu durum, ardipithecus’un sonraki homininlerin doğrudan bir atası olduğu hipotezi ile çatışıyor. yani bu zamansal farklılik zaten biyolojik verilere çok da bağlı kalmadan gerçeği ortaya seriyor.

    -- komedilerle ateizm devam ediyor:"evrim teorisiyle, ateizmin ne alakası var?"

    evet çaresiz bir homosapiens çırpınışıyla daha karşı karşıyayız. artık tamamen yalpalama aşamasında olan dayanaksız bir zihniyetin, çelişkilere temayül etmesinden sonra nasıl da kendini inkar etmeye kadar ileri gidebileceğini görüyoruz. öncelikle evrim ve ateizm ilişkisini, her bilimsel bulguda inkar eden zihniyete şunu soruyorum;

    -eğer ki evrim teorisiyle ilginiz yoksa bu başlığı neden dolduruyorsunuz?

    -yine diyelim ki aranızda zihniyet bağı yok, o zaman yaratılış ve canlı devinimi sizi ilgilendirmiyor. yani bu noktada ateistler ilgilenmedikleri yaratılış ve canlı döngüsü konularını olasılıkların üzerine bırakmış oluyor ki bu olasılıkların içerisine, tanrı ve yaratmakta girmiş oluyor. bu bağlamda olasılıklardan birisi haline gelen; yaratılış ve sürekli yaratılış bilimsel yönden olabiliritesi yüksek olduğu halde ona inanmamak ve inkar etmek, radikal bir inanç çeşidi değil de nedir?

    devam edelim; evrimle ateizmin bağsızlığını açıklayabileceğiniz tek nokta; ateizm kökenlerinin darwinizm'den oldukça eskiye dayanması. o zaman şunu sormak gerekiyor: tarihsel çıkış noktanız bilimsel olarak hangi özgünlüğü ifade ediyor?

    mesela ateizmin; thales, anaximandros, anaximenes, epikuros(hedonistik yaşam tarzı), lacretius tarzı yaşam felsefesinden ve anlayışından ayrılan yönü, yönleri nelerdir?

    tanrı arayışını doğada, doğal seçilim, seleksiyonda sürdüren dolayısıyla put kavramını materyalist bir temelde tam anlamıyla içselleştiren bir mantığın pagan olmadığına dair verileri görememekte konunun vehametini birkez daha ortaya koymakta.

    ---kıt anlayışlara bilim konuşma çabamız devam ediyor:" verilen bilgiler yalnızca insanlığın afrika'dan çıkmamış olabileceğini gösteriyor"

    kusura bakma ama eğer bunu gösteriyorsa bu yalnızca insanlığın afrika'dan çıkmadığını değil aynı zamanda evrim teorisi bulgularının sahtekarlıklarla dolu olduğunu gösteriyor. nitekim başta kenya olmak üzere insanlığın atası olarak yutturulmaya çalışılan maymun fosillerinin de geçerliliği yitirilmiş oluyor. zaten bu bile kronolojik olarak evrimin tamamen çelişkiler yumağı olduğunu ortaya koymuyor mu?

    --- " ama bak :"harvard'da, cambridge'de, yale'de bu konu hakkında makaleler var."

    -yine bir ad hominem'le karşı karşıyayız: peki piltdown adamı'yla ilgili makalelerde zamanın bilimsel referans noktası değil miydi?

    -ayrıca makaleler teorinin bulunan fosillerle nasıl ilişkili olabileceği üzerinde duruyor ki zaten bilim yanlışlanabilirlik değil olasılıklar üzerinde durur.

    --- hakaretler ve tek cümlelik debe amaçlı bkz'lar ateizm penceresinin bakış açısını az çok ortaya koymaya devam ediyor.

    --- "evrim çok dallı ve farklı süreçlere sahip bir bilimdir"

    evet artık ateistlerin gerçekten karar vermesi gereken bir durum var o da şu ki: evrim çok yönlü mü, tek yönlü mü, yalnızca insanı mı yoksa tüm canlıları mı ilgilendiriyor?, en hızlı evrim süreci hangi canlı ya da canlı grupları üzerinde gerçekleşiyor. bir defa bu noktada anlaşalım. çünkü homosapiens'den önce günümüzle aynı şekilde eğerli halde kullanılan evcil at'ın evrime dair inançları sarstığını söylemek mümkün. açarsak sevgili ateist: evet bilim gelişmekte, yenilenmekte ancak bu yönünü kullanıp her bilimsel bulguya göre evrimi yeniden teorileştirmek sahtekarlıktan başka birşey değildir. kendi içerinizdeki çelişkilerin farkında bile değilsiniz." en fazla coğrafi ve tarihi bir değişiklik" olabilir zihniyetindesiniz. oysa ki elinize kağıt kalem alıp roman yazar gibi yazdığınız insanlık serüveninize göre, türler ve değişimleri belli coğrafyalarda belli zaman aralıklarında gerçekleşmiştir. yani bir bakıma zincir de denilebilir. o zaman zincirin ortasındaki bir halkanın sonuna ya da sonundakinin başa gelmesi sizce de bu zinciri kopartmamakta mıdır?

    --- ve ateizm zihniyetinin ne denli bir hezeyan içerisinde olduğunu gösteren noktanın nirvanası: : "islam'a göre insanlığın 6-7 bin yıllık geçmişinin olması"

    muhtevaya değinmeden önce, birkez daha acıyan gözlerle bakılmanıza sebebiyet veren bu argümanı sizce terketmenin zamanı gelmedi mi hümanist hücreler? ama durun islam'ın ne kadar şefkatli bir din olduğunu birkez daha ortaya koyuyorsunuz keza en ufak bir sarsılmada nasıl da argümanlarınızı islam ve kaynaklarından üretmeye kalkıyorsunuz gerçekten ibretlik.

    - neyse gelelim ateistlerin değinmeyi bile beceremedikleri islam ve insanlık tarihi konusuna: öncelikle şunu ifade etmeliyiz ki. insanlik tarihi biyoloji ve tarihin ortak araştırma noktasıdır. nitekim gördüğümüz üzere tarihi ve biyolojik olgusallıklar zıtlaştığında teoriler, geçerliliklerini yitiriyor ve yalnızca düşük olasılıklar haline geliyor.

    bu da bize her açıdan daha tarafsız ve bağımsız bakmayı zorunlu kılıyor.

    öncelikle fav kasmak amacı güden cahil bir ateistin referans aldığı hadis; `reşid rıza, imam nevevî, şevkânîibnu’l-cevzî ve diğer hadis uzmanları` tarafından uydurma olarak nitelendirilmiştir yani senedi kesik bir rivayettir esas alınamaz. amma velakin favcı ateist referans almış bunu diyelim ki dediğin gibi var bu hadis;

    o zaman bu bağlamda öncelikle saldırgan zihniyetin kur'an'da bahsedilen zamandan ve görecelilikten bihaber olduğu söylenebilir:

    dedi ki: “yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?” dediler ki: “bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık, sayanlara sor.” dedi ki: “yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz,” (müminun suresi, 112-114)

    “melekler ve ruh (cebrail), ona, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir.” (mearic suresi, 4)

    “gökten yere her işi o evirip düzene koyar. sonra (işler,) sizin saymakta olduğunuz bin yıl süreli bir günde yine o’na yükselir.” (secde suresi, 5)

    bu bize zamanların mekansal ve tarihsel sentez içerisinde farklılaşabileceğinin, yaratıcı tarafından bildirilmesidir. buna binaen hadiste kastedilen "yıl" ifadesinin farklı zamansal boyutları aktarabileceğini öncelikle akıllardan çıkartmamak gerekir.

    bunun yanı sıra insanlık tarihinin milyonlarca yıl öncesine dayalı olduğunun bir defa kur'an'ın ve hadislerin kesin olarak aktardığı konulardan olmadığını bilmekte de fayda var. burada irrasyonel bilimsellik şemsiyesi altına girmiş ateizm zihniyetinin bilimin şuanda ki kabulleri doğrultusunda dahi derin çelişkilere boğulduğunu aktarmam çok dokunmuş olacak ki islam'ı araştırıp açık noktalar aramaya başlamışlar. yazık çünkü hala kur'an'ı bir science dergisi sanan ateizm her bilgiyi bilimsel gerçeklikle karşılaştırma gayesi güdüyor. oysa ki konu hakkında bilim ve din ilişkisinin ne boyutta olduğunu önceki enrtylerimde aktarmıştım. tekrar ifade ediyorum. ayrıca kur'an'da ve hadislerde insanlık tarihiyle ve yine insanlığın muhtevasına dair değinilen konuların ve açıklamalarının editlik olmadığını ve zamanla detaylıca bu konuların aktarılacağını bildirir hümanist kelebeklere yalnızca tarafsız olmalarını tavsiye ederim.

    ateizm zihniyeti kendini kanıtlamaya devam ediyor:" makalelerin içerikle alakası yok google translate'den bakabilirsiniz" inanılmazsınız gerçekten.

    şuna da bak translate'den ne diyecek bakalım? " this discovery challenges the established narrative of early human evolution head-on and is likely to generate a lot of debate. "

    ortak ata, ortak soy ilkeleriniz vardı değil mi? ha artık yok mu? birden fazla ortak atalarımız olabilir değil mi? o halde tüm insanlık bir balıktan ya da maymundan gelmemiş olabilir değil mi? evet değerli ateistler istenilen konu tam da; bu yavaş yavaş sorgulamanız ve inandığınız teorinin saçmalıklarına birkez daha göz atmanız.

    islam ve evrim ilişkisine dair de farklı yaklaşımlar belirtilmiş: öncelikle islamda devamlı döngü ve türlerin hayatta kalabilmelerini sağlayan canlı yeteneklerinin yaratıcı tarafından verildiği ve devamlı olarak veriliyor olduğu gerçeği vardır. yani bir insanın vücudunda her an milyonlarca hücrenin ölüp yeniden oluşması, her baharda çiçeklerin açması ve sonbaharda dökülmesi, nesilleri birbirine yetişemeyen hayvan sirkülasyonları vb. gibi örnekler devamlı can verme ve can alma olayını aktaran en iyi örneklerdendir. yine bu bağlamda evrimi bu haliyle islam'la ilişkilendirmekte tam anlamıyla zorlama yorum olacaktır. çünkü evrim muazzam canlı haznesi ve hayran bırakan kusursuz döngüyü tesadüfler silsilesi olarak aktarırken, islam bu hikmetlerin tümünün birer işaret ve nimet olduğu üzerinde durmaktadır. evrim teorisinin bu noktadaki inadı ve doğanın kutsallaştırılarak canlılara çobanlık yaptığını ve onların birtakım biyolojik özellikler kazandığına sebep olduğunu aktarması ise bu yönüyle islamdan ayrılan nokta olmaktadır. bu bağlamda evrim teorisi daha mantıklı ve tarafsız bulgular üzerinde detaylanamadığı müddetçe her bulunan fosil ve kalıntılarla, sarsılmaya yok olmaya devam edecektir.

    --- yukarıda cevapladığım ancak okuma yeteneğinden yoksun ateistler yüzünden tekrar açıklamaya yapmak zorunda kaldığım iddia:" makale ve içerik uyumlu değil"

    neresi uyumlu değil biyolog evrimci? mesela ayak yapılarının günümüz modern insanıyla birebir aynı olması insanın en başından beridir ayak yapısının sabit kalıp diğer vücut fonksiyonlarının evrimleştiğini mi gösteriyor? galiba insanlık var olur olmaz spor bir ayakkabıyla beraber evrimleşti yoksa bu açıklamanın başka bir temeli olamaz.

    "tarihsel farklılıklar evrimi çökertmez." iyi de sen değil miydin evrimi binlerce yıllık zaman dilimlerine ayıran ve insanlık serüvenine ince ince hikaye yazar gibi işleyen, türlere ayrı ayrı isim veren ve onlara fiziksel özellikler yükleyen hatta coğrafi sınırlarla insanoğlunun tek çıkış noktası olduğunu söyleyen?

    ama bak makalede konuyla ilgili ne denilmiş?

    `"at approximately 5.7 million years, they are younger than the oldest known fossil hominin, sahelanthropus from chad, and contemporary with orrorin from kenya, but more than a million years older than ardipithecus ramidus with its ape-like feet. this conflicts with the hypothesis that ardipithecus is a direct ancestor of later hominins. "`

    evrimin kronolojik sıralamasını yerle bir eden bu fosille ilgili bilgi makalede yer alıyor. bilimadamlarının ne demesini bekliyorsunuz daha? bu çatışmayı "ateizm yenildi" diye sunmalarını mı bekliyorsunuz. ortada olan bilimsel bir araştırma ve tarafsız bulgular belirtilmiş. editöryel olarak da makale üzerinden bu yorumlardan daha fazlasını elde etmek mümkün. ayrıca evrimin çökmesini bu araştırmayla açıklamama takmış alay ediyorsunuz. bence alay edilecek olan muntazam bir şekilde dizdiğiniz doğal seçilim argümanlarınız, çünkü bu bulguyla bu sıralamayı baştan yazmak zorunda kalacaksınız sonra bir başka fosille yeniden baştan yazmak zorunda kalacaksınız ve yeniden. dolayısıyla delik deşik edilmiş bir metafor sarıldığınız inanış olmaktan öteye geçmiyor.

    ---"bu makaleyle evrim teorisi çökmedi, sadece yeniden tasnif yapılıyor"

    öncelikle ne kadar kabul etmeseniz de bu fosille senelerdir yediğiniz darbelerden birisini daha yediniz, şimdi evrimagaci modları çaresizce fosillere göre yeni kronolojik sıra ve uydurmasyon türleri hızlıca inşa ediyordur. ama bu son bulmayacak elbette bir fosil daha çıkar, sonra bir başka fosil daha, bir başka fosil daha ve her fosil için ayrı ayrıi senaryo yazmaktan iflahınız kurur en sonunda köşenize çekilip sorgularsınız? nereye kadar evrim senaryolarını, kronolojik sıralamaları yapmaya devam edeceğiz diye.

    ---"9 büyüklüğünde deprem üretebilen bu fayların olduğu, minicik bir adada neredeyse 6 milyon yıllık fosil bulunması pek olası gözükmüyor."

    işte böyle sağlam sorular soran medeni insanlarda çıkabiliyor. konuyla alakalı bilimadamlarının girit adasınin coğrafik konumuna olan yaklaşımı:

    "during the time when the trachilos footprints were made, a period known as the late miocene, the sahara desert did not exist; savannah-like environments extended from north africa up around the eastern mediterranean. furthermore, crete had not yet detached from the greek mainland."

    o dönemde girit adası'nın yunan anakarasından ayrılmadan önceki bir zamana denk geldiği ve dolayısıyla avrupa'da rastlanan ilk insan fosillerinin bu şekilde açıklandığı anlatılmış. yani ada bütünleşik halde bulunuyordu.
  • evrim teorisini ateist düşüncenin temeli sananlara orgazm yaşatan gelişmedir. eğer doğruysa çöken ateizm değil bilimsel bir teoridir.
    demek ki varoluşumuzun başka bir bilimsel açıklaması var deriz en fazla. olmayan cennet ve cehennem için yaşıyor olmaktan daha mantıklı bir açıklama olacağı kesin..
  • görünüşe göre evrim teorisi değil, insan evrimine dair bazı bilgilerimiz çökmüş.

    not: ateist değilim. evrimi de inkar etmiyorum.
  • meraklısına makalenin linki: http://www.sciencedirect.com/…pii/s001678781730113x

    edit: tabi ki evrim teorisinin çöktüğü falan yok.
  • evrim teorisinin çökmesi gibi bir durum yok, çünkü evrim teorisi evrimi açıklamaya çalışan teorilerden oluşur.

    bi anlamadınız, ya hakikaten salaksınız ya da salak rolü yapıyosunuz.

    evrimin olup olmaması veya varlığında herhangi bir şüphe yok, nasıl olduğuna dair teoriler üretiliyor ve bunun genel kabul görenlerinin adına da evrim teorisi deniyor.

    evrim gerçektir. çevrende 20'lik dişi çıkan, 32 tane dişi olan kaç kişi var?

    adamın ağzında 28 diş var, evrim teorisi yok diyor. kendisi evrimin yürüyen kanıtı mal değneğinin. hayır zaten evrimin herhangi bir şekilde kanıtlanmaya ihtiyacı yok belirttiğim gibi; evrim teorisinin bir takım temel dinamiklerine kanıt teşkil ediyor.

    5 milyon yıl evvelden ayak izi bulunduysa, evrim teorisi evrimi açıklamak için şekil değiştirebilir; bilim için bu heyecan verici bir gelişmedir; bir çöküş değil.

    yani insanlığın marsa koloni kurduğunda bütün kutsal kitapların geçerliliğini yitireceği gerçeği gibi; dinlerin çöküşü gibi bir şey değil bu.

    yeni gelişmeler ışığında, yeni problemler, yeni heyecanlar demek. evrim yok demek değil yani.
  • bir türlü gerçekleşmeyen durum...

    geçen yıl da "evrim teorisi çöktü! ateyizler panikte" demişlerdi ve çok sevinmiştik. sonra, anladık ki, çöken giden bir şey yok.

    bilim bu. ışığı bazen gözü alıyor.
  • islami kaynaklara göre insanlık tarihi 6-7 bin yıl civarındayken bu haberde ilk insan izinin 5.7 milyon yıl önce bulunduğu belirtildiğinden bilimsel olarak islamiyeti çökertmiş haberdir.
  • baslik altinda yapilan yanlislar:

    1-evrim ve ateizmi ayni potada eritip, evrim bitti ateizm yok, dagilin demek.
    2- ingilizce bilmeden kaynak verip 'al iste burada yaziyor' demek.
    3-kaynagin ne söyledigi hakkinda yanlis bilgi vermek.

    ya daha yazicam da, ortada tek yanlis var aslinda, istemli cehalet.
    o çalismayi yakindan takip ediyorum. çalismayi yürüten insanlari da taniyorum.
    orada diyor ki adamlar, bu bulunan ayak izinin yasi ve yeri insan evrimini tekrar degerlendirmemiz gerektigini söylüyor. ortada ayak izinden baska bir kanit yok. bir insan fosili yok. ama insan evrimini daha dikkatli calismamiz gerektigini, afrika disinda ilk hominidlerin olabilecegi seçenegini öne sürüyorlar. adam da kalkmis, evrim bitti her sey yalan diyor. yok arkadasim evrim yerinde duruyor. insan evrimi de yerinde duruyor. sadece hominidlerini orijini konusunda yeni bilgiler eklenebilir. bu kadar. ortada tartismaya açik olan tek sey, neden afrika disinda ve 5.7 milyon yillik bir bipedal hominid ayak izi bulundugu. adamlar 'evrimi tekrar gözden geçirmeliyiz' demiyor.
  • evrim teorisinin ateizmin temeli olduğunu düşünmek, savunmak düpe düz cahilliktir. hatta hayır, cahillik falan değil bayağı bayağı art niyet gütmek, bir fikri tabu haline getirme yolunda ve yalan bir bilgiyi kitlelere yayma istikametinde emin adımlarla omurgasızlık yapmaktır. hiçbir şart altında evrim ile ateizm arasında bir bağ kurulamaz ki bu haltı eden ateistlerin de bir takım organlarından kan almak boyun borcudur. herhangi bir "habere" de "atayizler!" diye giriş yapan bir insanın bilimi umursadığı düşüncesi veya rasyonel bir argümanının bulunduğu sanrısı fazlasıyal gülünç kaçacaktır haliyle.

    öncelikle bu başlık ve mevzu bahis karakterin özetini geçelim:
    (bkz: fake news)

    ne diyor bulgularını dünya ile paylaştıkları uzunca metnin sonunda?

    "this discovery challenges the established narrative of early human evolution head-on and is likely to generate a lot of debate. whether the human origins research community will accept fossil footprints as conclusive evidence of the presence of hominins in the miocene of crete remains to be seen"

    bunun "evrim teorisinin bilimsel olarak çökmesi" ile uzaktan yakından bir alakası yok. ortak atanın sorgulanacağına dair bir bilgi de içermemekte; bilakis bu sadece bir bulgu ve üzerine çalışma yapılacak bir kanıt. ne olduğu belirsiz. kabul edilmiş bir olgu değil. daha da önemlisi, evrimi destekleyen niteliği ile ön planda ki bu bulgunun açığa çıkaracağı başka bir timeline olabilir demeye getiriyorlar metinde, açık ve net bir biçimde.

    sen neyine dayanarak böyle bir bok sallıyorsun peki? hiç. insanları galeyana getirmek, "evrime inananlar atayiz" safsatasını iyice yedirmek ve bilhassa, bilimi küçük düşürmek için bu haltı yiyen bir troll'sün. yoksa buradaki herhangi biri, bu tipin upsalla üniversitesi'nin bulgularını düzenli olarak takip ettiğini falan zannediyor mu? hayır, osuruktan bir cemaatin dallamalarından biri facebook'ta paylaşmış, bu da gelmiş burada caka satıyor.