şükela:  tümü | bugün
  • "ûs ülkesinde eyüp adında bir adam yaşardı. kusursuz, doğru bir adamdı. tanrı'dan korkar, kötülükten kaçınırdı." diye başlayan eski ahit kitabı.

    okumak isterseniz bkz:

    http://incil.info/kitap/eyup/1

    ("sonraki bölüm"e tıklaya tıklaya ilerlenecek.)
  • lost'un sirri'nin cerceve olarak dayandigi eski ahit bolumu. ingilzicesi book of job'dir.

    (bkz: #18569738)
  • şu zamana kadar en fazla yorumlanan bab'lardan biridir herhalde. herkes bir yerinden tutar, derya denizdir. allah, şeytan, eyüb'ün tepside sunulması, kötülük problemi, zenginlik, evlatlar, karılar, arkadaşlar, ardı sıra felaketler, sızlanmalar, doğum anına isyanlar, kaderin elinde oyuncaklar; çaresiz kullar, cılk bedende kurtlanan yaralar...

    kafa kaçıran, ilahi olana dair pek çok yargıyı alt üst eden satırları boldur. bahse tutuşulur, eyüb harcanır, pazarlıklar edilir, eyüb'ün teni kurtlara işgal ettirilir, peygamberin teniyle birlikte sıdkı sıyrılır, sabrı sınanıp durur.

    dünyanın en iyi kitapları arasında geçer, şiir gibi dili dillere destandır. ateitlerin en sevdiği tevrat bölümüdür herhalde. inançlı insanlardan daha fazla okumuş olabilme ihtimalleri yüksektir.

    bol yorumlarına denk gelmemek mümkün değil ama şu zamana kadar gördüğüm en (sıfatım yok) yorumu attar pendname'nin sena bölümünde tek cümleyle yaptı:

    "eyyub'un bedenini böceklere azık yaptı"

    allah, şeytan, peygamber, evlat, zenginlik, kader, sabır gibi büyük kalemleri bir kalemde silip odağa bela olarak tiksinti yaratsın diye konulmuş böceği koymuş ve böceklerin nasibinden bahsetmiş. hala benim aklım almıyor bir görüşün koskoca kalemleri silip bu kadar mikro bir şeyi görebilmesini ve tüm hesabı böcek üzerinden temize çekmesini. nasıl olabilir de bir zihin bu kadar hiyerarşisiz düşünür hale gelir acaba?

    "yalnız ben kurtuldum durumu sana bildirmek için."
  • sabri ile unlu eyup peygamberin tanah'ta konu edildigi kisim.
  • tevrat'ın belki de en edebi bölümü...
    eğer eyüp'ü önce kur'an'dan sonra tevrat'tan okursanız muhtemelen hayal kırıklığı yaşayacaksınız. islama göre peygamberler ismet yani günahsız olma vasfına sahiptir. dolayısıyla peygamber başına gelen bütün musibetleri hayıflanmadan şikayet etmeden sineye çekmelidir. fakat tevrat'ta eyüp insani özellikleriyle verilmiş. insanların belki de tamamı allah'ın verdiği nimetlere şükrederken allah'ın onlardan aldıkları için de isyan eder. ve sonra isyanından dolayı tekrar pişman olur. şükür-isyan-pişmanlık. bu böyle devam eder gider. tanrının dalga geçercesine verdiği acılardan sonra kim ilahi adaleti sorgulamaz ki... eyüp'ün başına gelenlerden sonra isyan etmesi, ilahi adaleti sorgulaması, özellikle ona teselli vermek isteyen üç kişiye son derece edebi ve mecazlı sözlerle kapak yapması dikkate değer. sıradan bir insanın vereceği tepkiyi verdiği için eyüp belki de tarih boyunca bu kadar sevilmiştir. ve tabi sonunda allah'la konuşan eyüp pişman olur, nedamet getirir. allah da ona eski sağlığını malını çocuklarını geri verir. mutlu son yani. eyüp kitabı günümüz yazarlarından biri tarafından yazılsaydı, keşke sonu böyle bitmeseydi diyebilirdim fakat kutsal kitaptan bir bölüm olunca... anladınız siz onu.
  • esasında kadim mezopotamya kültüründen oldukça yaygın olan bir hikaye günah, ceza, tanrı, şeytan üzerine edebi, felsefi bir deneme olarak yahudi bir alim tarafından yeniden yazılmış halidir. ikinci tapınak döneminde yazıldığına dair metinde ip uçları vardır.

    şeytan tanrı'nın meclisindeki üyelerden biri gibi ve tıpkı zerdüştlükteki ehrimen gibi kötülüğün yeryüzündeki yaratıcısı olarak tasvir ediliyor. bu da babil sürgününden döndükten sonraki ikinci tapınak döneminde yazıldığına işaret ediyor.

    benim en çok dikkatimi çeken nokta 26:7'de geçen şu ifadelerdir; "o boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, hiçliğin üzerine dünyayı asar."
    burda dünyanın boşlukta asılı olduğu görüşünü görüyoruz. bu görüşün ilk defa m.ö. 610'da doğmuş miletli anaksimandros tarafından ortaya atıldığı biliniyor. ikinci tapınak dönemi m.ö. 520'de başlıyor. anlaşılan o ki, tanrı'nın sınadığı doğru, erdemli insan hikayesini yeniden kurgulayan şahıs anaksimandros'un bu görüşünü bir şekilde duymuş olmalı.