şükela:  tümü | bugün
  • ot dergisi yazarı onur gökşen'in kasım ayında ot kitap'tan çıkacak beşinci ve son kitabı.

    arka kapaktan : "sevgili okur, elindeki bu kitap, kırk yasına kadar kendisini babalıga hazırlayamamıs ve bundan sonra da asla hazırlayamayacak zavallı bir adamın hikayesidir.

    kronolojik olmasa da bu zavallı adamın annelerin ve cocuklarının dunyasına nasıl uyum saglayamadıgını, cocugunu buyuturken neler dusundugunu, caresizliklerini, isyanını ve maalesef butun babalar gibi biraz manyak oldugunu okuyacaksınız.

    ve bir de kızını ne kadar cok sevdigini..."

    yazarın daha önceki kitapları için: *, *, *
  • çok güzel bir kitap, tavsiye ediyorum
  • ot dergisi ile tanıştığım onur gökşen'in yeni ve son kitabı..

    kişisel olarak bilemem ama yazılarındaki samimiyet, karşılıklı konuşurmuşcasına o sıcak hava ve yine her zamanki kahkaha garantisi söz konusu kitapta da bolca mevcut.

    kitabı okuyan kimi mürekkep yalamışların "efenim pedagojik olarak çocuklara ..." diye başlayacak olan tüm cümlelerin tam ortasına sağlam bir kafa atan,

    çoğu beyaz yakalı ana baba için "aa, aynı ben lan!" dedirten,

    yer yer özeleştiri, bolca "modern zaman tespiti" -ki hemen hepsi gediğine itelemiş taşı-

    "aman bu çocuk kitapları da çok bilimsel ya" dedirtmeyen kitap gibi kitaptır.

    unutmadan.. ergenleşmemiş bir çocuk babasıysan, kitap son demlerinde burun direklerini fena hâlde titretir.. bunu da ekliyim..
  • ot dergisini yıllardır bilmeme ve ara ara alıp okumama rağmen sürekli olarak almaya başlamama sebep olan onur gökşen'in yeni kitabı. daha önceki kitaplarını da okumadım fakat bundan başlayarak diğerlerini de alıp okumak istiyorum. minik ipek'in hayranıyız zaten (kendisi ile bir tanışıklığımız yok, facebook'dan takip ediyorum), çok sık şirinliklerini ve cadılıklarını duyuyoruz, bakalım bilmediğimiz kısmı nasılmış. ayrıca yeni baba olmaya hazırlananlara da bir rehber olacağını tahmin ediyorum.
  • küçük yaşta çocukların gizliliğini/mahremiyetini ihlal eden binlerce anne babadan birinin kitabı.

    sosyal medya, insanların çocuklarını teşhir etmek, kendi anne babalıklarını göstermek için kullandıkları bir ortam haline geldi. çocukların fotoğrafları, günlük hayatları, korkuları, hayal kırıkları, mutlulukları ve utanacakları şeyleri anne babalar düşünmeden paylaşıyor. sorun sadece bu kitapla sınırlı değil. anne babalar çocuklarını sosyal medyada teşhir etmeye bayılıyor. emininm ellerine böyle bir fırsat geçse onlar da kitap çıkarmak isterler. peki ya çocuğun gerçekten bunu isteyip istemediğinden emin mi anne babalar? ya da ilerde "baba/anne, ya niye benim hakkımda bu kadar detay vermişsiniz? neden videolarımı internete koymuşsunuz?" vb. cümleler kursalar anne babaların verecek cevapları var mı? şu yazıda şengül hablemitoğlu aynı çekinceleri dile getirmiş.

    şuradaki yazıda çok güzel bir cümle var, anlatmak istediğimi özetleyen: "kendileri ele alana kadar, çocukların mahremiyetlerinin koruyucusu biziz." anne babaların bu devirdeki en önemli görevlerinden biri de çocuklarının mahremiyetini korumak, onların özeline saygı duymak. ne yazık ki bizimki gibi özel alana saygı duyulmayan toplumlarda bu çok zor bir görev.
  • imzalı olanına sahip olmam için bir elçi bulmamı gerektiren onur gökşen'in yeni kitabı