şükela:  tümü | bugün
  • yahya kemal beyatlı'nın güftesi, münir nurettin selçuk'un kürdilihicazkâr bestesi.
    hamide uysal yorumu

    ey nâz-ü işve velvele-î şân olan sana
    ömrünce mest olur nice hayrân olan sana

    fevvâre ka'r-ı havza düşer şermsâr olur
    baktıkça gülsitanda hırâmân olan sana

    her âh bir hitâb idi körfez'de dün gece
    bin mâh içinde bir meh-i tâbân olan sana

    her cevr her cefa yaraşır hüsn ü ânına
    bîdâd kıl keremse de şâyân olan sana

    tavsîfi mûsıkîye bırakmak diler kemâl
    bulmaz lisanda nağme senâ-hân olan sana

    ayrıca (bkz: #26163803)
  • üstâdın, abdülmecid devrinde bir güzele ithâf ettiği meşhur gazelidir. güzelliğe onca övgüden sonra bu kelimelerin dahi güzeli anlatmaya kâfi olmadığı zira lisânında musıki kudretinde bir nağme bulamadığından bahisle münir beyin bestesine de kapı aralanır.

    türkçeden türkçeye tercüme edecek olursak yaklaşık olarak şöyle bir mana ihtiva eder:

    ey güzel; naz ve edâ sana etrafı darmadağın eden ihtişamlı bir güzellik vermiş.
    sana birisi hayran oldu mu, ömrü boyunca sarhoş gibi gezer.

    sen gül bahçesinde salınıp gezerken ise fıskiyeden sana bakarak akan su,
    senden öyle utanır ki utancından havuzun derinliklerine saklanır.

    dün gece körfez’deki mehtâb faslında çekilen âhlar,
    bin tane güzel içinde en güzel olan sana bir seslenişti.

    aşığına ettiğin tüm eziyetler eşsiz güzellik sahibi olan sana yakışır,
    gerçi sana iyilik etmek de pek yaraşır ama sen eziyet etmeye devam et.

    kemâl, artık onu anlatmayı müziğe bırakmayı diler,
    zira, lisânında onun övgüye layık vasıflarını anlatabilecek uygun kelime yoktur.
  • şöyle bir sadeleştirmesini buldum:

    "ey naz ve edanın şanına şan kattığı / haşmetine debdebe verdiği güzel, nicesi var ki sana hayran olup ömür boyu sarhoş olmuştur.

    sen bahçeden salınarak dolanırken fıskiyeden yükselen sular seni görüp mahcubiyetle havuzun dibine dökülmüştür.

    dün gece körfez'deki duyduğun her "âh" aslında, bin aydan daha hayırlı/daha parlak bir dolunay olan sana seslenişlerdi.

    sendeki bu güzellik ve letafete her eziyet ve cefa yakışır. gerçi sana yaraşan iyilik yapmak ise de sen çekinme zalimlik yap.

    kemal artık bu noktada seni vasfetmeyi müziğe bırakmak istiyor. zira seni övmeye kalkan biri, dilde uygun, ahenkli sözler bulamaz."
  • şimdi trt müzik'te aşina programında ilk kez dinlediğim şarkı. hatta girişinde gel sen bize akşam yine mehtap görünsün zannettim. aynı makamdalar herhalde dedim. doğru tahmin etmişim ikisi de kürdilihicazkar makamıymış.