şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: resmi din)
  • almanyadaki* ateist toplumunun rahatsiz olduklarini belirtip ezan okumanin (ve ek olarak kilise canlarinin) yasaklanmasini talep ettikleri fakat mahkemeler tarafindan katlanmaya devam etmeleri gerektigi cevabini aldiklari zorunluluk. bu insanlar, verilen bu karara karsilik sosyal haklarini kullanarak kent meydani gibi kalabalik yerlerde gunde bes defa megafonlarla bes dakikaligina "tanri diye bisey yoktur" diye bagirabilmek icin izin almis ve uzunca bir sure de bu haklarini kullanmislardir.
  • avrupa'da hristiyanlık dışı dinlere mensup insanların kilise çanı dinleme zorunluluğuna benzer.
  • ezan arapça duyuru demektir. "allah büyüktür, haydi cemaat namaza" diyen bir duyuruyu dinlemek, zorunlu değildir. kuran'ın dinlenmesi farzdır, fakat ezan için aynı şey geçerli değildir. bu açıdan yanlış önermedir.
  • toplumlarda yasal düzenlemelerle belirlenen kurallar dışında bir de toplumsal meşruiyetin belirlediği kurallar mevcuttur..
    ezan dinlemenin zorunlu olması da bu kapsamda yer alır..
    resmi din tartışması bir yana, ezan okuma hadisesi toplumsal meşruiyet kazanmış bir gürültü kirliliğidir.. tıpkı maçlardan sonra atılan naralar, düğünlerden yükselen tey tey sesleri ve de asker uğurlama törenlerindeki bağırtılar gibi..
    bunların hiç biri karşısında yapacak bir şey yoktur.. saat gece 24.00'ü vuruncaya kadar polise şikayet neyin edemezsiniz.. kaldı ki yatsı ezanı da geceyarısından önce icra edilip bitirilmektedir..
    saçınızı başınızı da yolsanız çaresiz dinlemek zorundasınızdır..
  • artık herkesin saati olduğu bir dünyada gereksizleşmiş olan ezan kavramayla ilgili bir saptama. lakin ezan dinlemek değil duymak zorunludur. kaldı ki sabah 5'te odamı zangır zangır titreten arapça bir şeyler duymak hakikaten beni rahatsız edebiliyor. eğer camiler birbirine bu kadar yakın olmasa veya hepsi ezan okumasa bu problem çözülebilir. ama ben hala ezanın artık işlevsizleştiğine inanıyorum.
  • sürekli duyulan ve belki istenerek belki de istenmeyerek alışılan sesler belli bir zaman diliminden sonra artık bünyeyi rahatsız etmezler. çünkü ilgiyi çeken* bir şey değilse bilinç altı bunun gereksiz olduğunu düşündürüp ilgiyi dağıtmaz , kişiye rahatsızlık verdirmez. ama yanlı düşünceler taşıyıp , bunun gereksizliğine kendine başka bir iş bulamayacak kadar takmış kimseler eminim her dinlediklerinde gene rahatsız olacaklardır. bu yüzden boşuna dert yanılmaması gereken sorundur. bir caminin tam karşısında 25 metre mesafede oturan biri olarak ben de sabah ezanlarında zıplıyordum ilk taşındığım 2-3 ay. şimdi noldu belki bütün gün hiç ezan duymadığımı hatırlıyorum. çünkü kendimi buna şartlandırmıyorum. aynı zamanda herkes bir sürü sesten şikayetçi olabilir ancak belli normları ve etkenleri olan bir yapıdır toplum ve herşeyi herkese göre 4 4'lük olamaz tabiki. bu arada beni de arabaların motor sesleri rahatsız etmektedir. ama bişi diemiorum ne yazık ki .ezan haricinde gerçek anlamda çok daha etkili ve zararlı gürültü ve sesler vardır. önce bunları çözzelim sonra günde en fazla 10 dakikamızı olan bir şey için kolları sıvarız.
  • dipdibe bir sürü camide sadece birer hoparlör kullanarak sağlanamayacak bir aktivite, her mahalleye hoparlör konulsun, bunlara alıcı takılsın, bu alıcılar en yakın camilerden sesi mahallemize taşısın, hatta telefonla arasınlar bizi, evi olmadı cebi çaldırsınlar, dinletsinler ezanı bize "dülülülü, allahüüü..." gibi, aynı taktiği çan kullanıp ilahi güce ibadete, anmaya, hatırlamaya çağıranlar da kullansın, çanlar çanak anten gibi olsun bütün dünyaya ve dahi uzaya çan sesi uydular aracılığıyla duyurulsun, bakınız müslümanlar aya kadar duyurdu sesini onların da çıtayı yükseltip marsa duyurmasının vakti geldi, zate bu yavur milleti mars'ı didikleyip duruyor, neden ?, "aha çan sesi duyduk" diyecek ipneler, uyumamalıyız, onlardan önce marsa ezan sesini yollamalıyız, biz gidemesek de sesi gitsin imamlarımızın.