şükela:  tümü | bugün
  • sözleri mehmet akif ersoy'un bir şiirinden alınan hüseyni makamında, şerif içli bestesi. usulü aksaktır.

    ezelden âşinânım ben, ezelden hem zebânımsın
    beraber ahde bağlandık ne olsan yâr-i canımsın
    ne olsan zerrenim, kalbimde hâlâ çarpar esrârın
    gel ey cânan, gel ey cân, kalmasın ferdaya dîdârın*
  • 20. yy ortalarında bestelenmesine rağmen, her dinleyişte "ezelden aşinasıymış gibi" hissettiren bir eserdir. hüseyni makamında bestelenmiştir ve üzerinde herhangi bir yoruma gereksinim yaratacak herhangi bir makamsal özellik bulundurmamaktadır. kullandığı dinamik aralık dügâh-tiz buselik arası kadar dar olmakla birlikte, meyan dışında dügâh-hüseyni bölgesinde dolaşmaktadır. bu kadarcık perde ile, bu ahenkle bir gün çalsa "aynı yeri dinliyoruz" hissi yaratmaz. su gibi akan bir eser.
  • naat olduğu söylenir.
    kimileri içinse sevgiliye yalvarıştır.
    öyle aşinaydı ki bakışların, gayr-ı unutturdu bir merhaban.
  • hüseyni makamında olduğu gibi, "makam-ı hüseyni"dedir aynı zamanda.
  • aruzun en ağır vezinlerinden biriyle, dört mefâîlün ile yazıldığından, ağır ve baba bir güfteye sahiptir. güzeldir
  • naat
  • kimseye etmem şikayet ve ölürsem yazıktır ile birlikte her dinlediğimde beni alıp başka diyarlara götüren üç türk sanat müziği eserinden biri. dinlediğim en güzel yorumu eda karaytuğ tarafından seslendirilmiştir. keşke stüdyo ortamında yapılmış kaliteli bir kaydı olsa.

    http://www.youtube.com/watch?v=7_wktji9l9i
  • bir trt konserinde emel sayın'dan dinleyip, küçük yaşlarda meftunu olduğum muhteşem eser. güftesinin mehmet akif ersoy'a ait olduğunu öğrendiğimde de şaşkınlık gibi sevinç gibi garip duygular hissetmiştim. sanırım, iyi ve özel şeyleri, kendiliğimden nasıl da keşfediyorum gururu gibi bir şeydi.
  • büyük şarkıdır. üst üste kaç defa dinlesem de bıkmayacağım nadirattan bir eserdir. öyle ki, şu an galiba beşinci kez üst üste ertuğrul erkişi yorumunu dinliyorum şu satırları yazarken. öyle ruhum aç ki bu hakikata, böyle vefakar bir yar bulabilir miyim, ben de o vefakar yare vefa gösterebilir miyim, bunu tefekkür ediyorum. gel gör ki, ben bu güfteyi safahatın hiçbir yerine bulamadım, göremedim. ayrıntılı bir araştırma yapmadım ama galiba bu eser mehmed akif'in olsa bile safahatta yok. ya da ben bakar körüm. bu şarkı kesinlikle bülent ersoy'dan dinlenilmemelidir. yani ben sanatına bir şey demem ama üslubuna aşina değilim. en iyi yorumu bence ertuğrul erkişi ve münip utandı yapmıştır. biz, musiki ve şiirle meşgul olalım. siyaseti, boş tartışmaları bırakalım, bu şarkıda anlatılan aşk-ı hakikiyi ve vefâyı mühaşade ve temaşa edelim, bu cennet vatan o zaman kurtulacaktır. evet, bize türk şiiri ve türk musikisi kafidir ilgi alanı olarak. gerisi malayanidir. laf ü güzaftır. sol görüşlü olduğu için tenkid ettiğim ama en sevdiğim sanatçı olan erkan oğur bunu anladı da, aylin aslım'ın sunduğu bir programda mevlana celaleleddin-i rumi hazretleri hakkında en isabetli yorumlardan birini yaptıydı. biz, musikiyi ve türk şiirini anlayabildik mi peki dindarlar olarak? hiç sanmıyorum. gavur bizi görse, senin dinin hak ama sende gavur alameti var derdi!