şükela:  tümü | bugün
  • aslında rahatsız olunan ezanın kendisi değil gürültülü ve kötü bir sesle okunmasıdır. son derece de doğal bir durumdur. güzel sesli bir imam tarafından megafon kullanmadan okunan bir ezan kulağa ne kadar hoş geliyorsa, kötü sesli bir imamın sonuna kadar açılmış cızırtılı hoparlörlerle bas bas bağırarak evinizin dibinde okuduğu ezan da o kadar rahatsız edici olur. birçok kişi de bunu eleştirmek yerine tepki çekmemek için konuşmamayı tercih eder. çünkü böyle bir eleştiride bulunduğunuz zaman "ezandan rahatsız olmak" kısmını cımbızla çıkarıp sizi dindiz ilan ederler.
  • müslümanlığın yaygın olmadığı bir ülkeden, müslüman bir ülkeye gelen yabancı elemanın yaşayacağı, gayet normal karşılanması gereken, bir durumdur.
  • yasaktır.
  • gayet normal bir durumdur. ezanı mikrofonla okumak neyin nesidir, nereden çıkmıştır, bilemiyorum. çıksınlar minareye, çıplak sesle okusunlar, hiçbir itirazım yok. lakin ben günde 5 beş sefer hoparlörlerden gelen bangır bangır sesleri duymak zorunda değilim. hem 50 metre arayla cami yapıyosunuz, hem hoparlör takıyorsunuz, anlamıyorum ki. sonra 3 ezan birbirine karışıyor, cam açıkken evde insanlar birbirini duyamıyor. kimse, ülkenin çoğunluğu müslüman , dinimize saygı falan da demesin. demokrasi yalnızca çoğunluğun istediğini yapmak anlamına gelmez. demokraside azınlık hakları da gözetilir. benim de namaz kılmayan biri olarak sabahın 5'inde uyandırılmama hakkım vardır diye düşünüyorum. ayrıca yaşadığımız çağda insanlar, zamanı ezan sesinden öğrenmiyor, böyle bir ihtiyaç kalmadı. aynı şeyler ramazan davulu için de geçerli mesela. her gece gümbür gümbür bir sesle uyanıyoruz. ben hasta olabilirim, yaşlı olabilirim, uykusuzluk sorunları yaşıyor olabilirim, uyanınca bir daha uyumakta güçlük çekiyor olabilirim. işim dolayısıyla çok erken kalkmak zorunda olabilirim. nedir bu dayatma anlamıyorum ki?
    edit: ezandan rahatsız olmayı, araba sesinden rahatsız olmaya benzetenler olmuş. "o zaman herkes deveyle gezsin" demişler. lakin ikisi aynı şey değil. ezanın hoparlörden bangır bangır okunmasında inanç dayatması var. araba sesinde teknoloji var. teşbihte de hata var.
  • aynı konunun klon başlıklar altında tekrar tartışılmasından rahatsız olmakla kapışır.. yok tamam ezan daha fazla rahatsızlık veriyor abartmayayım, yine de biz uyaralım da temcit pilavı gibi aynı laflar sıralanmasın.

    (bkz: ezanın yasaklanması gerekliliği)
  • asagi tukursen sakal, yukari tukursen biyik ikilemidir. desen ki cok memnunum ezandan, hoparlorden gelen cizirtilari ornek verirler, desen ki yok arkadas ben memnun degilim, gavur olmus olursun.
    ses siddeti ayarlansa, ezanla falan bir derdi yok aslinda kimsenin. merkezi sisteme gecilince ozellikle, isin ehli guzel sesli hocalar tarafindan yapilinca bir sey dedigimiz yok. eskiden vardi bir yeniyetme.. sabah ezani okuturlardi bebeye. sesi daha tam oturmamis, bir kalin olur, bir ince olur, deli ederdi sipa. sesi catlardi boyle aniden oy oy oy..
    halbuki ezan gayet de etkileyici olabilir zaman zaman. memlekete donunce mesela, 1 sene gelmemissin turkiye'ye. eve dogru giderken ezan duyuyorsun. aglar insan. canim ezan sesi duymak istediginde evi arayip kendime telefonla ezan dinlettirmisligim de vardir. o ayri bir cagrisimdir. memlekete dair, iyi duygularla gelen bir huzun, bir sevgi seli gibi.
    konya'da guzel bir ev satilikti. yok pahasina nerdeyse. dedik kredi falan ceksek de su evi alsak. emlakciyi bulduk, haci biri. abi dedik bura ucuza gidiyor. 200 metrekare ev, icini de gezdirdi bize her sey 1. sinif malzemeden yapilmis. oyle de guzel ki. kanki olduk alacagiz, derken adam acildi bize, "abla yalniz burda cami var, ezan sesinden bebek falan uyuyamaz, sabahlari da uyandiriyor ezan sesi herkesi. ucuzlugun sebebi de bu. ben soyleyeyim de sen ister al ister alma". gercekten de caminin bahcesinde gibiydi ev. ezan basladi ama anlatilacak gibi degil. degil bebek, kimse uyuyamaz.
    mekan konya, adam haci, ev guzel, ezan siddetli ne olacak simdi?
  • şeytana arkadaş olmakla suçlanmanıza neden olur.
    (bkz: ezandan rahatsız olmak şeytana arkadaş olmaktır)
  • söz konusu ezan, bozuk camii hoperlöründen "czzzt cuzzt" şeklinde geliyorsa, olağan durumdur.
  • çocukluğumun geçtiği ev camiye 200 mt mesafedeydi, ev hala aynı mesafede gerçi...

    sitemizin önünde küçük çaplı bir orman, sol tarafında deniz, demir yolu ile sahil arasında kalmış bir cennet bahçesi evim, patikadan geçilince o çirkin minaresiyle yemyeşil cami...

    hep camiden nefret ettim çocukluğum boyunca... 5. kattaki evimizin tam karşısına denk gelen minareden günde beş kez son ses yayın yapan hocaya karşı kin besledim.

    insan pimapenler, çift camlar, ses yalıtımı ile bile o ezan sesinden kurtulamıyor.

    neyse... 6 yaşında falanım; alışveriş yaptıktan sonra eve dönerken sakallı bir adam yanaşıp sohbet ediyor ben ve annem ile, adamı tanımıyorum. sonradan adam bana ne hikmetse, ezanı duyup duymadığımı soruyor,
    öfleye püfleye cevap veriyorum.

    -evet, çok bağırıyor o adam, kedimi de uyandırıyor, çok rahatsız oluyoruz.

    adam caminin imamı çıkıyor. bizim sitenin arkasında gecekonduvari bir evde iki adet çarşaflı kadınla yaşayan...

    neyse.. adam ben liseyi bitirene kadar her gördüğünde kedimi soruyor. minareden bangır bangır ezan...

    gel de sabahın körü rahatsız olma olabilirsen...
  • eğer ki hatun kişiyle olayın en zevkli anındaysan; yani doruk noktasına ha vardın ha varacaksan. tam o sırada başlayan amcamız içinizdeki bütün zevki kaçırmakla kalmaz üstünede;ezandan nefret sende hat seviyede olur. işte bu gibi durumlarda oluşan rahatsızlık tipidir.