şükela:  tümü | bugün
  • franklin d. roosevelt tarafından 5 nisan 1933'de çıkartılmış ve amerikan vatandaşlarının altın para, külçe ve sertifika bulundurmasını, saklamasını yasaklayan kanun hükmünde kararname*. bu kararnameye göre, bütün amerikan vatandaşları 25 gün içinde yani 1 mayıs 1933 tarihine kadar ellerinde bulunan bütün altın varlıkları fed'e onsu 20.67$'dan teslim etmek zorundaydı. bu süre zarfından sonra elinde altın bulundurmanın cezası bugünün parası ile 160.000$ ve 10 yıl hapis cezası idi. bütün altın toplandıktan kısa bir süre sonra fed altının satış fiyatını 35$ seviyesine çekerek, bir nevi halkın elindeki doların değerini %41 devalue etmiş oldu.

    işin ilginç yanı roosvelt'in bu kararnameyi çıkartmasının sebebi o yıl yaşanan büyük banka panikleriydi. spekülatörler ve halk bankacılık sistemine güvenini kaybetmiş ve ellerindeki doları altın ile değiştirmek istiyorlardı. bu durum fed'in altın rezervlerin ciddi şekilde tehdit eder duruma gelmesi nedeniyle bu kararname çıkartılmıştı.

    http://www.the-privateer.com/…old-confiscation.html
  • bu yasağın kalkması için amerikalılar 1974 yılının son gününü beklemek zorunda kalmışlardır. yani 1933 ila 1975 yılları arasında abd'de altına yatırım yapmak fiili olarak yasaktı. tabii bu yasak kalkmadan önce başkan nixon meşhur ani kararı ile altın standardını bir gecede ortadan kaldırmasından sonra olmuştu.

    söylenene göre, bu yasak getirildiğinde ortalama amerikalı'da zaten altın yokmuş. zengin amerikalılar'ın bazıları ise bir hınç ile altınları avrupa'daki bankalara göndermişler, bazıları da tıpış tıpış altınları fed'e teslim edip, bir kaç ay içinde servetlerinin yarısını kaybetmişler. yasak kalktığında tonlarca altın tekrar avrupa'dan abd'ye geri dönmüş deniyor.

    enterasan olan şu, sürekli serbest piyasa, liberalizm borazanlığı yapılan bir ülkede böyle bir karar nasıl alınmıştır, nasıl bir kılıf uydurulmuştur hayret verici bir olay. görünen o ki, olağanüstü zamanlarda kuruluş felsefesine bu kadar ters, olağanüstü kararlar almak abd siyaset geleneğinde ziyadesiyle mevcut. bu son iki cümle çok gomunistçe oldu ama allah belamı versin değilim amirim.
  • roosevelt'in politikaları kesinlikle serbest piyasacı değildir. roosevelt üçüncü yolcudur ve iktidarında sadece altın yasağı değil pek çok metazori uygulama olmuştur ki bunlara temerküz kampları da dahildir.
    (bkz: http://en.wikipedia.org/wiki/executive_order_9066)

    roosevelt çağdaşları hitler ve mussolini ile aynı ayarda bir politikacı olmasına rağmen nedense o dönemin bu ihtiras timsali manyakları arasında adı geçmez, bir şekilde unutulur, onlar gibi birer baskı rejimi sembolü olmamış, yeterince ifşa edilmemiştir. belki de edilmiştir. george lucas'a palpatine'i yaratırken ilham kaynağı olmuştur, daha ne olsun di mi?

    kısacası altın yasağı bir dönem amerika'da demokratlar eliyle uygulanan dikta yönetiminin bir ürünüdür.
  • (bkz: execute order 66)
    (bkz: order 66)
  • buhrandan sonra 1933'te abd'nin ekonomiyi rayına oturtması gerekçesiyle ülkedeki tüm altınlara el koymuş ve altına çevrilebilir yeni abd dolarını basmıştır.tüm devletlerin parası kağıttan değersiz olduğu bir ortamda bu abd için efsane bir fırsattı.
    sonrasında yoksulluk,faşizmi faşizm de 2.dünya savaşını getirdi.2.dünya savaşına girmek için ise para lazımdı.para da o zamanlar tek maddi değer olarak altın olduğu için altına çevrilebilir-altın teminatlı- parayı elinde tutan abd'den alınmak zorundaydı.yani 2.dünya savaşı da dolarla borçlanmayı getirdi.bugün doların altına çevrilebilir özelliği kalkmış durumda abd istediği kadar basabilir,değerini korumasının teminatı bir tek kendi sözü artık.yani borçlandığımız maddeyi de o veriyor borcu ödeyeceğimiz maddeyi de karşılıksız ve sınırsız olarak üretebiliyor.olayların zincirini çözmek;zincirin sonucunda neye,kime yaradığını görmek bu kadar kolay ama bu durumda insanlar hala neyin derdinde,neyin umudunu taşıyor anlamış değilim.
  • fdr'nin hakkını vermek lazım.böyle bir kanunu abd'de çıkarmak 56 kilo taşağa sahip olmayı getirirken fdr bu kanunu çıkarmış,uygulamıştır.

    en çok garibime giden olay ise abd halkı her zaman devlete karşı önemli güç konumdayken ve bu kanuna itaatsizlik edecek güce sahipken bu hakkını kullanmayışlarıdır.
    baya baya abd halkı biz öğle yemeği için oylama yapan kurtlara karşı, tam donanımlı bir kuzuyuz ayağına yatsalar da devlete paşa paşa boyun eğmişler.
hesabın var mı? giriş yap