şükela:  tümü | bugün
  • konu hakkında bilimsel görüşleri olan arkadaşlar lütfen görüşlerini esirgemesinler zira ne zamandır merak ettiğim konulardan birisidir bu.

    mazur görün, olaya tamamen belgesel kafasıyla bakıyorum arkadaşlar, haliyle kafamda sorular oluşmuyor değil. malum evrim canlıların tekamül ettikleri bir süreç. sırtlan da bu süreçten nasibini almış. bir etobur olarak sivri dişler, kafatasının arkasına kadar uzanan çene kasları ile dünyanın önde gelen ısırma gücüne sahip bu hayvanın arka bacaklarına bakıyorsun kısacık ve bu bacaklarla bir çita, aslan, kaplan, leopar vs gibi avlanamıyor.
    bu hayvan ya sürünün içindeki yaşlı ve hastaları topluyor ya da leşleri ortadan kaldırıyor.
    şimdi kafama takılan şu ki, eğer yaratılış yoksa bu hayvana kafatasının arkasına kadar uzanan kaslarla ve muazzam dişlerle müthiş bir ısırma gücü veren evrim neden arka bacaklarını es geçti?
    yoksa (yaratılışın da merhalelerle olduğunu biliyoruz), bu hayvana ekosistemde bir temizlikçi görevi mi verildi?
    sırtlanın arka bacaklarının kısa kalması sonucunda mecburen ekosistemde temizlikçi olma rolünü benimsediği söylenebilir ama bu da arka bacakların neden kısa kaldığını açıklamıyor.
    çitaya bakıyorsun muazzam aerodinamik yapısı ve güçlü ön-arka bacaklarıyla, işitme, koku alma, dişleri ve postu ile tam bir avcı. bu canlıların ikisi de aynı sürecin ürünü değil mi? neden zarlar çitaya hep düşeş de, sırtlana dübeş?
  • hayvanlar sahip oldukları özelliklere göre hayatta kalmamışlardır. hayatta kalmayı becerebilenlerin özellikleri sonrasına aktarılmıştır. bugün chihuahua denen 1.5 kiloluk köpeğin toplam sayısı 60 kiloluk kurtlardan fazla ise, evrim yolunda chihuahua daha başarılı demektir ve onun genleri gelecek nesillere daha çok aktarılacaktır.

    kimbilir belki de birkaç bin yıl sonra dünyada kurt kalmayacak ama 100 bin chihuahua yer alacaktır. ve siz baktığınızda yahu nasıl diyeceksiniz, nasıl bu 1.5 kiloluk zayıf köpekler genini devam ettirdi de 60 kiloluk güçlü kurtlar ettiremedi!

    yani kısaca, evrim her zaman bedensel mükemmelliyet ya da salt güç değildir. evrim hayata uyum sağlayıp genini devam ettirebilme yetisidir. ve sırtlanlar kendi familyalarından birçok hayvanı tarihe gömüp bugünlere gelebilmiş doğa ile uyumlu canlılardır.
  • doğruluğundan emin olmadığım ve kaynağını hatırlamadığım bir bilgiye göre sırtlanlar kurt ya da çita gibi hayvanlarla aynı evrimsel kökenden gelmiyor, maymunlarla aynı evrimsel kökenden geliyor. iyi bile evrimleşmişler gibi böyle bakınca
  • sırtlanlar hala var olduğuna göre ve soyları tükenme tehlikesi altında olmadığına göre evrim onlara şaka yapmamış aksine yeterince ödül vermiş demektir.

    tanım: evrimi anlayamamış yazarın yaptığı yanlış bir çıkarım.
  • gibi avlanamıyordan sonrasını okumadım. neden mi? leopar onun yerine avlanıyor. avını kaçırdı kaçırdı, kaçırmaması halinde tek bir sırtlan gelip leoparın avını rahatça çalıyor. leopar karşı koyamıyor bile. çitada da durum aynı şekilde. aslanda durum karışık. tek veya iki aslan varsa sürü halinde gelip avı kendilerine alıyorlar.

    afrika benekli sırtlanları avcılığın kalleşçe kitabını yazmıştır.önden saldırmaz arkadan en hassas, en kolay yerden saldırır.(bu kalleşlik mi kurnazlık mı emin olamadım)isabetli ısırıklarla av kaçmak istese bile, kaçacak fırsatı bulmuş olsa bile ölümcül yaraları almıştır. bu gözler canlı ayaktaki antilobun arkadan (bu sırtlan hayvanı nereyi ısıracağını çok iyi biliyor) bağırsağı alıp uzun uzun çeken sırtlan gördü. antiloba bakıyorsun hâlâ av olmamanın peşinde, ölmüş haberi yok.
    aslında şöyle denebilirdi. evrimin sırtlanlara kıyağı.
  • şaka değil de ihtiyaçlarına göre donatması demenin daha doğru olacağı durum.

    öncelikle sırtlanlar bilinenin aksine başarılı avcılardır. leşçil olmaları risksiz olduğu için caziptir. sadece sırtlanlar değil aslanlar da leş fırsatı bulduklarında bu fırsatı değerlendirirler.

    sadece sırtlanlar değil neredeyse bütün etoburlar zayıf ve hasta hayvanları avlamaya çalışırlar. doğada fiziksel sağlık ve enerji çok önemlidir. sağlıklı bir hayvanı avlamaya çalışmak riskli olduğu için sorunlu hayvanları avlamayı tercih ederler. sırtlanlara özgü bir durum değil kısacası.

    aynı zamanda her hayvanın farklı anatomik yapısı farklı olduğundan avlanma stratejileri de birbirlerinde farklı. aslanlar hızlı değiller ama avlarını uzun süre kovalayabilecek kadar dayanıklılar. leoparlar ise hem yavaşlar hem de uzun süre avlarını kovalayacak dayanıklılığa sahip değiller ama çok çevikler. bu yüzden pusu kurarak avlanırlar. çitalar çok hızlılar ama koştuklarında vücut ısıları yükseldiğinden dolayı ölme riskleri olduğundan uzun süre koşamazlar.

    sırtlanlar da avlarını uzun süre kovalayabilirler, çok hızlı değiller ama dayanıklılar. aynı zamanda çok kurnaz avcılardır. avlarıyla hiçbir ilgileri yokmuş gibi davranıp avlarının sürüsünün içerisinde rahatça dolaşırlar, muhtemel hedeflerini tespit ederler. bu sayede avlarını gafil avlarlar.

    sonuç olarak evrim her hayvana bazı özellikler verir ve bazılarını alır. birine hız verip dayanıklılığını almıştır, diğerinin hızından alıp çevikliğini arttırmıştır, diğerinin kas gücünü alıp zekasını arttırmıştır. bu yüzden sırtlanlara yaptığı şaka değil tam tersine sırtlanlara gerekli olan donanımı sağlamasıdır.
  • yarı atıyorum ama şöyle bir durum var. evrimde trade-off diye bir sistem var. eğer bir özelliğin gücünün artışı bir başka özelliğin gücünün azalmasına neden oluyorsa buna trade-off deniyor. mesela diyelimki uzun arka bacaklı sırtlanlar var. uzun arka bacaklı sırtlanların bacakları kısalıp çeneleri güçleniyorsa buna trade-off deniyor. şimdi neden hem uzun bacak hem güçlü çene yok derseniz şöyle ki, vücut ekonomisi açısından enerji ya bacaklara ya çeneye aktarılacağından ikisinden sadece birine sahip olma söz konusu. ancak şöyle bir şey de var ki bu açıdan sırtlanlarda bacak boyu uzadıkça çene gücünün azaldığı, çene gücü arttıkça bacak boyunun kısaldığına dair bir bağlantı bulunması gerekiyor. eğer böyle bir bağlantı yoksa bu entry sadece ufak bir bilgi içermektedir :)
  • sırtlanların kendi familyası var. ne kedigillerden, ne de köpek... oldukça da kendisine münhasır bir vücut yapısı var. köpeklere benzetilse de familyası kedigillere daha yakın.

    bu arada sırtlanların kısa bacakları kendisine herhangi bir negatif etki yaratmıyor. şöyle ki bir benekli sırtlan, saatte 60 km hızda koşabiliyor maksimum hız olarak.

    diğer bir kaç hayvanın kaç km saatte koştuğu bilgisini de paylaşalım:

    kurt: türüne göre 50 ile 70 km arasında
    aslan: 80
    kaplan: 64
    çakal: 65

    grup arası iletişim çok yüksek olduğundan bu hayvanlar aslında iyi de birer avcıdır. fakat diğer hayvanlara göre oldukça zeki olduklarından daha çok hırsızlık yapmayı ya da görece daha zayıf(savunması zayıflamış, hasta, yaralı vb) avlara yöneliyorlar.
  • sirtlanlara yapilan bir saka varsa o da disi sırtlanin klitorisinin tipki penis e benziyor olmasıdır. bu yuzden disi sirtlan dogumda cok zorlanir.
  • evrim,bir canlının hayatını devam ettirebilmesi için gerekliliklerin sonucunda oluşur.çıtayı ele alalım avlarını yakalamak için hızlıdır,çeviktir avını rahatlıkla yakalayıp tüketir.fakat tükettikten sonra artıklar kalır bunu gelir akbabalar ve sırtlanlar yer.ve yine artıklar kalır bunuda (bkz: saprofit bakteriler) halleder.yani her şey bir döngü içindedir.akbabaya bak mesela bi kartal gibi değil ve onun gibi avlanamaz.sırtlanlarda böyledir,şayet sırtlanlar da dediğin gibi uzun arka bacaklara sahip olsalardı ortada bir denge kalmazdı.onlarda bir aslan yada çıta gibi avlanır otçul hayvan sürülerini yok ederlerdi bunun sonucunda aslanlar ve çıtalar yeteri kadar beslenemez aşırı beslenen sırtlan sürüsü büyür daha çok otçul hayvanı yok eder ve sonuç olarak onlarda yeteri besin bulamayıp yok olurdu.doğanın dengesi böyle yılan ve kertenkele aynı takımdanken yılan neden evrimleşip ayak ve kol geliştirip hemde zehirli olmadı mesela ? daha iyi olmazmıydı ? olmazdı olsaydı denge olmazdı.